Birçok iş alanındaki, ana çalışma ortamını oluşturan ofis çalışmaları, özellikle dijitalleşen Dünya’da daha fazla artış göstermiş durumdadır.
Birçok iş alanındaki, ana çalışma ortamını oluşturan ofis çalışmaları, özellikle dijitalleşen Dünya’da daha fazla artış göstermiş durumdadır. Yakın zamanda yaşadığımız pandemi gibi olağan dışı durumlar da bilhassa ev ortamında ofis çalışmalarının artmasına sebep olmuştur. Tüm bu süreçlerle birlikte, ofis çalışanları çevresel, ergonomik ve psikososyal risk etmenlerine daha fazla maruz kalmaktadır. Birçok işyeri hibrit çalışma seçenekleri ile psikososyal açıdan iyilik hali sağlamaya çalışsa da çalışanların maruz kaldıkları fiziksel ve ergonomik risk etmenleri hala üzerinde durulması gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ofis çalışmalarında karşılaşılan en büyük risklerden biri de yapılan işin büyük bir bölümünün oturarak yani sabit pozisyonda yapılmasıdır. Sürekli aynı kas gruplarının, uygun olmayan vücut duruşlarında çalıştırılması, bir süre sonra bedende ağrıların baş göstermesine sebep olmaktadır.
Veriler göstermektedir ki, tüm Dünya’da ve Avrupa’da milyonlarca çalışanı etkileyen, iş aktiviteleri sırasında çeşitli risklere bağlı olarak ortaya çıkan ağrı, hareket kısıtlanması ve sakatlanmalarla seyredebilen Kas İskelet Sistemi Hastalıkları (KİSH)’ na çalışanların yaygın bir şekilde karşılaştıkları işle ilgili en yaygın sağlık sorunudur. İşe bağlı olarak geliştiklerinde mesleki kas iskelet hastalıkları (MKİH) olarak kabul edilen bu hastalıkların oluşumlarında çalışma ortamında tekrarlanan zorlamalı hareketler, vücudun kötü pozisyonlarda kullanımı ve ergonomik yetersizlikler önemli rol oynamaktadır. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’ nün E sınıfı fiziksel risk etmenlerine bağlı meslek hastalıkları sınıflandırmaları arasında en büyük grubu kas iskelet sistemi rahatsızlıkları yer almaktadır. Yapılan çalışmalardan yola çıkarak ülkemizde istatiksel olarak her 100 kişiden 80’i yaşamının mutlaka bir zamanında bel ağrısı nedeni ile şikâyet etmektedirler. Ülkemizde sağlık bakanlığının hastalık yükü oranları için yaptığı çalışmalarda nöropsikiyatrik hastalıklar %27,8 ile birinci olurken, kas iskelet sistemi hastalıkları %9,9 oranında ikinci sırada yer almaktadır.
Tüm bu ergonomik kökenli riskleri bertaraf edebilmek için çalışma ortamında, küçük birkaç düzenleme ile daha konforlu çalışma ortamları sağlanacaktır.
Araştırmalar; mobilya ve çalışma araçlarıyla bir bütün olarak kurgulanan, kullanım amacı belirgin mekânların iş yaşamını kolaylaştırdığını ve çalışanların memnuniyetini, motivasyonunu ve üretkenliğini artırdığını göstermektedir. Uzun süreli ofis çalışmalarında mouse ve klavyenin yanlış kullanımından dolayı zorlayıcı ve tekrarlı hareketlere maruziyet zamanla sinirleri sıkıştırarak karpal tünel sendromu yani el bileğinde sinir sıkışması denilen sağlık problemlerine sebep olmaktadır. İleri seviye rahatsızlıklar kişide ciddi ağrılara ve dolaylı olarak iş gücü kaybına neden olabilmektedir. Bu nedenle el ve bileğin düz durması için ergonomik avuç içi korumalı mouselar ve mousepadlerin kullanımı tavsiye edilmektedir. Eğer dizüstü bilgisayar ile çalışmalar yapılıyorsa mutlaka bir laptop yükseltici kullanarak bilgisayarın göz hizasında ayarlanması sağlanmalı ve ek bir klavye temin edilmelidir.
Oturarak yapılan çalışmalarda sandalyede otururken oturma şeklinin önemi kadar sandalyenin de ergonomik olması gerekmektedir. Bir ofis sandalyesine oturulduğunda sırt, bel boşluğu ve kalça koltuk arkalığına denk gelecek şekilde tam yaslanılmalıdır. Yere tam değmeyen ayaklar ve bacaklar oturuş pozisyonunu bozmakla beraber omurgayı da zorlamakta ve bacaklardaki dolaşımı kötü yönde etkilemektedir. Kaza riskini minimize etmek için sandalyemizin 5 bacaklı olması tavsiye edilmektedir. Oturma yüksekliği kişinin boyuna göre ayarlanabilir olmalı ve ayakları yere tam değmelidir. Sandalye kolçaklarının düz veya içe kıvrımlı olanlarının ve sırt kısmının sadece omurgayı esnetecek şekilde eğilebilir olanlarının tercih edilmesi gerekmektedir.
Göz sağlığının korunmasında, masa yüzeyinin kullanımında bilgisayar ile olan mesafe büyük önem taşımaktadır. Ekranlı araçlarla çalışmada ekrandaki yazı karakterleri, parlaklık ve kontrast da kişiye göre ayarlanmalıdır. Ekranlardan yansıyan parlak ışıklar, göz bozukluklarına neden olduğu kadar, göz kuruluğu, kırpma sayısındaki azalma, göz yorgunluğu ve baş ağrılarına da sebep olmaktadır. Bu nedenle çevresel faktörlerden birisi olan aydınlatmanın doğru yerden ve doğru şiddette ayarlanması kadar göz egzersizleri de son derece önemlidir. Gözler her 20-30 dakikada bir ekrana bakarak çalışmadan sonra en az 15- 20 saniye boyunca oda içinde daha uzak farklı bir noktaya ya da mümkünse pencereden dışarıya bakarak dinlendirilmelidir. Bu göz egzersizi, 15- 20 metre uzaklıkta bulunan bir şeye bakmak ya da hayali bir çerçeve çizerek gözlerin bu çerçeve doğrultusunda takip ettirilmesi şeklinde de çeşitlendirilebilir.
Ergonomik olarak bu basit iyileştirmeler ile çalışanların kas ve iskelet sistemi, dolaşım sistemi rahatsızlıklarını kolayca önleyebildiğimiz gibi çevresel risk faktörlerine karşı da küçük ayarlamalar ile psikososyal destek sağlanabilir. Ortam sıcaklığının ayarlanması, ofislerin düzenli aralıklarla havalandırılması, aydınlatmaların göz sağlığını koruyacak şekilde düzenlemesi ve gürültü desibellerinin olabildiğince çalışanları rahatsız etmeyecek ideal seviyelerde olması sağlanmalıdır. Genel olarak sağlıklı bir çalışma ortam sıcaklığı 20°C- 26°C arasında değişmeli, nem ise %45– 60 arasında bir değerde olmalıdır. Klimalar kullanılıyorsa cihazdan çıkan hava direkt vücuda vurmamalı, havanın akım yönü ve şiddeti ayarlanmalıdır. Gün içerisinde mutlaka temiz hava alacak şekilde pencereler açılarak ortam havalandırması sağlanmalıdır. Aydınlatmanın göz sağlığı üzerinde doğrudan etkisi bulunduğu unutulmalıdır. Çalışanın gözüne doğrudan ışık gelmemesi kadar önüne gölge oluşturmayacak şekilde ayarlanması da önemli bir etkendir. Ortamdaki gürültü, konsantrasyonu bozması ve çalışma verimini azalttığı kadar baş ağrısı nedenleri ile çalışanın sağlığını ve stres faktörlerini de olumsuz etkilemektedir. Ortamdaki ses seviyesi rahatsız edici düzeyde olmamalıdır. Düzenli aralıklarla gürültü, aydınlatma ve termal konfor maruziyet değerlerinin ölçümleri yapılmalıdır.
Sağlıklı bir çalışma ortamında tabi ki ergonomik iyileştirmeler yaparken oturarak ve ayakta yapılan çalışmaları da dengelemek gerekmektedir. İş akışında sürekli oturarak çalışma düzeni olan çalışanlar, gün içerisinde küçük egzersizlerle iş verimliliğini sağlayarak ve sağlıklı kalarak daha kaliteli bir yaşam tarzını benimseyebilirler.
Ayakta ya da uzun süreli oturarak çalışmaların sağlık için yararlı ve zararlı etkileri bulunmaktadır. Çok fazla ayakta çalışma yapıyorsa sık sık ara molalarla oturarak bacaklar ve kasları dinlendirilmelidir. Ya da sürekli oturarak çalışma yapıyorsa ara ara ayağa kalkıp küçük egzersizlerle omurga, bel ve bacaklar rahatlatılmalı, hatta bu çalışma şeklini yaşam tarzı haline getirilmelidir. Örneğin gün içerisinde sürekli oturarak çalışma yapılıyorsa günde en az 30 dakika mutlaka yürüyüş yapılmalıdır. Ara ara oturulan yerden kalkıp su içmeye gitmek bile vücudu harekete geçirerek sinir hücreleri arasındaki iletişimi daha da güçlendirmektedir. Bu da tekrar çalışma masasına oturulduğunda kişinin daha iyi konsantre olmasını sağlamaya yardımcı olacaktır. Bu durum vücuttaki sinir, sindirim ve kas* iskelet sistemine doğrudan olumlu etki edecektir.
İnsanın ofis ile uyumsuz çalıştığı ortamlarda orta ya da uzun vadede çalışanın fiziki rahatsızlıkları, psikolojik rahatsızlıklarının ortaya çıkması ile çalışanların performansları ve başarıları olumsuz etkilenerek şirketlere daha büyük maliyetlerle geri dönmektedir.
Unutulmamalıdır ki önlemek ödemekten daha az maliyetlidir. Yapacağımız küçük ergonomik iyileştirmeler ile çalışanların sağlıklarını koruyarak kas ve iskelet sistemi hastalıklarını en aza indirerek, fiziksel ve mental refah düzeyinin sağlanması ile daha verimli, mutlu ve başarılı çalışma ortamları sağlanabilir.
Hadi şimdi bu yazıyı okuduktan sonra yerinizden kalkın ve egzersiz yapmaya başlayın.
Kaynaklar:
-
Ağar A., Kızıltan B., (2022), Ofis Çalışanlarında Kas İskelet Sistemi Sorunları Ve Ergonomi.
-
Akbulut T., (2016), Ofis Çalşanlarında Ergonomi, Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İşçi Sağlığı Ve Güvenliği Yüksek Lisans Tezi
-
Güler vd., (2020), Sağlık Yönüyle Ergonomi, Yıldız. A.N., Sandal. A., İş Sağlığı ve Güvenliği Meslek Hastalıkları, (353–377), Ankara, Hacettepe Üniversitesi Yayınları.
-
Yararel Doğan. B., Arslan K., Kılıç S., Arpacı G., (2022), Ofis Tasarımında Ergonomik Koşulların Sağlanmasının Önemi
-
Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmenliği, (2008).
-
Türkiye Kas ve İskelet Sistemi Hastalıkları Önleme ve Kontrol Programı (2015-2020)
-
EN ISO 7779, EN ISO 11690, BGI 650
-
https://www.viewsonic.com/library/tr/business-tr/ofis-ergonomisi-tam-kilavuz/








