728 x 90

Türk Tabipler Birliği Gözüyle 12. Yılında 6331 Sayılı Kanun

Türk Tabipler Birliği Gözüyle 12. Yılında  6331 Sayılı Kanun

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı yasanın amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların…

Doç. Dr. Ali İhsan Ökten / Türk Tabipler Birliği 75. dönem 2. Başkanı

2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı yasanın amacı; işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemekti. Ancak yasanın kabulünün üzerinden tam 12 yıl geçmiş olmasına rağmen bu sürede iş kazaları, iş kazaları sonucu yaralanmalar, ölümler azalmamıştır. Meslek hastalıkları şimdi de tespit edilemiyor, kamu işyerlerinde yasanın birçok hükmü uygulanmıyor. İşçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerinin bu kanun ile beraber piyasaya açılması, taşeronlaştırmayı ve esnek çalışmayı öncelemesi, alanda yaşanan sorunların en temel kaynaklarındandır. Kabulünden bu yana yılda 2000’den fazla işçinin iş cinayeti olarak da nitelendirilebilecek iş kazalarında can vermesi, çıkışındaki iddiaların aksine kanunun kazaların önlenmesine yetmediğini göstermektedir.

6331 sayılı yasa özellikle işçi sağlığı alanında meslek örgütlerine üç temel noktada saldırı başlattı. Birincisi, işçi sağlığı hizmetlerini üretim alanlarının dışarısına taşıyarak, neoliberalizmin taşeron sistemini bu alana monte etmekti. İkincisi, iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının meslek örgütleriyle bağlarını kopararak bir yandan meslek örgütlerini zayıflatırken, diğer yandan da iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarını piyasanın koşulları içerisinde örgütsüz olarak sermayenin karşısında çaresiz bırakmaktı. Üçüncüsü ise, iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarının temel eğitimlerini Türk Tabipleri Birliği ve Türk Mühendis Mimar Odaları Birliğinden alarak Çalışma Bakanlığına, arkasından da piyasa örgütlerine terk etmeyi hedeflemişlerdi. Bu yasa ile TTB-İSİH Kolunun birçok yetkisi de elinden alınmıştır. Bütün bu saldırılar sadece bu alandaki meslek örgütleriyle iş yeri hekimlerini, iş güvenliği uzmanlarını ve sağlık emekçilerini hedeflemiyordu; temelde işçi sağlığı alanının taşeronlaştırılmasını ve piyasaya açılmasını hedefliyordu. Bunun da en temel araçlarından birisi ortak sağlık güvenlik birimleriydi.

6331 sayılı yasa ile işçi sağlığı ve güvenliği alanı taşeronlaştırılmış, piyasa koşullarına terk edilmiş, iş kazaları maalesef artış göstermiş, meslek hastalıkları görünmez bir kader olmaya devam etmiştir. Emek gücünün faaliyeti sırasında beden bütünlüğünün, yıpranma, sosyal ve psikolojik varlığının korunmasının temel alınması gerekirken, işçi sağlığı ve güvenliği alanı bu kanunla birlikte insan ve halk sağlığı açısından bir hak olmaktan çıkarılarak, tam olarak bir piyasalaşmaya ve hizmet sunumu kapsamına terk edildi. Geçen bu süre içinde yasanın iktidarın iddialarını yerine getirmediği tüm toplum kesimleri tarafından görülmektedir.

6331 sayılı yasa ile işçi sağlığı ve iş güvenliği alanı, Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri (OSGB) adıyla kurulmuş irili ufaklı şirketlere bırakılmıştır. Yasa’nın mantığına göre, işveren, işçi sağlığı iş güvenliği önlemlerini yaşama geçirmek için personel istihdam etmek zorunda değildir. Dilerse, işçi sağlığı ve iş güvenliği hizmetlerini OSGB’lerden satın alacaktır. Böylece işverenin işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında yapmakla yükümlü olduğu hizmetler piyasaya açılmış, piyasada bu hizmetleri üretip işverene kâr amacıyla satan ve doğal olarak piyasa ekonomisinin kurallarına bağlı çalışan yeni bir iş alanı yaratılmıştır. 6331 sayılı yasa ile piyasalaştırılan işçi sağlığı hizmetleri ortamında iş yeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanları OSGB’lerde kiralık işçi konumuna getirilmiş, çok düşük ücretlerle çalışmaya zorlanan, özlük hakları, mesleki bağımsızlıkları ortadan kaldırılan bir konumda çalışmaya zorlanmıştır.

Bu yasa ile kamu işçi sağlığı ve güvenliği alanından kamu tamamen çekilmiş, denetleme görevini bile yürütememiş, caydırıcı cezalar uygulanmamıştır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilgisi alana ilişkin dijital evrak ve sözleşmelerin takibini yapmakla sınırlı kalmıştır. İşyerlerinin piyasa koşullarına uygun olarak en ucuz hizmet verme teklifinde bulunan OSGB’ler ile anlaşmaları ve işverenlerin, OSGB’ler, iş güvenliği uzmanları, iş yeri hekimlerinden uygun bilgilendirme yerine “masraf çıkartmama”yı beklemeleri iş yeri hekimlerini ve iş güvenliği uzmanlarını yaptıkları işe yabancılaştırmış, adeta birer dokümantasyon uzmanlarına dönüştürmüştür.

OSGB çalışanlarının çalışma koşulları, aşırı iş yükü, özlük hakları, ücretlerinin yetersizliği, iş güvencelerinin olmayışı, sayıca artmalarının yanında piyasalaşan eğitim kurumlarından alınan eğitimin süresinin az olması, düşük nitelikte olması, mesleki sınavlardaki yetersizlikler, tam ödenmeyen maaşları ve SGK primleri başta olmak üzere önemli sorunları bulunmaktadır. Bu konuda en büyük sorumluluk Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri’nden çok Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na bağlıdır. Ancak ÇSGB zaman zaman bu denetim ve sorumlulukların yerine getirmemekte ve usulsüz işler yapan veya uygunsuz şartlarda eleman çalıştıran OSGB’lerin denetimi aksamaktadır. Böylece merdiven altı diye tabir edeceğimiz OSGB’ler sektörde yer almaya devam etmekte ve yasalar doğrultusunda çalışan OSGB’ler ile aynı kefede değerlendirilmektedir.

Aynı zamanda iş güvenliği uzmanı olmak için kriterler gevşetilmiştir. Çıkartılan yeni yönetmelikler ile iş güvenliği uzmanlığı bir mühendislik formasyonu olmaktan çıkartılıp teknik öğretmenler (fizikçi, kimyager veya biyolog unvanına sahip olanlar) ve meslek yüksekokullarının iş sağlığı ve güvenliği programı mezunlarının da iş güvenliği uzmanı olması sağlanmıştır. Mühendislik eğitimi almamış, yeterli formasyona sahip olmayan kişilerin iş güvenliği uzmanı olmasının önünün açılması, yeterli eğitime sahip olmayan, deneyimsiz birçok iş güvenliği uzmanının sektörde çalışmasına neden olmuştur. İş yeri hekimleri olarak da alana yeni giren deneyimsiz hekimlerin yanı sıra, emekli olup, bu iş ile doğrudan ilgilenmemiş uzmanlar (cerrahlar dâhil) istihdam edilmeye başlanmıştır. OSGB’ler tarafından küçük bedeller ödenerek satın alınan diplomalar olduğu bilinmektedir. Böylelikle hem emek ucuzlatılmış, hem de iş yerine dahi gitmeden masa başı İSG çalışmaları yapılır hale gelmiştir. TTB tarafından yapılan temel ve ileri düzey eğitimler ayrımı da ortadan kaldırılmış, vasfın gelişimindense, emek gücünün vasıfsızlaşması tercih edilmiştir.

Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın (SDP) yarattığı kaotik ortam, SDP nedeniyle istihdam alanı daralan pratisyen hekimlerin İSG hizmetlerine kayması, çok sayıda OSGB açılması ve rekabetin artması, İSG eğitimlerinin niteliğinin düşürülmesi ve yaygınlığının artması ile yedek işgücü ordusunun genişlemesi ve emek gücünün değersizleştirilmesi, OSGB’lerinde çalışmayı zorlayan ekonomik (hekim ücretlerinde düşme-emekli hekimler-ek gelir gibi) ve politik koşullar; İSG çalışanlarının çok sayıda ilde çalışabilmeleri, referans ücretlerin ortadan kaldırılması, bu yasa ile birlikte TTB ve TMMOB’nin ekonomik olarak ve sahada hakimiyetinin kaybı açısından önemlidir.

Yasanın 12. yılında yasaya bir bütün olarak bakıldığında bu yasanın, kamu yararına olmadığı, işçinin sağlığını ve güvenliğini sağlayamadığı artık bütün yönleriyle ortaya çıkmıştır. 2024 yılında ülkemizde hala oturmuş bir iş güvenliği kültürü yoktur.

İş sağlığı ve iş güvenliği alanında çıkarılan bu yönetmelikler, Avrupa Birliği normlarından direkt olarak çevrilmesi nedeniyle ülkemiz gerçekleri ile uyuşmamaktadır. Yasayı çıkarmak ancak hukuku uygulamamak sorunları derinleştirmektedir. Bu yöntemin yerine ülkemizin kendi içsel koşullarına uygun, kapsamlı, uyulması gereken kurallar ve teknik iş güvenliği önlemlerini ayrıntılı bir şekilde düzenleyen yönetmeliklerin çıkarılmasını daha doğru bir yöntem olacaktır. Salt yasa çıkarmak sorunu çözmemekte, yasaları uygulamak, denetlemek ve daha etkili yöntemler bulmak gerekmektedir.

Kaynaklar:

Admin

Admin
ADMINISTRATOR
PROFILE

Son Yazılar