728 x 90

Teknoloji Sağlık Dünyasını Nasıl Etkileyecek?

Teknoloji Sağlık Dünyasını Nasıl Etkileyecek?

2000’li senelerin başı; dünyanın, teknolojinin sağladığı ivmeyle birlikte hemen her sektörde, baş döndürücü bir değişim, hatta dönüşüm yaşadığı…

2000’li senelerin başı; dünyanın, teknolojinin sağladığı ivmeyle birlikte hemen her sektörde, baş döndürücü bir değişim, hatta dönüşüm yaşadığı başlangıcı temsil ediyor.

Bu dönüşümlerin hemen hepsi veriye, verinin yönetilmesine dayanan dijitalleşmeye dayanıyor. 2019 senesi sonunda dünyayı etkisi altına alan ve 1,5 sene gibi kısa bir sürede 680 milyondan fazla insana bulaşan, 7 milyona yakın kişinin de hayatını kaybetmesine sebep olan, global ölçekte tüm zamanların en büyük karantinasına ve etkisi yıllar sürecek ekonomik bir küçülmeye yol açan Covid-19 Pandemisi, mevcut sağlık uygulamalarının, iş modellerinin ve hizmet sunumunun sorgulanmasına, detaylı gözden geçirilmesine sebep olurken, gelecekteki ihtiyaç ve beklentilere uygun değişiklikler ve geliştirmeler yapılması gerektiğini gözler önüne serdi.

Milenyum başlangıcını milat kabul edersek, dünya genelinde hemen her sektörde, her iş kolunda dijitalleşme en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Bir taraftan mobil uygulamalar, nesnelerin interneti, nanoteknoloji, giyilebilir teknolojiler, büyük veri, yapay zekâ gibi teknolojiler yaptığımız işin daha hızlı, daha ucuz, daha güvenli ve daha erişilebilir olmasını sağlarken diğer taraftan 3 boyutlu yazıcılar, robotik teknolojiler, teknoloji 4.0, yazılıma ve internete dayalı paylaşım ekonomisi gibi uygulamalar iş yapış şeklimizi ve iş modellerimizi kökünden değişime uğratmaktadır. Yıkıcı teknolojiler geçmişin birçok dev şirketini tarihe gömerken dijitalleşme; ayakta kalabilmenin, yenilikçi ve rekabetçi olabilmenin en önemli etmeni olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık dünyası dijitalleşmekte geç kalsa da, geçtiğimiz 10 sene göz önüne alındığında kavram, ürün ve iş modeli açısından dönüşümün başladığını söylemek çok da gerçek dışı olmaz. Genel anlamda, bilişim ve iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişmeler ve internet üzerinden bilgiye ulaşımın kolaylaşması, bireylerin sağlıkları konusunda daha fazla bilinçlenmesini sağlamıştır. Geniş bant teknolojisi, giyilebilir teknolojiler ve taşınabilir telefonlar, yakın gelecekte sağlığın kişiselleşmesini ve insanların sağlıkları üzerinde daha fazla sorumluluk almalarını gündeme getirecektir. Dijital sağlık uygulamalarının yaygınlaşıyor olması, hastalık çoğalımı ve doktor odaklı, kâğıda dayalı yüzyılları kapsayan bir süreci sorgulanır hale getirmiştir. Dijital çözümler bir taraftan hasta güvenliğini ve tedavi sonuçlarını iyileştirirken, diğer taraftan sağlık sistemlerinin ekonomik verimliliğini ve sürdürülebilirliğini de olumlu yönde etkileyecektir. Artan sayıda uluslararası çalışma ve ulusal pilot uygulama sonuçları, doğru uygulanmış dijital dönüşüm projelerinin sağlıkta hizmet kalitesini ve sağlığa erişim imkanlarını artıracağını göstermektedir. 21. yüzyılda ‘Sağlığın dönüşümü’, daha fazla, daha büyük hastaneler yapmak yerine, verinin koruyucu uygulamalarda, erken teşhiste ve tedavide etkin kullanılması, insanların kendi sağlıklarından sorumluluk alması ile gerçekleşecektir. Bu bilgilerin ışığı altında gelecekle ilgili aşağıdaki öngörülerde bulunmak mümkündür; Sağlık, birey/hasta odaklı hale gelmektedir. Teknolojinin de desteğiyle hasta ve hasta yakınından kendi hastalığı ve/veya sağlığının idame ettirilmesi konusunda sorumluluk alması beklenecektir.

Sağlık sisteminde yeni oyuncular görmeye hazır olmalıyız. Mobil Sağlık firmaları, Evde Bakım Şirketleri, genom merkezleri, anti-aging klinikleri, uzaktan Hastalık Yönetimi klinikleri, wellbeing merkezleri, uber sağlık gibi birçok şirket/kurum gelecekte sağlık hizmetinin içinde proaktif olarak yer alacaktır. ‘Telesağlık’ uygulamaları özellikle pandemiden sonra çok daha yoğun ve etkin şekilde kullanılmaya başlamıştır. Gelecekte karşılaşacağımız ağır sağlık elemanı açığının çaresi olabilecek ‘telesağlık’, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamaları ile zenginleştirildiğinde oldukça tatmin edici doktor-hasta görüşmelerini mümkün kılacaktır. Kronik hastalıklar teknoloji sayesinde uzaktan yönetilebilecektir. Giyilebilir, yutulabilir ve cilt altına yerleştirilebilir teknolojiler, akıllı telefonlar, kişisel bilgisayarlar ve IP televizyonlar; hasta ve sağlıklı bireylerin sağlık kuruluşları ile irtibatını sağlayacak ve bakımın sürekliliğini sağlayacaktır. Basit uygulamalarla, kronik bir hastanın ilaç tedavisine uyması, doktoru ile görüntülü olarak evinden görüşmesi, diyet ve egzersiz yapması cep telefonları aracılığı ile bile gerçekleştirilebilecek, e-reçete uygulamaları ile ilaçları tedarik edilebilecek, kişilerin elektronik sağlık kayıtlarını yanlarında taşımaları mümkün olabilecektir.

IQVIA Institute for Human Data Science’ın 2021 trend raporuna göre, sadece geçen sene 90,000 üzerinde akıllı telefon, tablet ve bilgisayarlarda kullanılan dijital sağlık uygulaması piyasaya sürüldü. Aynı rapora göre bugün 350,000’in üzerinde sağlık uygulaması bulunuyor. Bunların %47’si, mental sağlık, diabet ve kalp hastalığı gibi hastalık-spesifik uygulamalardan oluşuyor. Bazı ülkeler, bu uygulamaların reçetelere yazılması, ücretlerinin sübvanse edilmesi ve uzaktan hastalık yönetiminde kullanılması için mevzuatlarını değiştiriyorlar. Teknolojinin her şeyi üssel olarak daha hızlı, daha akıllı, daha ucuz ve daha kullanışlı hale getirmesi, hemen her tıbbi verinin kolayca toplanmasına, analiz edilmesine ve bireyin sağlığı için kullanılmasına katkı sağlamaktadır.

Genom verileri, DNA tedavileri, protein sentezleri ve mikrobiata verilerinin daha iyi anlaşılması, kişiselleştirilmiş tıp ile kişisel DNA’ya uygun ilaç ve gıda üretimi ile birlikte gelecekte bu verilerin hastalık oluşmadan tespit edilmesine ve yaşam biçimi değişiklikleri ile sağlığın korunmasını sağlayacaktır.   İnsan hayatının söz konusu olduğu sağlık sektöründe “bilgi” ayrıcalıklı bir öneme sahiptir. Toplanan sağlık verilerinin, düzgün ve sürekli bir şekilde toplanması, analiz edilmesi, karar verici olan doktorun önüne konulması, raporlanması, karar destek olarak kullanılması ve istismar denetimi yapılabilmesi için büyük paralar harcanmakta, çok sayıda, değişik amaçlı projeler gerçekleştirilmektedir.

Yapılan tüm değerlendirmeler; yakın gelecekte altından kalkılamaz bir yük getirecek sağlık harcamalarının ve buna rağmen düşük olan hizmet kalitesinin ancak bilişim ve iletişim teknolojilerinin verimli kullanımı ile mümkün olabileceğini ortaya koymaktadır. Bu teknolojilerin verimli kullanılması da ciddi bir eğitim süreci gerektirmektedir.

Dr. Cenk Tezcan

Dr. Cenk Tezcan
GUEST_AUTHOR2
PROFILE

Son Yazılar