728 x 90

Çalışma Hayatında Göğüs Ağrısı

Çalışma Hayatında Göğüs Ağrısı

Göğüs bölgesi, toraksın ön yüzü olarak tanımlanır. Yukarıda suprasternal çentik, aşağıda ksifoid,sağda sağ orta aksiller hat ve solda sol orta aksiller hat ile sınırlanmış bölgedir.

Göğüs bölgesi, toraksın ön yüzü olarak tanımlanır. Yukarıda suprasternal çentik, aşağıda ksifoid,sağda sağ orta aksiller hat ve solda sol orta aksiller hat ile sınırlanmış bölgedir. Toraks içindeki önemli organların rahatsızlıklarında ilk belirti olarak göğüs ağrısı karşımıza çıkmaktadır. Bu organlar; Kalp, Aorta, Akciğer ve Özofagus’tur. Kalp nedenli göğüs ağrısı; Koroner Arter Hastalığı, Perikardit ve Kalp Kapak Hastalıklarında karşımıza çıkmaktadır. Aorta nedenli en önemli hastalık Aort Rüptürü’dür. Göğüs ağrısına neden olan Akciğer hastalıkları; Plevral İrritasyon (enfeksiyon gibi), Barotravma (Pnömotoraks), Pulmoner Emboli ve Trakeobronşit’tir. Gastrointestinal sistemle ilgili olarak, karşımıza göğüs ağrısı ile çıkan hastalıklar; Özofagus Rüptürü ve Özofageal Reflü’dür. Kas-İskelet Sistemi ile ilgili olarak, Kostokondrit ve İnterkostal kas gerilmesi sayılabilir. Diğer nedenler ise; Herpes Zoster ve Göğüs duvarı Tümörleri’dir. Ayrıca, Göğüs ağrısı şikayeti ile Acil Servis’e müracaat eden hastaların bir kısmında da neden Ankziete olarak belirlenmiştir.

ABD’de Acil Servise müracaat eden hastalarda en yaygın semptom, % 5 ile göğüs ağrısı’dır. (1). Ülkemizdede bu oran aynıdır. Hastaların yarıdan fazlasında göğüs ağrısına neden olan hastalık, kalp dışı nedenler olarak ortaya konmuştur (2). Yine Batı İsviçre’de birinci basamak sağlık kuruluşlarında yapılan ve 24.620 hastayı kapsayan bir çalışmada; göğüs ağrısı ile müracaat eden hastaların oranı %2.7 bulunmuştur. Aynı çalışmada kardiyo-vasküler acil durumların nadir olduğu belirtilmiştir (3).

Türk Kardiyoloji Derneğinin yayınladığı “Koroner Arter Hastalığına yaklaşım ve tedavi klavuzu”nda dikkatle alınmış anamnezin önemli bilgiler vereceğini belirtmektedir. Göğüs ağrısının yerleşimi, yeri, egzersizle ilişkisi, süresi ve karakterinin araştırılması gerektiği vurgulanmıştır. Yerleşim yeri; ağrı çoğu kez retrosternal bölgede başlayıp her iki hemitoraksa özellikle sol kol olmak üzere her iki kola, çeneye ve sırta yayılabilir. Egzersiz gibi miyokardın oksijen tüketimini arttıran etkenlerle uyarılır ve istirahatle geçer. Baskı hissi, boğulma, tıkanma şeklinde tanımlanır. Şiddeti değişik olabilir. Egzersizle oluşan ağrı istirahatle 1-3 dk. da geçer şeklinde tanımlanmıştır (4).

2021 yılında yayımlanan Amerikan Kardiyoloji Koleji/Amerikan Kalp Derneği ortak komite raporunda; belirsizliği azaltmak ve göğüs ağrısının şüphelenilen nedenini açıklamak için “kardiyak”, “olası kardiyak” ve “kardiyak olmayan” kelimelerinin kullanılması önerilmiştir (5).

Torasik visseral organlardan kaynaklanan ağrının ne tipi nede yoğunluğu bir organ sistemi için spesifik değildir. Göğüs ağrısının lokalizasyonu ve yayılımı ağrının hangi organ sisteminden kaynaklandığını bulmada güvenilir değildir. Bu nedenle göğüs ağrısının tipi, yoğunluğu, lokalizasyonu ve yayılımı ile hastalık tanısına varmak her zaman doğru sonuç vermeyecektir. Çalışma hayatında fiziksel ve psikososyal tehlikelere maruziyet psikolojik ve fiziksel sağlığı etkileyebilir. Özellikle çalışanlar kalp nedenli göğüs ağrısı şikayeti ile işyeri hekimine müracaat edebilirler. Çalışanların kendisinden veya işyerinde kaynaklanan risk faktörleri göğüs ağrısına neden olabilir. Çalışanın kendisi ile ilgili risk faktörleri; Yaş, aile öyküsü, sigara içiyor olmak, hipertansiyon (kan basıncının 140/90 mmHg’nınüstünde olması), hiperkolesterolemi (LDL-kolesterol’ün 130 mg/dl. nin üstünde olması) , düşük HDL-kolesterol düzeyi (40mg/dl. nin altında olması),diabetes mellitus’tur. İşyerinden kaynaklanan risk faktörleri ise; çalışanların birbirleriyle ve yöneticilerle olan ilişkilerde  yaşanan sorunlar, çalışma koşulları, çalışma şekli, çalışma süreleri, işyerinin yönetim şekli, ücret politikası’dır (6).

Meslek hastalıkları ve İşle ilgili hastalıklar Tanı Rehberinde “İş sağlığı ve Kardiyovasküler risk kavramı” bölümünde Kardiyovasküler Hastalıklar riskini hesaplamada 5 önemli risk faktörü kullanılmaktadır.

  1. Cinsiyet,
  2. Yaş,
  3. Sigara içme durumu,
  4. Kan basıncı ölçümü,
  5. Kan lipid düzeyleri ölçümüdür (7).

Hasta göğüs ağrısı şikayetiyle Sağlık Servisine müracaat ettiğinde;

  1. Bu hastalara öncelik vermeliyiz,
  2. Yapabiliyorsak durumunu stabil etmeliyiz,
  3. Acil olacak her hastalığı düşünmeliyiz,
  4. Hastaneye 112 ile transfer etmeliyiz.

Hasta muayene odasına alındıktan sonra, genel durumunda bir olumsuzluk yoksa her zaman olduğu gibi işe anamnez ile başlanmalıdır. Anamnez, hem tanıya yardımcı olacak hemde risk faktörlerinin ortaya konulmasını sağlayacaktır. Hastanın vital bulguları kayıt edilmeli ve Fizik Muayene mutlaka yapılmalıdır. Sağlık servisinde ECG cihazı var ise hastanın ECG si tüm derivasyonlar net olacak şekilde alınmalıdır. Hastanın genel durumunda bir olumsuzluk var ise ve anamnez alınamayacak durumda ise, vital bulgular alındıktan hemen sonra 112 Ambulansa haber verilmelidir. Vital bulgular ile ilgili tespit edeceğimiz olumsuzluklar (soğuk terleme, dispne, hipotansiyon, bradikardi, taşikardi, oksijen saturasyonunda düşüklük) için 112 ambulans gelinceye kadar uygun tedavi yapılmalıdır. Hava yolunun açık tutulması ve damar yolu açılması önemlidir. Solunum şekli ve sayısı, periferik oksijen satürasyon değeri ve vital bulguları mümkünse monitörize edilerek takibi yapılmalıdır. Sağlık Bakanlığınca 2019 Ağustos’ta yayınlanan “Koroner Arter Hastalığı Protokol’ünde,  semptom ve EKG bulguları Akut MI düşündüren hastaların Perkütan Koroner Girişim yapabilen Hastanelere transfer edileceği belirtilmektedir. Aynı protokolde  ilk başvuru ile tıkalı damarın açılmasına yönelik girişimin yapılması arasında geçecek hedef sürelerde belirlenmiştir (Tablo:1).

Göğüs ağrısı ile Sağlık Servisi’ ne müracaat eden çalışanların öncelikle değerlendirilerek, acil hastalıklardan herhangi birini düşündüğümüzde ilk müdahalesi yapılarak 112 ambulans ile hastaneye transferi sağlanmalıdır. Göğüs ağrısı triajı,  bazen semptomların ve bazende EKG bulgularının tipik olmaması nedeniyle oldukça güçtür. Bu nedenle doğru tanı ve doğru tedavi için hekimlerin yoğun çaba göstermesi gerekmektedir. Birinci basamak sağlık kuruluşlarında hekimler; anamnez, muayene ve EKG ile karar vermek zorundadır. Başka bir tetkik yapamadıklarından, acil tedavi gerektiren hastalığın tanısı hastanelerde yapılacak bir dizi tetkik sonrası konulacaktır. Hastaneye acil veya elektif olarak sevk edilen çalışanların hastalık teşhisini aldıktan ve tedavisi tamamlandıktan sonra çalışma durumu ile ilgili kararı İşyeri Hekimi belirleyecektir.

Kaynaklar:

1. Bruno,R., Donner-Banzhoff,N., Sölner,W., et al.: (2015 Nov.) The Interdisciplinary Management of Acute Chest Pain.  Arztebl Int. 6;112(45)768-79.
2. Frieling,T.: (2018) Non-Cardiac Chest Pain. Visc Med. 34(2): 92-96.
3. Verdon,F., Herzig,L., Burnand,B., et al.:(2008 Jun 14) Chest pain in Daily practice: occurence, causes and management. Swiss Med Wkly.; 138 (23-24):340-7.
4. Türk Kardiyoloji Derneği. (1999) Koroner Arter Hastalığına Yaklaşım ve Tedavi Kılavuzu.
5. Gulati,M., Levy, PD., Mukherje,D., et al.; (2021) Guidline fort he Evaluation and Diagnosis of Chest Pain: Executive Summary: A Report of the American College of Cardiology/American Heart Association Joint Committee on Clinical Practice Guidelines.
6. İlhan, M.N.: Çalışma Yaşamında Psikososyal Risk Etmenleri. Halk Sağlığında Gündem. http://hasuder.org.tr/hsg/?p=4009 adresinden ulaşılmıştır.
7. Meslek Hastalıkları ve İşle İlgili Hastalıklar Tanı rehberi. https://csgb.gov.tr.medias.rehber20 adresinden ulaşılmıştır.
Dr. Özkan Akkoç

Dr. Özkan Akkoç
GUEST_AUTHOR2
PROFILE

Son Yazılar