728 x 90

Kronik Hastalıklarda Hasta Takibi ve Süreç Yönetimi

Kronik Hastalıklarda Hasta Takibi ve Süreç Yönetimi

Birinci basamak özel sağlık kuruluşları kapsamında iş yeri hekimliği hizmeti veren iş yeri hekimlerinin en sık duyduğu cümlenin “İlaç yazdırmaya geldim,

Bu yazıdaki amacım çalışanlar veya hastalar tarafından doktora başvurmanın nedeninin muayene olmak değil de sadece ilaç yazdırmak olduğunun kök nedenlerini sorgulamak değil. Bu başlıca sosyopsikolojik bir araştırmanın konusu olabilir. Dikkat çekmek istediğim nokta, bu davranış modelinin kronik hastalığı olan çalışanlarda ve özellikle de raporlu olan hastalarda önemli sağlık sorunlarına yol açabilmesidir.  

Kronik hastalıklar her yıl 41 milyon insanın ölümüne sebep olmaktadır. Bu da küresel olarak tüm ölümlerin %74’üne denk gelmektedir. (1)

  1. Kardiyovasküler hastalıklar 17,9 milyon,
  2. Kanserler 9,3 milyon,
  3. Kronik solunum yolu hastalıkları 4,1 milyon,
  4. Diyabet ve neden olduğu böbrek hastalıkları 2 milyon insanın ölümüne neden olmaktadır.

Bu ölümlerin 17 milyonu 70 yaşından önce gerçekleşen ölümlerdir.

Bütün bu tespitlerin yanı sıra tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik, zararlı alkol kullanımı ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının hepsi kronik hastalıklardan ölüm riskini artırmaktadır.

Kronik hastalıklar uzun süreli olma eğilimindedir ve genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal faktörlerin kombinasyonunun sonucudur.

Özellikle “ilaç yazdırmaya geldim” benzeri yanlış davranışsal faktörlerin hastaya maliyeti yüksek kan basıncı, artmış kan şekeri, yüksek kan lipitleri ve obezite olarak ortaya çıkabilir. Bunlara metabolik risk faktörleri denir ve erken ölümler açısından öne çıkan kardiyovasküler hastalıkların başlıca sebeplerindendir.

İşte bu noktada farkında olmamız gereken, 3 ayaktan oluşan ve birbirini tamamlayan hastalık yönetim modeli önem kazanır;

  1. Terapötik hasta eğitimi ve sağlıklı hekim-hasta iletişimi
  2. Hasta tarafından düzeltilmesi gereken değiştirilebilir davranışsal risk faktörleri
  3. Doktorun hasta takibi ve periyodik izlemi

Kronik Hastalıklarda hastalık yönetimi genel olarak sağlık ve ilaç raporu düzenlenmek suretiyle yapılmaktadır. İlaç ve hastalık raporları sıklıkla 1 yıllık veya 2 yıllık süreler için düzenlenebilmektedir.

Daha önce pandemi nedeniyle birkaç kez uzatılan rapor süreleri SGK tarafından yeniden 30.06.2023 tarihine kadar uzatılmıştır. Hastalar ilaçlarını, SUT hükümlerine uygun olarak düzenlenen hekim reçetesi karşılığında sözleşmeli eczanelerden temin edebilmektedir.

Vatandaşların sağlık hizmetlerine erişiminde aksamaya neden olunmaması ve hastanelerde bulaş riskinin azaltılması amacıyla alınan bu karar poliklinik yoğunluğunu azaltmaktadır. Hastaların ilaca erişimini kolaylaştırarak kişilere rahatlık sağlamaktadır.

Ancak, uzun dönemde hastaların kontrollerini aksatmakta hastalık süreçlerinde hekim-hasta ilişkisini askıya almaktadır. İlaçların hasta tarafından ne şekilde kullanıldığını, tedavi sürecinde uygulanan tedavinin başarılı olup olmadığını, hastanın tedaviye uyumunun tam olup olmadığını görme ve izleme şansını azaltmaktadır.

Kardiyovasküler hastalığı olanların hipertansiyon, hiperlipidemi kontrollerini; diyabetlilerin kan şekeri, insülin direnci kontrollerini; obezitesi olanların kilo ve kalori kontrollerini; tiroid fonksiyon bozukluğu olanların tiroid hormon kontrollerini ve listeye dahil edilebilecek daha birçok kronik hastalıkta hasta takibini ve hastalık kontrollerini bozabilmektedir.

İşte bu süreçlere eşlik eden başka bir olumsuz faktör de “ilaç yazdırmaya geldim” davranışsal risk faktörüdür. İlaç yazdırma risk faktörüne ortaklık eden birinci basamak hekimi, tedavi başarısına katkı sağlayacak yeni ilaçları ve tedavi yöntemlerini rapora yansıtamamakta 3-4 yıl önceki tedaviyi tekrarlamaktan başka yol bulamamaktadır. Hasta tedavi sürecine katkı sağlayacak yeni ve gelişmiş tanı ve tetkik fırsatlarını kullanamamaktadır. Hastalar kendilerine sorun çıkartmadan not kağıdındaki ilaçları olduğu gibi reçete eden hekimlerin isimlerini kendi aralarında paylaşmakta ve grup halinde o hekimlere yönelmektedir.

“İlaç yazdırmaya geldim” risk faktörünü ortadan kaldırabilecek en kuvvetli faktör yine sağlıklı bir hekim-hasta iletişimidir. Hastayı dinlemek, ayrıntıları sorgulamak, güncel tedavilerin kendi sağlıkları için daha yararlı olacağını kendilerine anlatıp onları ikna etmek başarılı bir yoldur. Bu sayede raporlarını yenilemekten ziyade hastalıklarının takibi, tedavilerinin başarısı ve tedaviye uyumun artırılmasının önemi kişilere en ikna edici şekilde anlatılmalıdır. Kişilerin düzenli sağlık kontrolleri ilgili uzmanlık alanına başvurmaları sağlanmalıdır.    

İş Yeri Hekimliğinde süreci yönetmek için çeşitli olanaklar vardır. İş sağlığı ve meslek hastalıkları eğitimi sırasında kronik hastalık riskini artıran tütün kullanımı, fiziksel hareketsizlik, sağlıksız beslenme ve alkolün zararlı kullanımı gibi değiştirilebilir davranışların tümünden söz edilir ve kişilerde bu konularda farkındalık yaratılması sağlanabilir.

Periyodik Muayeneler kronik hastalığı olan çalışanların takibinde çok önemli bir araçtır. Muayene sırasında gerekli görülen durumlarda çalışanlardan çeşitli tetkikler istenir ve hastalığın mevcut durumu tespit edilir. Yapılan rutin taramalarda kişilerin güncel sağlık durumları periyodik olarak takip edilir ve gerekli önlemler alınabilir.

İş Yeri Hekiminin görevleri arasında çalışanların sağlık gözetimi zaten mevcuttur. Ancak, ilaç yazdırmaya geldim diyen bir çalışana da hekim-hasta-hastalık ilişkisini anlatmak ve kişide yeterli sağlık bilincini oluşturmak hekimin olduğu kadar toplumun da önemli bir görevidir.

Kaynak

Küresel Hastalık Yükü İşbirliği Ağı, Küresel Hastalık Yükü Çalışması 2019 (GBD 2019) Sonuçları (2020, Sağlık Metrikleri ve Değerlendirme Enstitüsü – IHME) https://vizhub.healthdata.org/gbd-results/
Dr. Göksel Şahiner

20 Temmuz 1961, Merzifon doğumludur. 1986 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun oldu. Zorunlu hizmeti ve askerlikteki hekimlik görevi sırasında 50.000’in üzerinde poliklinik ve acil servis hastasının tanı ve tedavisi ile ilgilendi. O süreçte yaşadığım deneyimleri ve hekim-hasta ilişkisi konusundaki farkındalık, sağlıklı yaşam ve hastalıkların tedavisi konusunda değerli birikimler elde etmesini sağladı. 1990 yılından itibaren ilaç sektöründe çalışmaya başladı. Servier, Roche, Ali Raif İlaç, Assos İlaç gibi ilaç sektörünün önde gelen şirketlerinde; sağlık ürün ve hizmetlerinin pazarlanması, ilaca erişim, sağlık iletişimi ve sağlık taramaları alanlarında başarılı çalışmalar gerçekleştirdi. 20 yıldan fazla bir süre farklı kademelerde yöneticilik yaptı. Özellikle koruyucu hekimlik ve kronik hastalıklarla mücadele konusunda birçok medikal proje yönetti. Deneyimleri sonucunda oluşan bilgi birikimiyle danışmanlık ve eğitmenlik çalışmaları yürüttü. 2015 yılından itibaren çalışma hayatıma iş yeri hekimliği yaparak devam etmeye karar veren Şahiner,  halen işyeri hekimliği görevine tam zamanlı olarak devam etmektedir. Amacı, iş sağlığı ve güvenliği konusunda uzun süreli, başarılı bir işyeri hekimliği kariyerini sürdürmektir.

Son Yazılar