Çalışma hayatında çalışanlar tarafından yürütülmekte olan çeşitli iş ve faaliyetler; çalışanların genel olarak açık ve kapalı ortamlarda özel olarak ise ofis ortamında, yerin altında, yüksek yerlerde,
Doç. Dr. Ayşe Beyan Coşkun
Göğüs Hastalıkları Uzmanı
Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları Bilim Dalı
Uzm. Dr. Banu Mercan Bal
Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları Bilim Dalı
Çalışma hayatında çalışanlar tarafından yürütülmekte olan çeşitli iş ve faaliyetler; çalışanların genel olarak açık ve kapalı ortamlarda özel olarak ise ofis ortamında, yerin altında, yüksek yerlerde, su üstünde veya altında vb. farklı şart ve koşullarda çalışmasını gerektirebilmektedir. Birçok sektörde yürütülmekte olan işlerin doğası gereği ortaya çıkardığı olumsuz çalışma koşullarının en yaygın olanlarından birisi de şüphesiz ki çalışanların düşme riskine maruz kaldıkları yüksekte çalışmalardır.
Ülkemiz mevzuatında yüksekte çalışma “seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışma” şeklinde tanımlanmaktadır1.
Mevzuatta belirtilen tanımın konuyu geniş yelpazede değerlendirdiği ve bir faaliyetin yüksekte çalışma olarak dikkate alınabilmesi için iki hususun aynı anda bir araya gelmesi gerektiği görülmektedir. Bu hususlar seviye farkı ve yaralanma ihtimalidir. Seviye farkı yani yükseklik ile ilgili olarak bazı Avrupa Birliği ülkeleri, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya gibi ülkelerde farklı sınır değerleri yer almaktadır. Mevzuatımızda ise bir rakamsal sınırlamaya gidilmemiş ve kapsam daha geniş tutulmuş olup örneğin, 50 cm yükseklikte bir platform ya da basamak üzerine çıkılarak yapılan kısa süreli bir tadilat işini de yerden 3 metre yükseklikte bir iskele üzerinde yapılan bakım, onarım işini de yüksekte çalışma olarak kabul etmektedir.
Özellikle inşaat sektöründe yürütülen kalıp, demir ve beton döküm işleri ile sıva, boya, izolasyon gibi işler, çatı imalatı, köprü, çelik konstrüksiyon vb. birçok faaliyet ile çeşitli işyerlerinde platformlar, iskeleler, merdivenler vb. geçici iş ekipmanları üzerinde yapılan faaliyetler ya da sabit makine, tezgâh gibi iş ekipmanları veya yapılar üzerinde yapılan temizlik, bakım ve kontroller gibi daha birçok faaliyet, bünyesinde yüksekte çalışmayı barındırmaktadır. Bu ve bunun gibi riskli sektörlerde düşme tipi iş kazalarında ciddi yaralanmaların ihtimal dâhilinde olduğu dikkate alınırsa, yüksekte çalışma hususunun ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmaktadır2.
Mevzuat
İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili hususlar, 20/6/2012 tarihli İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Kanunun 30 uncu maddesine dayanılarak yayımlanan ilgili yönetmeliklerde belirtilen hükümler ile düzenlenmiştir. Mevzuatta yüksekte çalışma ile ilgili hükümler genel olarak iki yönetmelik çerçevesinde toplanmıştır. Bunlar:
• Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği
• İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenlik Şartları Yönetmeliği’dir.
05/10/2013 tarihli ve 28786 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği yüksekte çalışma ile ilgili hükümlerin en kapsamlı olduğu düzenlemedir. Bu Yönetmelik içerisinde: yüksekte çalışmanın tanımı, yüksekte yapılan çalışmalarda uyulacak hususlar, ilgili standartlara atıflar ile alınacak teknik önlemlerin detayları, iskele sistemleri ile ilgili hükümler yer almaktadır. 25/4/2013 tarihli ve 28628 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İş Ekipmanlarının Kullanımında Sağlık ve Güvenli Şartları Yönetmeliği’nde ise yüksekte yapılan geçici işlerde, iş ekipmanının kullanımı ile ilgili genel hususlar, el merdivenlerinin kullanımı ile ilgili özel hükümler, iskelelerin kullanımı ile ilgili özel hükümler, halat kullanarak yapılan çalışmalarla ilgili özel hükümler düzenlenmiştir 1,3-4.
Yüksekte Çalışmaya Uygunluk Sağlık Değerlendirmesi
Yüksekte çalışma ile ilgili önemli hususlardan biri de kişilerin uygun işe yerleştirilmesi amacını taşıyan uygunluk sağlık değerlendirmesidir. Bunun nedeni yüksekte çalışma sırasında çalışanın; şuuru hep açık, kuvveti, dengesi ve koordinasyonu tam ve ayrıca duyusal işlevleri tam olması gerekliliğidir. Mevzubahis iş alanlarını ilgilendiren işe giriş ve periyodik muayenelerde mutlaka yüksekte çalışmaya özel sağlık bilgi ve muayene formu doldurulmalı, çalışanların ve çalışan adaylarının ayrıntılı öykü, fizik muayene ve istenen tetkiklerinin değerlendirmesi yapılmalı, gerekli görüldüğü takdirde uzman görüşlerine başvurulmalıdır.
ÇSGB İSGİP Çalışma Yaşamında Sağlık Gözetim Rehberi’nde yüksekte yapılan işlerde çalışamayacaklar:
- Kadınlar, 18 yaş altında olanlar, bedensel engelliler,
- Kronik hastalar; dolaşım sistemi hastalıkları (HT, hipotansiyon, arterioskleroz, kalp ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, geçirilmiş miyokard infarktüsü), böbrek hastalıkları, nörolojik hastalıklar (epilepsi), psikiyatrik hastalıklar.
- Baş ve boyun travması geçirenler, ilaç, alkol ve uyuşturucu alışkanlığı olanlar, görme bozukluğu, vertigo semptomu olanlar.
- Yükseklik korkusu (akrofobi) olanlar olarak tanımlanmıştır5
Bu kapsamda değerlendirme yapılırsa yüksekte güvenli çalışmanın gerekliliklerine terslik oluşturan ve yüksekte güvenli çalışma yapamayacak kişilerin uygunsuzluk kararını verirken;
- KBB yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları KBB uzmanına
- Nöroloji yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları Nöroloji uzmanına
- Psikiyatri yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları psikiyatri uzmanına
- Dahiliye yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları Dahiliye uzmanına
- Görme kusurları yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları Göz uzmanına
Ortopedi kusurları yönünden değerlendirdiğimiz hangi çalışanları Ortopedi uzmanına sevk etmemiz gerektiğine dair rehber bulunmayıp bu alanda uzman görüşü niteliğinde görüşler mevcuttur.
Çalışanın konsültasyon sonucu dönüşünde ana amaç, çalışamayacakları ayıklamak yerine, iş koşullarını uygun hale getirerek maksimum kişinin çalışmasını sağlamak olmalıdır.
İşyeri hekimi çalışma koşullarını tanımlarken:
• Uzman yorumu ile işyeri şartlarını birleştirerek
• Çalışabilir kararını sağlamaya yönelik bakış açısıyla
• Çalışanı minimal riskte tutabilecek bir yaklaşım ile yürütülmelidir.
Aşağıda Dokuz Eylül Üniversitesi İş ve Meslek Hastalıkları Bilim Dalı’nda yüksekte çalışmalarda sağlık uygunluk değerlendirmesinde özellikli değerlendirilen başlıklar verilmiştir. Bu başlıklar kliniğin bu zamana kadarki tecrübeleri üzerinden oluşturulduğundan mutlaka her iş yerinde kendi dinamikleri ile birlikte yorumlanmalı ve değerlendirilmelidir.
Buna göre standart yüksekte çalışmaya uygunlukta istenilen laboratuvar testleri ve klinik değerlendirmeleri yanında aşağıdaki durumlar açısından daha kapsamlı bir değerlendirme yapılmasını öneriyoruz.
- Daha önce geçirilmiş vertigo hikayesi olanlar
- Muayenede kulak zarı perforasyonu, akıntı ve fistül testi pozitif olanlar
- Denge ve yürüme testlerinde periferik/santral patoloji düşündürecek bulgular saptananlar
- 30 BMI üstü yansıra denge bozukluğu olanlar
- Yükseklik korkusu bulunması
- Daha önce düşmüş olmak
- Muayenede ortostatik hipotansiyon varlığı
- Derin anemisi olanlar
- Sedatizan ya da psikotropik ilaç kullananlar
- Geçirilmiş inme ve TİA öyküsü
- Kontrolsüz psikiyatrik hastalıklar (anksiyete bozukluğu, depresyon…)
- Tek veya çift taraflı saf ses ortalamasını etkileyen işitme kaybı olanlar
- Astım ve KOAH gibi havayolu hastalığı tanısı olanlar
- Uyku apne ve uyku ile ilişkili hastalıklar ve huzursuz bacak tanısı olanlar
- Görme bozukluğu olanlar
- Kontrolsüz DM ve HT
- Kas iskelet sistemi hastalıkları tanıları olan
- Aritmisi olanlar
- Epilepsisi olanlar
Bu listeyi uzatabilmek mümkündür. İşe yerleştirmelerde ve periyodik muayenelerde iş kazası gibi istenmeyen durumların önüne geçilmesi açısından nedensellik ilişkisi taşıyabilecek pek çok hastalık ve durum olabileceği göz önünde bulundurulması ve bu tür durumların mutlaka ekarte edilerek ilerlenmesi hayati önem taşımaktadır.
Bu bağlamda standart değerlendirme sistematiğine gerek ek testler gerekse uzman görüşü alınması gibi bir yaklaşımla süreç tarafların sağlık ve güvenliğini koruyacak şekilde ve dinamik olarak (değişmeye açık) yürütülmelidir.

Yurt Dışı Örnekleri
Pek çok ülkede yüksekte çalışma ile ilgili hususlarda yasal düzenlemeler mevcut olmakla birlikte yüksekte çalışmaya ilişkin uygunluk sağlık değerlendirmesi açısından hâlihazırda standart bir yaklaşım bulunmamaktadır. Birtakım ülkelerde farklı farklı düzenlerle yüksekte çalışmaya uygunluk sağlık değerlendirmesi açısından yol izlendiği göze çarpmaktadır. Örneğin İngiltere’de işe uygunluk sağlık değerlendirmeleri, bünyesinde ilgili sağlık profesyonellerini barındıran akredite olmuş iş sağlığı hizmetleri firmalarınca hizmet alımı şekliyle sunulan değerlendirme sonuç raporlarıyla yürütülmekte iken diğer yandan literatüre bakıldığında örneğin Hindistan’da ise güncel olarak yüksekte çalışmaya uygunluk sağlık değerlendirmelerinde bir yol haritası oluşturulması açısından birtakım değerlendirme modelleme çalışmaları yürütüldüğü ve bu çalışmaların öneriler ile birlikte yayınlar olarak sunulduğu göze çarpmaktadır6-8. Birçok ülkede son yirmi yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında yapılan yasal düzenlemelerin bu tür çalışmaları ve izlenebilir bir yol çizme çabalarını tetiklediği söylenebilir. Yine Romanya’dan bir yayında yüksekte çalışmanın iş sağlığı açısından değerlendirmesine ilişkin analizlere, tartışmalara ve önerilere yer verildiği görülmektedir9. Her ne kadar henüz konuya ilişkin keskin bir algoritma bulunmuyor olsa da yüksekte güvenli çalışmanın önünde büyük engel oluşturan hastalık ve durumların olması nedeniyle uygunluk sağlık değerlendirmesi mümkün olduğunca ayrıntılı bir şekilde iş sağlığı profesyonellerince yürütülerek ve ihtiyaç halinde iş ve meslek hastalıkları uzman hekimleri başta olmak üzere ilgili branşlar uzman hekimlerinin değerlendirmelerine başvuruda ile alınan sonuçların da göz önünde bulundurularak bütüncül bir bakış ile en uygun nihai karara ulaşılabileceğini vurgulamak gerekmektedir.
Öneriler
Çalışma hayatı ile iç içe olan yüksekte çalışmaya gerekli önem verilmediğinde, özellikle düşme şeklinde birçok iş kazasının yaşandığı ve bu sebeple birçok çalışanın düşmenin ağır etkileri de dikkate alındığında hayatını kaybettiği görülmektedir.
Düşme başta olmak üzere yüksekte çalışmadan kaynaklanan iş kazalarının önlenebilmesini ve tüm çalışanların işlerini sağlıklı ve güvenli şekilde yürütebilmelerini sağlamak ilgili tüm tarafların sorumluklarını yerine getirmesi ile mümkün olabilir.
Bu amaç ile işverenlerin işyerlerine ve çalışma alanlarına güvenli erişim ile güvenli giriş-çıkış yerleri sağlanması, toplu koruyucu önlemler ile kişisel koruyucu donanımların ve sistemlerin temin edilmesinden ve uygulamaların kontrolünü sağlaması, iş sağlığı profesyonellerince işe uygunluk sağlık değerlendirmesinin yapılarak uygun kişilerin işe yerleştirilmesinin sağlanması ve çalışanların kendilerinin ve diğer çalışanların iş sağlığı ve güvenliği şartlarını tehlikeye atmamaya azami derecede dikkat etmesi, işyeri genel prosedürlerine, güvenli çalışma yöntemlerine ve iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması amacıyla kendilerine verilen diğer bütün talimatlara uyması ve kişisel koruyucu donanımlarını kullanması, temizliğini ve korumasını sağlaması gibi yükümlülükleri yerine getirmeleri bütüncül bir yaklaşım sağlayarak istenmeyen durumların önüne geçilmesine önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Yine bu noktada eğitim ve bilgilendirmenin önemini vurgulamak gerekir ki iş kazalarının önlenmesinde en önemli hususlardan birisi de yapılacak işin ehil ve yeterli eğitim almış kişiler tarafından yapılmasıdır.
İşlerini doğru şekilde, usul ve yöntemlerine uygun olarak yapan çalışanlar, iş kazalarının büyük oranda düşmesini sağlayacaktır. Bu sebeple işverenlerin de dikkati ve sorumlulukları dahilinde çalışanların gerek işe girişlerinde gerekse çalışma hayatları boyunca yaptıkları işlerle ilgili mesleki eğitim almaları, işlerini sağlıklı ve güvenli şekilde yürütebilmeleri için iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri ve özel çalışma ortamlarıyla ilgili eğitim almaları büyük önem arz etmektedir.
Kaynaklar:








