İşyerinde sağlık sürveyansı, çalışanların iş kaynaklı tehlikelere maruziyetleri sonucu ortaya çıkabilecek sağlık etkilerinin…
İlkeler, Standartlar ve Hekim Uygulamasında Bütüncül Yaklaşım
ÖZET
İşyerinde sağlık sürveyansı, çalışanların iş kaynaklı tehlikelere maruziyetleri sonucu ortaya çıkabilecek sağlık etkilerinin erken dönemde saptanması ve önlenmesi amacıyla yürütülen sistematik bir süreçtir. Ancak sağlık sürveyansının etkinliği, endüstriyel hijyen uygulamaları ile bütünleşik olarak ele alınmadığı sürece sınırlı kalmaktadır. Bu makalede, endüstriyel hijyen bakış açısıyla işyerinde sağlık sürveyansının temel ilkeleri, etik boyutu ve ulusal ve uluslararası standartlar çerçevesinde değerlendirilmesi ele alınmıştır. Kimyasal ve fiziksel etkenlerde maruziyet ölçümleri, biyolojik izlem ve tıbbi sürveyans uygulamaları hekim perspektifiyle tartışılmıştır. Endüstriyel hijyen verileriyle desteklenen, risk temelli sağlık sürveyansı programlarının, meslek hastalıklarının önlenmesinde ve çalışan sağlığının korunmasında kritik rol oynadığı vurgulanmıştır.
GİRİŞ
İşyerinde sağlık sürveyansı (sağlık gözetimi), modern iş sağlığı ve güvenliği sistemlerinin temel bileşenlerinden biridir. Sağlık sürveyansı; çalışanların belirli tehlikelere maruziyetleri sonucunda ortaya çıkabilecek sağlık etkilerinin erken dönemde belirlenmesini, önlenmesini ve çalışma koşullarının sürekli iyileştirilmesini amaçlayan sistematik ve sürekli bir süreçtir. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), sağlık sürveyansını önleyici odaklı bir iş sağlığı hizmeti olarak tanımlamakta ve bu sürecin etik ilkelere dayalı olarak yürütülmesi gerektiğini vurgulamaktadır (1,2). Avrupa İş Sağlığı ve Güvenliği Ajansı (EU-OSHA), sağlık sürveyansını belirli risklere maruz kalan çalışan gruplarında sağlık etkilerinin izlenmesine yönelik bir halk sağlığı yaklaşımı olarak ele almaktadır (3).
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise iş sağlığının amacını çalışanların fiziksel, ruhsal ve sosyal iyilik halinin korunması olarak tanımlamaktadır (4). Türkiye’de sağlık gözetimi uygulamaları, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikler çerçevesinde işyeri hekiminin sorumluluğunda yürütülmektedir (5,6). Ancak uygulamada sağlık sürveyansının çoğu zaman maruziyet verilerinden bağımsız, standart muayene ve tetkik paketlerine indirgenmiş olduğu görülmektedir.
SAĞLIK SÜRVEYANSI KAVRAMI ve
ETİK TEMELLER
Sağlık sürveyansı yalnızca işe giriş ve periyodik muayenelerden ibaret değildir. Rastgele veya bilimsel dayanağı olmayan tetkik uygulamaları, yanlış pozitif sonuçlara ve gereksiz tıbbi müdahalelere yol açabilmektedir. Bu durum, çalışanlarda sağlık kaygısını artırırken işveren açısından da kaynak israfına neden olmaktadır.
ILO tarafından vurgulanan temel etik ilkeler; aydınlatılmış onam, gizlilik, ayrımcılıktan korunma ve önleme önceliğidir (1,2). Hekim açısından bu ilkeler, sağlık sürveyansının güvenilirliği ve sürdürülebilirliği için vazgeçilmezdir. Sağlık sürveyansı, çalışanın sağlığını işe uydurmayı değil; işi çalışanın sağlığına uygun hale getirmeyi hedeflemelidir.
ENDÜSTRİYEL HİJYEN ve
SAĞLIK SÜRVEYANSI ENTEGRASYONU
Endüstriyel hijyen; işyerinde bulunan kimyasal, fiziksel ve biyolojik tehlikelerin tanımlanması, ölçülmesi, değerlendirilmesi ve kontrol altına alınması sürecidir. Sağlık sürveyansı ise bu sürecin sağlık çıktısını izler. Bu iki alan birbirinden kopuk ele alındığında iş sağlığı uygulamaları etkinliğini kaybetmektedir.
Maruziyet ölçümleri olmadan yürütülen sağlık sürveyansı, hekimin klinik kararlarını zayıflatır. Hedeflenmiş ve risk temelli bir sağlık sürveyansı programı, ancak güvenilir endüstriyel hijyen verileriyle mümkündür.
KİMYASAL ETKENLER, MARUZİYET ÖLÇÜMLERİ ve STANDARTLAR
Kimyasal etkenlere maruziyetin değerlendirilmesinde EN 689:2018 standardı, mesleki maruziyet sınır değerlerine uygunluğun değerlendirilmesi için yapılandırılmış bir yaklaşım sunmaktadır (7). Bu standart, ölçüm stratejilerinin istatistiksel olarak değerlendirilmesini öngörür. EN 689 standardının uygulanabilirliği üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, ölçüm belirsizliği ve karar hatası risklerinin önemini vurgulamaktadır (8). Bu durum sağlık sürveyansı açısından kritik bir noktaya işaret eder: yanlış sınıflandırılmış maruziyet, yanlış sağlık sürveyansı kararlarına yol açar.
TIBBİ SÜRVEYANSIN ZORUNLU OLDUĞU DURUMLAR
Bazı kimyasal ve fiziksel etkenlerde tıbbi sürveyans yasal bir zorunluluktur. OSHA standartlarında kurşun, formaldehit ve asbest gibi etkenlerde tıbbi gözetim açıkça düzenlenmiştir (9,10). Bu düzenlemeler, maruziyetin ciddiyeti ve sağlık etkilerinin geri dönüşsüzlüğü dikkate alınarak oluşturulmuştur. Türkiye’de etken bazlı ayrıntılı düzenlemeler sınırlı olmakla birlikte, işyeri hekiminin risk değerlendirmesine dayalı olarak sağlık sürveyansını planlaması beklenmektedir (5,6).
BİYOLOJİK İZLEM ve KLİNİK YORUM
Biyolojik izlem, maruziyetin iç doza yansımasını değerlendiren önemli bir araçtır. CDC ve NIOSH, biyolojik maruziyet indekslerini maruziyetin tüm yollarını yansıtan göstergeler olarak tanımlar (11). ACGIH tarafından yayımlanan TLV ve BEI değerleri, yasal bağlayıcılığı olmayan ancak bilimsel rehber niteliğinde referanslardır(12,13). Bu nedenle sonuçların yorumlanması mutlaka klinik bulgular ve ortam ölçümleriyle birlikte yapılmalıdır.
FİZİKSEL ETKEN ÖRNEĞİ: GÜRÜLTÜ
Gürültü, endüstriyel hijyen ve sağlık sürveyansı entegrasyonunun en net görülebildiği alanlardan biridir. ISO 9612 standardı, çalışanların gürültü maruziyetinin belirlenmesi için temel yöntemleri tanımlar (14). Gürültü ölçüm sonuçları, işitme tarama programlarının sıklığı ve kapsamını doğrudan etkilemektedir.
SONUÇ
Endüstriyel hijyen bakış açısıyla ele alınan sağlık sürveyansı, iş sağlığı uygulamalarını yalnızca sonuçlara tepki veren reaktif bir yapıdan çıkararak, risk temelli, önleyici ve sürdürülebilir bir sisteme dönüştürmektedir. Sağlık sürveyansının etkinliği; yapılan muayene ve tetkiklerin sayısından çok, bu uygulamaların maruziyetin tanımlanması, değerlendirilmesi ve kontrol altına alınmasına ne ölçüde katkı sağladığı ile değerlendirilmelidir. Bu bağlamda sağlık sürveyansı, tek başına bir tıbbi faaliyet değil; endüstriyel hijyen, risk değerlendirmesi ve iş sağlığı yönetim sistemleriyle bütünleşik bir süreç olarak ele alınmalıdır.
Hekim açısından sağlık sürveyansının temel işlevi, işle ilişkili sağlık etkilerini erken dönemde saptamanın ötesinde, elde edilen klinik ve biyolojik verileri maruziyet kontrol stratejilerinin geliştirilmesine rehberlik edecek şekilde kullanabilmektir. Ortam ve kişisel maruziyet ölçümleriyle desteklenmeyen sağlık gözetimi uygulamaları, çoğu zaman hedefinden sapmakta; gereksiz tetkiklere, yanlış yorumlara ve önleyici etkinin zayıflamasına yol açmaktadır. Buna karşılık, güvenilir endüstriyel hijyen verileriyle yapılandırılmış sağlık sürveyansı programları, meslek hastalıklarının erken tanınması kadar, henüz hastalık gelişmeden risklerin azaltılmasına olanak tanımaktadır.
Ulusal ve uluslararası standartlar, sağlık sürveyansının etik ilkeler çerçevesinde, bilimsel ve sistematik biçimde yürütülmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır. Aydınlatılmış onam, gizlilik ve ayrımcılıktan korunma ilkeleri, sağlık sürveyansının çalışanlar tarafından güvenle kabul edilmesi açısından kritik öneme sahiptir. Bu ilkelerin ihlal edildiği uygulamalar, sağlık gözetimini koruyucu bir araç olmaktan çıkararak idari bir yük haline getirmektedir.
Türkiye’de mevcut mevzuat, işyeri hekimine sağlık gözetiminin planlanması ve yürütülmesi konusunda önemli bir sorumluluk yüklemektedir. Bu sorumluluğun etkin biçimde yerine getirilebilmesi için, işyeri hekiminin endüstriyel hijyen süreçlerine aktif olarak dâhil olması, maruziyet ölçüm sonuçlarını yorumlayabilmesi ve sağlık sürveyansı bulgularını iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleriyle birlikte değerlendirebilmesi gerekmektedir. Disiplinler arası bu iş birliği, sağlık sürveyansının kağıt üzerinde kalan bir yükümlülük değil, iş sağlığı kültürünü güçlendiren dinamik bir araç haline gelmesini sağlayacaktır.
Sonuç olarak, endüstriyel hijyen verileriyle bütünleştirilmiş, risk temelli ve etik ilkelere dayanan sağlık sürveyansı programları; çalışan sağlığının korunması, meslek hastalıklarının önlenmesi ve güvenli çalışma ortamlarının sürdürülebilirliği açısından vazgeçilmezdir. Hekim açısından gerçek başarı, yalnızca sağlık taraması yapmak değil; elde edilen bilgiyi kullanarak işi daha sağlıklı ve güvenli hale getirebilmek ve önleyici yaklaşımı kurumsal bir refleks haline getirebilmektir.
Kaynaklar:








