728 x 90

Gürültü Kirliğinin İnsan Hayatına Etkisi

Gürültü Kirliğinin İnsan Hayatına Etkisi

Kirliliği genellikle tespit edilebileceği yere göre düşünürüz: hava, su veya toprak. Bununla birlikte, insanlara ve yaban hayatına zarar veren

Kirliliği genellikle tespit edilebileceği yere göre düşünürüz: hava, su veya toprak. Bununla birlikte, insanlara ve yaban hayatına zarar veren çok özel bazı kirlilik türleri de vardır1. Bu yazıda görülmeyen, birikmeyen ya da atık oluşturmayan bir kirlilik türü olan gürültüden bahsedeceğiz.

Gürültü; aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü2 olarak tanımlanır.

Gürültünün insanlar üzerinde kalıcı da olmak üzere birçok etkisi vardır. Gürültünün insanlar üzerindeki etkilerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Fiziksel Etkileri
    Geçici veya sürekli işitme bozuklukları.
  • Fizyolojik Etkileri
    Kan basıncının artması, dolaşım bozuklukları, solunumda hızlanma, kalp atışlarında yavaşlama, ani refleks.
  • Psikolojik Etkileri
    Davranış bozuklukları, aşırı sinirlilik ve stres.
  • Performans Etkileri
    İş veriminin düşmesi, konsantrasyon bozukluğu, hareketlerin yavaşlaması.

Gürültüye maruz kalma süresi ve gürültünün şiddeti, insana vereceği zararı etkiler. Endüstri alanında yapılan araştırmalar göstermiştir ki; işyeri gürültüsü azaltıldığında işin zorluğu da azalmakta, verim yükselmekte ve iş kazaları azalmaktadır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre; meslek hastalıklarının %10’u, gürültü sonucu meydana gelen işitme kaybı olarak tespit edilmiştir.  Meslek hastalıklarının pek çoğu tedavi edilebildiği halde, işitme kaybının tedavisi yapılamamaktadır3.

Meslek hayatımızda maruz kaldığımız gürültünün yanı sıra gündelik yaşantımızda da çeşitli gürültülere maruz kalmakta; hatta gürültü ile yaşamaya uyum sağlamaya çalışmaktayız.

Büyük kentlerde gürültü seviyeleri oldukça yüksek olup Dünya Sağlık Örgütü tarafından belirlenen ölçülerin üzerindedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Norveçli araştırma şirketi SINTEF ’in yapmış olduğu araştırmaların birleştirilmesi sonucunda elde edilen verilere göre dünyanın en gürültülü şehri Çin’in Guangzhou kenti. Dünya’nın en gürültülü 5.şehri ise İstanbul olarak belirlenmiştir. Sıralamanın bir kısmı ise şu şekildedir; Guangzhou, Delhi, Kahire, Mumbai, İstanbul, Pekin, Barselona, Meksiko, Paris ve Buenos Aires.

Yaşanan bu şehir gürültüsünü artıran sebeplerin başında ise; trafiğin yoğun olması, sürücülerin yersiz/ zamansız korna çalmaları ve yerleşim yerlerine yakın endüstri bölgelerinden çıkan gürültüler gelmektedir.

Şehirdeki gürültü kirliliğinin işitme kaybını olumsuz etkilediğini ortaya koyan yeni bir araştırmaya göre ise, Yeni Delhi, Guangzhou, Kahire ve İstanbul’da yaşayanlar duyma yetilerini daha hızlı kaybediyor. Yüksek desibel gürültünün bulunduğu Çin’de Guangzhou, Hindistan’da Yeni Delhi, Mısır’da Kahire ve Türkiye’de de İstanbul gibi kentlerde gürültü kirliliğinin işitme kaybıyla bağlantılı olduğunu gösteren bir araştırma yayımlandı. Zürih, Viyana, Oslo ve Münih gibi daha az gürültülü kentlerde yaşayanlarda ise daha az işitme kaybı görüldü4.

Dünya üzerinde trafik yoğunluğu en fazla olan yerlerden biri Hindistan. Bu trafik yoğunluğu ise hem gürültü hem de çevre kirliliğine neden oluyor. Hindistan’ın en büyük şehri olan ve yaklaşık 25 milyon insanın yaşadığı Mumbai’de de trafikte ses kirliliğini önlemek için yaratıcı bir çözüm geliştirildi.     Mumbai polisinin,” Ne kadar korna çalarsan, o kadar beklersin” sloganıyla tanıttığı yeni sistemde trafik ışıklarına ses ölçüm cihazları yerleştirildi. Ses ölçüm cihazlarıyla korna sesleri ölçülecek ve seslerin 85 desibeli aşması halinde trafik ışıkları sıfırlanacak. Böylece sürücüler ışıklarda çok daha fazla beklemiş olacak. Beklemek istemeyenlerin ise korna çalmaması gerekiyor. Polisin bir videoyla tanıttığı yeni sistem, gürültü kirliliğinin önüne geçmeyi amaçlıyor. Videoda desibel ölçerin yerleştirildiği bir trafik ışığında, yeşilin yanmasına birkaç saniye kala ses seviyesi 85 desibelin üstüne çıkıyor ve sayaç sıfırlanarak yeniden 90 saniyeden geri saymaya başlıyor. Mumbai, 2019 TomTom Trafik Endeksi’ne göre dünyada en fazla trafik sıkışıklığının yaşandığı dördüncü kent. Kentte sürücüler yılda fazladan 8 gün 17 saatini trafikte geçiriyor. Aynı listede İstanbul, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’nin ardından dokuzuncu sırada. Endekse göre İstanbul’da sürücülerin, her yıl trafiğin yoğun olduğu saatlerde kaybettikleri süre 9 gün 9 saat5.

TomTom trafik indeksinin 2021 sıralamasına göre ise İstanbul toplamda 2019’a oranla %18’lik artışla ilk sırada yer almakta ve yılda yaklaşık 142 saatini trafikte kaybetmektedir. Mumbai, 2019’a oranla %12’lik düşüşle 5.sıraya gerilemiş durumda ve yılda yaklaşık 121 saatini trafikte kaybetmektedir6. Bu sonuçlar İstanbul’da gürültü kirliliğinin 2 yıl içerisinde ciddi oranda arttığını göstermektedir.

Gürültünün kötü etkilerinden kurtulmak için alınabilecek bazı önlemler;

  • Yapılarda ses geçirmeyen izole maddeler ve çift cam kullanmak,
  • Uygun olan bölgelerde bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması,
  • Bireysel araçlardan ziyade toplu taşıma kullanılması veya kişisel araçlarda toplu şekilde seyahat edilmesi,
  • Susturucu ve ses giderici diğer parçaları olmadan bir motorlu kara taşıtı ile trafiğe çıkılmaması,
  • Motorlu taşıtların üzerinde veya içinde, korna veya ses çıkaran başka bir cihazın gereksiz yere kullanılmaması,
  • Hız sınırlarına uyulması,
  • Yüksek viteste ve düşük devirde sürme şeklinin benimsenmesi,
  • Radyo, televizyon ve müzik aletlerinin yerleşim alanlarında ve gürültüye duyarlı bölgelerde rahatsızlık verecek seviyede seslerinin yükseltilmemesi veya konumlandırılmaması,
  • Konut bölgelerinde insanları çok rahatsız eden sokak düğünlerinin ve havai fişek kullanımının yapılmaması,
  • Yol ve bina inşaatı işlerinde kullanılan ekipmanların konut bölgelerinde akşam ve gece saatlerinde kullanılmaması,
  • Yerleşim yerlerinde lokomotif sürücülerinin birbirlerine sesli sinyal vermelerinin yasaklanması,
  • Hava alanları ve sanayi bölgelerinin yerleşim yerlerinden uzakta kurulması,
  • Gürültüye duyarlı alanların iyi bir kent planlaması yapılarak trafiğin yoğun olduğu bölgelerden uzakta kurulması,
  • Otoyollarda ağaçlandırma ve yeşil bitki örtüsünün gürültü planlaması yapılarak uygulanması,
  • Yerleşim yerlerinde, gürültü rahatsızlığının önlenmesi ve sağlığın bozulmaması için yapılarda ses yalıtımına önem verilmesi.

KAYNAKÇA

[1]: https://www.eea.europa.eu/tr/isaretler/aca-isaretler-2020/articles/gurultu-kirliligi-avrupa2018
[2]: https://sozluk.gov.tr/
[3]: https://webdosya.csb.gov.tr/db/egitim/editordosya/05_GurultuRadyasyonKBrosur.pdf
[4]: https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39148741
[5]: https://listelist.com/korna-hindistan-cozum/
[6]: https://www.tomtom.com/traffic-index/ranking/

İrem Bozdemir

İrem Bozdemir, 01.01.1991 Eskişehir doğumlu, evli ve 1 çocuk annesidir. İlköğretim ve Lise eğitimini Eskişehir’de tamamlamıştır. 2016 yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2016 yılında Çevre Görevlisi belgesi ve 2017 yılında C sınıfı İş Güvenliği belgesini almaya hak kazanmıştır. Aynı zamanda TUV AUSTRIA ISO 9001:2015, ISO14001, OHSAS 18001 İç Tetkikçi belgelerine sahiptir. Meslek hayatına 2017 yılında başlamış olup, 2018 yılından itibaren Tez Medikal OSGB bünyesinde çalışmaya başlamıştır. DHL Freight, Garanti Bankası, HMS Host, Opet Fuchs, LC Waikiki, Arçelik ve Türkiye Finans Katılım Bankası’nda görev almıştır.

Son Yazılar