Bu çalışma, endüstriyel hijyen disiplini kapsamında çalışan sağlığının korunması için toksikolojik prensiplere dayalı…
Servet Birgin İritaş
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp AD., Ankara-Türkiye
Bu çalışma, endüstriyel hijyen disiplini kapsamında çalışan sağlığının korunması için toksikolojik prensiplere dayalı, kademeli bir risk değerlendirme çerçevesi sunmaktadır. Süreç, sayısal verilerin sınırlı olduğu durumlarda tehlikeleri önceliklendirmek için profesyonel yargı ve süreç bilgisini kullanan Kalitatif Maruziyet Değerlendirmesi (QEA) ile başlamaktadır. Ardından, doz-yanıt ilişkilerini ve yasal uyumu doğrulamak amacıyla ampirik hava örneklemesi ve biyolojik izlemeyi içeren kantitatif analizlere odaklanılmaktadır.
İnceleme, özellikle küçük örneklem boyutlarında belirsizliği yönetmek ve şeffaf, denetlenebilir kararlar almak için Bayesyen Karar Analizi (BKA) yöntemlerinin kritik rolünü vurgulamaktadır. Sonuç olarak, mesleki risk yönetiminin basit bir “ölç ve karşılaştır” paradigmasının ötesine geçerek; yarı-kantitatif modeller, etkili kontrol hiyerarşisi ve sürekli iyileştirme döngüleriyle desteklenen dinamik, bilim temelli bir karar sistemi olması gerektiği savunulmaktadır.
Endüstriyel hijyen; işyerinde ortaya çıkan ve çalışanlar arasında hastalığa, sağlığın bozulmasına veya önemli ölçüde rahatsızlığa neden olabilen kimyasal, fiziksel ve biyolojik etmenlerin öngörülmesi, tanınması, değerlendirilmesi ve kontrolüne adanmış bilim ve sanat olarak tanımlanmaktadır(1). Bir disiplin olarak, mesleki sağlık için birincil bir koruyucu bariyer görevi görür ve tehlikeli maddeler ile biyolojik sistemler arasındaki toksikokinetik ve toksikodinamik etkileşimlerin anlaşılmasına dayanır(2).
Modern endüstriyel hijyenin temelleri, 1700 yılında Bernardo Ramazzini’nin meslek hastalıklarının hastane koğuşlarında değil, gerçek çalışma ortamı içinde incelenmesi gerektiğini vurgulamasıyla atılmıştır. Bu bakış açısı, işyeri gözlemini mesleki sağlık değerlendirmesinin merkezine yerleştirmiştir(1).
Modern çağda, düzenleyici dönüm noktaları—en dikkat çekeni 1970 tarihli Amerika Birleşik Devletleri Mesleki Güvenlik ve Sağlık Yasası ve benzer uluslararası çerçeveler—işverenlerin potansiyel risk kaynaklarını belirlemek ve yönetmek için sistematik işyeri değerlendirmeleri yapmalarını zorunlu kılmıştır. Bu çabaların merkezinde; işyeri kimyasallarının insan organizması üzerindeki patolojik etkilerini, özellikle emilim, dağılım, biyotransformasyon ve eliminasyon dahil olmak üzere toksikokinetik süreçlere vurgu yaparak inceleyen, toksikoloji biliminin uzmanlaşmış bir dalı olan endüstriyel toksikoloji yer almaktadır.(3, 4). Genellikle akut maruziyetlere odaklanan klasik toksikolojinin aksine, endüstriyel toksikoloji öncelikle tipik olarak inhalasyon, dermal emilim ve yutmayı içeren kronik, düşük dozlu ve çok yollu maruziyet senaryolarını ele alır(4).
Etkili maruziyet yönetimi, hem kalitatif hem de kantitatif yaklaşımları entegre eden kademeli bir değerlendirme stratejisi gerektirir. Kalitatif Maruziyet Değerlendirmesi (QEA); sayısal veriler sınırlı veya mevcut olmadığında, süreç bilgisini ve profesyonel yargıyı kullanarak potansiyel tehlikeleri önceliklendirmek için proaktif bir triyaj aracı olarak hizmet eder(5). Buna karşılık, Kantitatif Maruziyet Değerlendirmesi, maruziyet seviyelerini karakterize etmek ve belirlenmiş Mesleki Maruziyet Limitlerine (MML/OEL’ler) uyumu doğrulamak için ampirik çevresel ve biyolojik ölçümlere dayanır(6). Bu yaklaşımların entegrasyonu, özellikle BKA gibi gelişmiş istatistiksel çerçevelerle desteklendiğinde, daha sağlam bir belirsizlik yönetimi sağlar ve mesleki risk değerlendirmesinde yüksek güvenli karar vermeyi destekler(7, 8).
Bu inceleme, endüstriyel hijyen kapsamındaki kalitatif, yarı-kantitatif ve kantitatif maruziyet değerlendirme metodolojileri için kapsamlı bir çerçeve sunmayı amaçlamaktadır. Spesifik olarak; işyeri gözleminin, Benzer Maruziyet Grubu (BMG/SEG) karakterizasyonunun ve Bayesyen Karar Analizi’nin maruziyet değerlendirmesi ve risk yönetimindeki tamamlayıcı rollerini incelemektedir. Ayrıca, kontrol hiyerarşisinin—ortadan kaldırma, ikame, mühendislik kontrolleri, idari önlemler ve kişisel koruyucu donanım—uygulanması, toksikolojik risklerin azaltılması ve sürdürülebilir mesleki sağlık korumasının teşvik edilmesi bağlamında tartışılmaktadır.
KALİTATİF İŞYERİ GÖZLEMİ
İşyeri gözlemi, tehlikelerin risklere dönüşmeden önce tanımlanmasında ilk ve en hayati aşama olarak hizmet eden, endüstriyel hijyen ilkelerinin pratik uygulamasıdır(9). Potansiyel problem kaynaklarını belirlemek için tüm işlerin, operasyonların ve iş faaliyetlerinin sistematik bir analizini içerir. Kantitatif izleme sayısal veriler sağlarken, gözlem; yazılı prosedürlerin kaçırabileceği gerçek maruziyet senaryolarını ortaya çıkararak aradaki boşluğu doldurur(9). Örneğin, bir saha gezisi, dokümantasyonda görünmeyen ancak önemli toksikolojik riskleri temsil eden—bir işçinin solvent tankına çok yakından eğilmesi gibi—davranışsal faktörleri ortaya çıkarabilir. Etkili gözlem; kimyasalların fiziksel formunu, kullanım oranlarını ve mühendislik kontrollerinin gerçek zamanlı etkinliğini değerlendirmek için bir “toksikolojik mercek” gerektirir.
İşyeri Gözleminin
Endüstriyel Toksikolojideki Rolü
İşyeri gözlemi, tehlikelerin önemli sağlık risklerine dönüşmeden önce öngörülmesi, tanınması ve kontrol edilmesi döngüsünde ilk ve en kritik aşama olarak hizmet ederek toksikolojik teorinin pratik uygulamasını oluşturur(10). Endüstriyel toksikoloji, kimyasalların vücuda nasıl girdiğini ve vücudu nasıl etkilediğini anlamak için bilimsel çerçeve sağlarken, doğrudan gözlem teorik veriler ile çalışma ortamının karmaşık gerçekliği arasındaki boşluğu doldurur.
Kalitatif Değerlendirmenin Tanımı
Kalitatif Maruziyet Değerlendirmesi(KMD/QEA), örnekleme verilerinin titiz kantitatif analizinden ziyade süreç bilgisi ve profesyonel yargının entegrasyonuna dayanan bir maruziyet risk değerlendirmesidir. Potansiyel maruziyetleri önceliklendiren ve önemli sağlık tehlikelerine yol açması en muhtemel olanları belirleyen proaktif bir “triyaj” süreci olarak hizmet eder(11). “Profesyonel yargı” terimi, değerlendiricinin sağlık tehlikesi sınıflandırmalarını, ürünlerin fiziksel/kimyasal özelliklerini ve mevcut kontrollerin etkinliğini belirlemek için yeterli eğitim ve öğretime sahip olduğu anlamına gelir. QEA, sınırlı izleme kaynaklarına sahip kuruluşlar için özellikle değerlidir; çünkü bir sürecin planlama aşamalarında erken risk tanımlamasına olanak tanıyarak tehlikeleri işçiler maruz kalmadan önce azaltır.
İşyeri Saha Gezisi Sörveyi
(Walkthrough Survey)
İşyeri saha gezisi sörveyi, işyerinin, işgücünün ve çevresel etmenlerin belgelenmesini içeren Temel Karakterizasyonun temel taşıdır. Bu sörvey sırasında endüstriyel hijyenist:
Benzer Maruziyet Gruplarını (BMG) tanımlamak için süreç, personel ve tehlike kombinasyonlarını belirler.
Süreç değişkenliğini ve işçi performansını değerlendirmek için ekipman operasyonunu ve çalışan iş uygulamalarını gözlemler.
Yazılı Standart İşletim Prosedürleri’nin mevcut uygulamaların doğru bir yansıması olduğunu doğrular.
Çalışma alanının boyutunu ve düzenini, havalandırmanın yeterliliğini ve yakındaki süreçlerden kaynaklanabilecek “çevredekilerin” maruziyet potansiyelini not eder(12-14).
Üretim Süreçleri
Üretim süreçlerini karakterize etmek; kimyasal, fiziksel veya biyolojik ajanların bulunduğu her adımın belgelenmesini gerektirir. Bu sadece rutin üretimi değil, aynı zamanda genellikle önemli veya beklenmedik maruziyetlerle sonuçlanan bakım ve onarım işlerini de içerir(15).
Dokümantasyon vs. Gerçeklik: Akış şemaları ve özellikler bir temel oluştursa da, endüstriyel hijyenist gerçek maruziyet potansiyelini anlamak için süreci ilerleyişi sırasında gözlemlemelidir.
Analiz Birimi Olarak İş Görevleri: Görev tabanlı değerlendirmelerde bir “görev”, tek bir ürün uygulaması gerektiren(örneğin daldırma, muayene veya temizleme) belirli bir faaliyet olarak tanımlanır.
Değişkenlik: Değerlendirici, nihai maruziyet derecelendirmesini doğrudan etkiledikleri için görevlerin süresini, sıklığını ve temposunu belgelemelidir(16).
Kimyasal Envanter ve Güvenlik Bilgi Formları (GBF/SDS)
Kapsamlı bir Kimyasal Envanter, tehlikelerin toksisitelerine ve potansiyel giriş yollarına (inhalasyon, yutma veya cilt emilimi) göre sınıflandırılması için gereklidir.
GBF’nin Rolü: GBF, toksikolojik bilginin birincil kaynağıdır. Kimyasalın tehlikeleri, güvenli elleçlenmesi, maruziyet kontrolleri ve acil durum önlemleri hakkında standartlaştırılmış, yetkili bilgiler sağlayarak sağlık risklerinin tanımlanması ve etkili işyeri maruziyet değerlendirmesi ile risk yönetiminin yönlendirilmesi için birincil referans görevi görür(17).
Ticari Sırlar: Kimyasal bileşenlerin ticari sır olarak saklandığı durumlarda, doğru bir maruziyet değerlendirmesi için gerekli bilgileri almak üzere üreticiyle iletişime geçmek endüstriyel hijyenistin sorumluluğundadır(18).
Kalitatif Maruziyet Değerlendirme (QEA) Süreci
Bu süreç, sayısal verilerin bulunmadığı veya elde edilmesinin maliyetli olduğu durumlarda tehlikeleri önceliklendirmek için kullanılan proaktif bir risk yönetimi stratejisidir. Kaynaklara göre süreç aşağıdaki dört temel adımdan oluşur(19):
İş Görevlerinin ve Süreç Adımlarının Belirlenmesi
İlk adım, üretim süreci içindeki her bir bireysel adımı veya “İş Görevini” tanımlamayı içerir.
Bilgi Toplama: Endüstriyel hijyenistler, iş akışını anlamak için yöneticiler ve süreç mühendisleri ile görüşür ve Standart İşletim Prosedürlerini(SOP’lar) gözden geçirir.
Gözlem: Fiili elleçleme uygulamalarını ve yazılı dokümantasyondan her türlü sapmayı belirlemek için çalışanları görevi yerine getirirken gözlemlemek esastır.
Dokümantasyon: Değerlendirme için temel oluşturmak amacıyla görev süresi, sıklığı ve değişkenliği gibi ayrıntılar kaydedilir(19).
Kullanılan Malzemelerin Envanteri
İkinci adım, her görevde kullanılan tüm imalat ve işleme ürünlerinin kapsamlı bir listesini gerektirir.
GBF Analizi: Birincil bilgi kaynağı, Küresel Uyumlaştırılmış Sistem (GHS) formatındaki Güvenlik Bilgi Formu’dur (GBF).
Veri Noktaları: Değerlendiriciler üretici adını, ürün adını ve kullanım oranlarını belgeler.
Toksisite İncelemesi: Kimyasalın doğal tehlikesini belirlemek için GBF’undaki tehlike tanımlama ve toksikolojik bilgiler kullanılır.
Kalitatif Risk Derecelendirmesi
Bu adımda, toplanan veriler profesyonel yargı kullanılarak kalitatif bir risk derecelendirmesine entegre edilir(20). Derecelendirme tipik olarak iki ana puanın çarpımıdır:
Sağlık Etkileri Derecesi: Ürünün toksisitesinin (örneğin kanserojenlik veya akut toksisite) GHS sınıflandırmasına dayalı bir puan(0–4).
Maruziyet Derecesi: Bu; dağılım derecesi (buhar basıncı), Kontrol Seviyesi Derecesi (örneğin kapalı sistem ile açık sistem karşılaştırması) ve Sıklık/Süre Derecesi çarpılarak belirlenir.
Risk Matrisi: Bu değerler, riski Önemsiz (Trivial), Düşük, Orta, Yüksek veya Çok Yüksek olarak kategorize etmek için bir matris üzerine yerleştirilir.
Önerilerin Belirlenmesi ve Karar Verme
Son adım, somut düzeltici faaliyetleri ve sonraki adımları belirlemek için risk derecelendirme sonuçlarını kullanır.
Kabul Edilebilir: Eğer derece “Önemsiz” veya “Düşük” ise mevcut kontroller yeterli kabul edilir ve kantitatif izleme gerekmez.
Belirsiz: “Orta” bir derece belirsizliği gösterir; gerçek maruziyet seviyesini netleştirmek için genellikle kantitatif değerlendirme(hava örneklemesi) gerekir.
Kabul Edilemez: “Yüksek” veya “Çok Yüksek” bir derece, maruziyetlerin muhtemelen limitleri aştığını gösterir.
Riski azaltmak için Kontroller Hiyerarşisi (ikame, mühendislik veya KKD) uygulanmalıdır.
Benzer Maruziyet Grupları
BMG’ler, incelenen etmen(ler) için aynı genel maruziyet profilini paylaşan bir grup çalışan olarak tanımlanır(21). Başlangıçta kalitatif değerlendirme yoluyla önceliklendirilen maruziyetler, BMG’nın tanımlanmasını sağlar ve bunlar daha sonra kantitatif analizler için temel analitik birim olarak hizmet eder. Bu benzerlik; benzer görevleri gerçekleştiren, benzer sıklıklarda çalışan, benzer malzeme ve ekipmanları kullanan ve işlerini benzer bir şekilde yürüten işçiler gibi ortak çalışma koşullarından kaynaklanır(21). SEG yaklaşımının temel varsayımı, grup içindeki bir veya birkaç işçiden elde edilen maruziyet ölçümlerinin, uygun şekilde uygulandığında tüm grubun maruziyetini temsil edebileceğidir.
Toksikolojik Çıkarım İçin Kalitatif Veri Toplama
Bir saha gezisi sırasında gözlemci, Kalitatif Maruziyet Değerlendirmesinde(QEA) kullanılan spesifik parametreleri toplamak için çalışma uygulamalarını “toksikolojik bir mercekten” süzerek inceler. Bu parametreler şunları içerir::
Fiziksel Form: Bir kirleticinin yüksek uçuculuğa sahip bir sıvı mı yoksa ince bir toz mu olduğunu belirlemek, onun alveollere ulaşma veya inhalasyon yoluyla hızla emilme yeteneği hakkında çıkarımlarda bulunulmasını sağlar.
Kullanım Oranı: Kimyasalların küçük miktarlarda mı yoksa tonajlarla mı elleçlendiğinin gözlemlenmesi, sızıntılar sırasında konsantrasyonun hızla artma potansiyelini gösterir.
Kontrol Etkinliği: Gözlem, yerel egzoz havalandırmasının (LEV) kirleticileri kaynağında etkili bir şekilde yakalayıp yakalamadığını veya uygun olmayan kişisel koruyucu donanım(PPE) kullanımının maddelerin biyolojik bariyerleri aşarak sistemik dolaşıma girmesine izin verip vermediğini doğrular.
Kantitatif Sonuçların Bağlamsallaştırılması: İşyeri gözlemi, kantitatif verilerin doğru yorumlanması için temeldir. Bir çevresel hava örneği, limitin çok altında bir sonuç verebilir, ancak bir gözlemci örnekleme döneminde üretim oranının alışılmadık derecede düşük olduğunu not edebilir ve bu da veriyi yanıltıcı hale getirir. Aksine gözlem, maruziyetleri MML’ne yakın olan BMG’ler, örnekleme kaynaklarının yanlış sınıflandırma riskinin en yüksek olduğu yerlere hedeflenmesini sağlar(22).
Kontroller Hiyerarşisinin Doğrulanması: Son olarak gözlem, kontroller hiyerarşisinin sürdürülebilirliğini sağlar. Mühendislik kontrollerinin devre dışı bırakılıp bırakılmadığını veya idari rotasyonların uygulamada takip edilip edilmediğini sürekli değerlendirmeye olanak tanır. Çalışma alanı analizi yoluyla “sıcak noktaları” ve sorunlu görevleri belirleyerek, endüstriyel hijyenist hem teknik olarak uygulanabilir hem de kullanılan ajanların spesifik toksikokinetiğine göre uyarlanmış düzeltici faaliyetler önerebilir(23).
YARI-KANTİTATİF DEĞERLENDİRME YAKLAŞIMLARI
Yarı-kantitatif değerlendirme yaklaşımları, endüstriyel hijyende tamamen subjektif profesyonel yargı ile titiz ampirik ölçüm arasındaki boşluğu dolduran orta düzey bir değerlendirmeyi temsil eder. Bu yöntemler, maruziyet risklerini kategorize etmek ve işyeri müdahalelerini önceliklendirmek için yapılandırılmış çerçeveler, algoritmalar veya sınırlı ölçüm verileri kullanır. Bunu yaparak, karar verme için daha sistematik, şeffaf ve tekrarlanabilir bir temel sağlarlar(24).
Tanım ve Kapsam
Yarı-kantitatif maruziyet değerlendirmesi; tarama ölçümlerine, basitleştirilmiş matematiksel modellere veya sınırlı bir izleme veri setine (tipik olarak altıdan az ölçüm) dayanan bir değerlendirme süreci olarak tanımlanır. Bu yaklaşımlar genellikle tam ölçekli kantitatif örneklemenin maliyet açısından yasaklayıcı olduğu, lojistik olarak pratik olmadığı veya maruziyet süreçlerinin istatistiksel olarak yeterli sayıda ölçüm toplanmasını engelleyecek kadar değişken olduğu durumlarda uygulanır. Yarı-kantitatif yöntemlerin temel amacı, kapsamlı kantitatif maruziyet değerlendirmelerinden daha az kaynak yoğun kalırken, tamamen kalitatif “triyaj” yaklaşımlarından daha nesnel ve tekrarlanabilir bir karar destek çerçevesi sunmaktır(24, 25).
Temel Metodolojiler
COSHH Essentials (Kontrol Bantlama): Birleşik Krallık Sağlık ve Güvenlik İdaresi tarafından geliştirilen bu yöntem, yaygın olarak tanınan bir yarı-kantitatif stratejidir. Bir toksikolojik tehlike bandını(R-ibareleri veya GHS tehlike ifadelerinden türetilen), bir maruziyet potansiyeli bandı (kullanılan kimyasal miktarı ve uçuculuğu veya tozlanmasına dayalı) ile birleştirerek riskleri kontrol bantları halinde gruplandırır(26). Bu model; genel havalandırma veya tam koruma gibi görevler için spesifik Kontrol Rehber Sayfaları (CGS) sağlar.
Yapılandırılmış Subjektif Değerlendirme (SSA): Bu kaynak-alıcı yaklaşımı, maruziyetle ilgili faktörleri kodlamak için iş görevleri hakkında tanımlayıcı bilgiler kullanır. İçsel emisyonu (bir maddenin doğal özelliği), elleçleme uygulamalarını (örneğin yüksek enerjili darbe ile dikkatli kaldırma karşılaştırması) ve yerel kontrollerin etkinliğini değerlendirerek maruziyet seviyelerini tahmin eder(27). SSA yöntemi, nihai maruziyet puanını belirlemek için görevleri genellikle bir işçinin yakın alanına (başın 8 m3 içi) veya uzak alanına sınıflandırır(28).
Dermal Maruziyet Değerlendirme Yöntemi (DREAM): Özellikle cilt maruziyetlerini değerlendirmek için valide edilmiş yarı-kantitatif bir yöntemdir. Dermal teması üç mekanizmaya ayırır: emisyon (sıçrama/dökülme), birikme(havadan cilde taşınma) ve transfer( kontamine yüzeylerle temas). Görevleri “düşük”ten “aşırı yüksek”e kadar değişen maruziyet kategorilerine sınıflandırmak için çeşitli vücut bölümleri için olasılık ve yoğunluğa dayalı değerler atar(29).
Kantitatif Maruziyet Değerlendirme Süreci
Kantitatif maruziyet değerlendirmesi, işyerinde bulunan kimyasal, fiziksel veya biyolojik etmenlerin seviyelerini ölçmek ve analiz etmek için ampirik yöntemlere dayanır. Bu nesnel değerlendirme, kalitatif değerlendirmeler sırasında belirlenen belirsizlikleri gidermek ve belirlenmiş MML’ne uyumu doğrulamak için gerçekleştirilir(11, 30). Kantitatif bir maruziyet değerlendirmesinin istatistiksel olarak güvenilir olması için endüstriyel hijyenistler, taraflı “en kötü durum” örneklemesinin ötesine geçmeli ve sistematik örnekleme stratejilerini benimsemelidir(11, 30).
Örneklem Büyüklüğü: Güncel stratejiler, her bir BMG’u için 6–10 rastgele örnek toplanmasını önermektedir. Makul bir hassasiyet elde etmek için genellikle altı örnek minimum miktar olarak kabul edilirken, ondan fazla örnek toplamak istatistiksel güç açısından genellikle azalan verimle sonuçlanır(11, 30).
Örnekleme süresi: 8 saatlik Zaman Ağırlıklı Ortalama(ZAO/TWA), 15 dakikalık Kısa Süreli Maruziyet Limiti(KSML/STEL) veya uygun olduğu şekilde anlık tavan(ceiling) değeri gibi uygulanabilir MML’nin ortalama süresini doğru bir şekilde yansıtmalıdır(11).
Hava Örnekleme Yöntemleri
Hava örneklemesi, kirleticinin fiziksel durumuna bağlı olarak iki ana teknolojik yaklaşımı içerir:
Aktif Örnekleme: Bu yöntem, bilinen bir hacimdeki havayı sorbent tüp veya filtre kasedi gibi bir toplama ortamından geçirmek için kalibre edilmiş mekanik bir pompa kullanır. Tozlar, dumanlar ve sisler dahil olmak üzere partikül maddelerin ölçümü için geçerli olan tek yaklaşımdır(31).
Pasif (Diffüz) Örnekleme: Pasif örnekleyiciler, gaz veya buhar moleküllerinin bir sorbent yüzeyine doğal difüzyonuna dayanır ve pompa gerektirmez. Maliyet etkin ve kullanımı kolay olmalarına rağmen, genellikle gazlar ve buharlar ile sınırlıdırlar ve hava hızı ile nem gibi çevresel faktörlerden etkilenebilirler(31).
Biyolojik İzleme:
Emilen Dozun Değerlendirilmesi
Biyolojik izleme, bir kimyasalın işçinin vücudundaki dahili veya emilen dozunu ölçerek hava örneklemesini tamamlar(32).
Faydalar: Biyolojik izleme; fiziksel aktivite seviyeleri (solunum hızını etkileyen), dermal emilim, kişisel hijyen uygulamaları ve mesleki olmayan maruziyetler dahil olmak üzere hava izlemesiyle tam olarak yakalanamayabilen bireysel düzeydeki değişkenleri hesaba katar.
Biyolojik Maruziyet Endeksleri: Sonuçlar, karşılık gelen ESD’de maruz kalan sağlıklı işçilerde beklenen seviyeleri temsil eden BME’ler ile karşılaştırılarak yorumlanır(33).
Zamanlama: Biyolojik numune toplamanın (örneğin idrar, kan veya soluk havası) zamanlaması, kimyasalın biyolojik yarı ömrü nedeniyle kritiktir. Kısa yarı ömürlü maddeler genellikle iş vardiyasının sonunda örneklenir.
İstatistiksel Analiz ve Yorumlama
Kantitatif maruziyet verileri yaygın olarak lognormal dağılım varsayımı altında analiz edilir.
BMG Homojenliği: Grup içi değişkenliği değerlendirmek için GSD kullanılır. 3,0’dan büyük bir GSD, BMG’nun homojen olmadığını veya sürecin istatistiksel kontrol dışı olabileceğini düşündürür ve grubun yeniden tanımlanmasını gerektirir(34).
Kabul Edilebilirlik Kriterleri: Maruziyet dağılımının 95. yüzdelik diliminin geçerli MML’nin altında olduğuna dair en az %70 güven (ideal olarak %95) olduğunda, bir maruziyet profili kabul edilebilir kabul edilir.
Bayesyen Karar Analizi ve Bileşenleri
Birçok endüstriyel ortamda, çok sayıda ölçüm elde etmek zordur. BKA, aşağıdakileri entegre ederek bu tür koşullar altında karar vermek için kapsamlı bir matematiksel çerçeve sağlar:
Önsel (Profesyonel yargı ve bağlamsal kanıtlar) Önsel dağılım, mevcut ölçümlerden önce bilinenleri kodlar: süreç ve görev bilgisi, kontrol performansı, geçmiş ölçümler, benzer operasyonlarla benzerlik ve uzman yargısı. Temel avantaj şeffaflıktır; önsel bilgiler açıktır, belgelenebilir ve geri bildirim biriktikçe zamanla geliştirilebilir(35).
Olabilirlik (İzleme verisi modeli): Birçok hava yoluyla kimyasal maruziyet için ölçümler, log ölçeğinde bir ortalama ve varyans ile parametrelendirilmiş, lognormal dağılımlı olarak modellenir. Olabilirlik, gözlemlenen verilerin farklı parametre değerleri altında(ve dolayısıyla farklı olası gerçek P95 değerleri altında) ne kadar olası olduğunu yakalar. BKA’nın pratik bir gücü, sonuçta elde edilen sonsal dağılımda tutarlı belirsizlik miktar tayinini korurken, küçük örneklem boyutlarını (endüstriyel hijyende yaygındır) resmi olarak dahil edebilmesidir(36, 37).
Sonsal (Güncellenmiş inanç ve karar olasılıkları): Bayes teoremi, maruziyet profili parametreleri ve türetilmiş miktarlar (özellikle gerçek P95) için sonsal dağılımı elde etmek üzere önsel dağılım ve olabilirliği birleştirir. Karar olasılıkları daha sonra şu şekilde hesaplanır:
Bu, ölçümleri eyleme dönüştürülebilir olasılıklara dönüştürerek belirsizlik altında yapılandırılmış kararlar alınmasını sağlar(38).
Karar Odaklı Maruziyet Karakterizasyonu: “Gerçek Maruziyet Profili”: BKA’daki temel bir kavram, çıkarımın “hedefinin” tek bir ölçüm değil, bir BMG için genellikle(sıklıkla lognormallik varsayarak) uzun vadeli maruziyet dağılımının 95. yüzdelik dilimi ile özetlenen gerçek maruziyet profili olmasıdır.
Karar sorusu şuna dönüşür: Gerçek 95. yüzdelik dilimin, MML’ne göre verilen bir maruziyet-kontrol kategorisinde yer alma olasılığı nedir? Bu çerçeveleme, modern uyum/lognormal maruziyet mantığıyla uyumludur ve belirsizliği risk yönetimi için doğrudan uygulanabilir hale getirecek şekilde açık kılar(35, 37). Modern uyum ve lognormal maruziyet mantığıyla uyumludur ve belirsizliği, risk yönetimi açısından doğrudan eyleme dönüştürülebilir bir şekilde açıkça ortaya koymaktadır(36).
Maruziyet Kontrol Kategorileri (ECCs): İstatistiklerin Eylemlerle Eşleştirilmesi: En yaygın atıf yapılan endüstriyel hijyen BKA formülasyonu, kararları gerçek 95. yüzdelik dilimin MML’ne oranına göre tanımlanan beş maruziyet kategorisi (genellikle Maruziyet Derecelendirme/Kontrol Kategorileri olarak adlandırılır) kullanarak operasyonelleştirir, örneğin:
Kategori 0: Önemsiz/ihmal edilebilir
Kategori 1: Yüksek derecede kontrollü
Kategori 2: İyi kontrollü
Kategori 3: Kontrollü(MML’ne yakın)
Kategori 4: Zayıf kontrollü (>MML)(35, 37)
BKA’nın çıktısı yalnızca bir kategori değil, kategoriler üzerinden bir olasılık dağılımıdır; bu da kademeli eylemleri(örneğin; acil kontrol, ek örnekleme veya rutin izleme) destekler(39).
Önemli bir nokta şudur ki; BKA, sağlam bir örnekleme tasarımı ihtiyacını ortadan kaldırmaz; aksine, tasarımlar kısıtlı ve belirsizlik kaçınılmaz olduğunda verileri yorumlamak için prensipli bir yol sağlar(35).
Sansürlenmiş Veriler(Tespit Edilemeyenler)
Endüstriyel hijyen veri setleri sıklıkla tespit edilemeyenleri (sol-sansürleme) içerir. Bayesyen modelleme, olabilirlik (likelihood) fonksiyonu içinde tespit limitlerinin altındaki gözlemlenmemiş değerlerin integralini alarak sansürlemeyi doğal bir şekilde barındırır; bu durum, özellikle küçük n sayılarında, geçici ikame yöntemlerinden(ad hoc substitution) genellikle daha kararlı çıkarımlar sağlar(36).
Maruziyet İzleme Stratejileri
Etkili endüstriyel hijyen yönetimi; risk iletişimine yönelik sistematik bir yaklaşım, uygulanan kontrollerin etkinliğinin ampirik doğrulanması ve güvenlik süreçlerinin yinelenen iyileştirmesini gerektirir. destekleyerek izlenebilirliği ve geriye dönük incelemeyi mümkün kılar.
İzlemenin temel amacı, kabul edilemez sağlık risklerini önlemek ve mesleki maruziyetlerin kontrolü için eyleme dönüştürülebilir bilgiler sağlamaktır.
Ampirik Ölçüm: İzleme faaliyetleri; hava örneklemesi veya biyolojik izleme(emilen dozun değerlendirilmesi) yoluyla kimyasal, fiziksel veya biyolojik etmenlerin doğrudan ölçülmesini içerir(40).
Risk Temelli Önceliklendirme: İzleme kaynakları kritik BMG’ları—maruziyet profilleri MML’ne yaklaşan ancak altında kalanlar—için önceliklendirilmelidir; çünkü bu gruplar en yüksek yanlış sınıflandırma riskini taşır.
Sürekli İyileştirme Süreci: İşyerleri doğası gereği dinamiktir; bu nedenle, maruziyet değerlendirmeleri periyodik olarak gözden geçirilmeli ve koşullar değiştikçe güncellenmelidir. Sürekli iyileştirme yapılandırılmış bir çerçeveyi takip etmelidir:
Boşluk Analizi: Mevcut işyeri uygulamaları, kabul görmüş İyi Uygulama İlkeleri(PGP) ile karşılaştırılarak iyileştirme fırsatları belirlenir(41).
Stratejik Planlama: Belirlenen boşluklar önceliklendirilir ve SMART (spesifik, ölçülebilir, ulaşılabilir, ilgili ve zamana bağlı) hedefleriyle uyumlu eylem planları geliştirilir.
Bayesyen Entegrasyon: Yeni izleme verileri mevcut oldukça, başlangıçtaki profesyonel yargıları sistematik olarak değerlendirmek ve yeniden kalibre etmek için BKA kullanılır. Bu yaklaşım, kalitatif içgörülerin ve kantitatif verilerin tek bir şeffaf karar çıktısında birleştirildiği sürekli bir öğrenme döngüsü oluşturur.
Değişim Yönetimi: Yeni ekipman kurulumu, üretim hızlarındaki değişiklikler veya MML güncellemeleri (örneğin 2024 benzen revizyonu) gibi herhangi bir işyeri değişikliği, etkilenen BMG’lerin derhal yeniden değerlendirilmesini tetiklemelidir.
SONUÇ
Etkili çalışan sağlığı koruması, basit ölçümlerin ötesine geçerek; etmenlerin zarar verme mekanizmalarını ve doz-yanıt ilişkilerini toksikolojik bir perspektifle analiz etmeyi gerektirir. İşyeri risk yönetimi, aşağıdaki kademeli ve bütünleşik süreçle yürütülmelidir:
Kalitatif Değerlendirme: Sınırlı veri durumunda tehlikeleri (kanserojenlik, hedef organ toksisitesi vb.) önceliklendiren bir “triyaj” aracıdır.
Kantitatif Değerlendirme: Doz metriklerini (ZAO, KSML) ölçerek maruziyetin toksikolojik eşiklerin altında olduğunu doğrular.
Biyolojik İzleme: Bireysel toksikokinetik değişkenleri (metabolizma, emilim) hesaba katarak emilen gerçek dozu belirler.
Bayesyen Karar Analizi : Profesyonel yargı ile kısıtlı ölçüm verilerini birleştirerek, belirsizlik altında şeffaf ve bilimsel kararlar alınmasını sağlar.
Kontroller Hiyerarşisi: Yüksek riskli etmenlerde kişisel koruyucu donanımdan ziyade; ortadan kaldırma, ikame ve mühendislik kontrollerine öncelik verilmelidir.
Mesleki risk yönetimi, 2024 benzen revizyonu gibi güncel bilimsel kanıtlar ve Değişim Yönetimi (MOC) süreçleriyle desteklenen, dinamik bir sürekli iyileştirme döngüsü olmalıdır. Amaç, daha fazla veri üretmek değil, mevcut veriyi biyolojik ve toksikolojik bir karar sistemi içinde doğru yorumlamaktır.
Kaynaklar:
-
EDUCATION OOOTA. INDUSTRIAL HYGIENE [Available from: https://www.osha.gov/sites/default/files/training-library_industrial_hygiene.pdf.
-
Rim KT, Lim CH. Biologically hazardous agents at work and efforts to protect workers’ health: a review of recent reports. Saf Health Work. 2014;5(2):43-52.
-
Kibugu J, Munga L, Mburu D, Maloba F, Auma JE, Grace D, et al. Dietary Mycotoxins: An Overview on Toxicokinetics, Toxicodynamics, Toxicity, Epidemiology, Detection, and Their Mitigation with Special Emphasis on Aflatoxicosis in Humans and Animals. Toxins (Basel). 2024;16(11).
-
Roberts SM, James RC, Williams PL. Principles of toxicology: environmental and industrial applications: John Wiley & Sons; 2022.
-
Elliott LJ, Oestenstad RK. Evaluation of the Predictive Abilities of a Qualitative Exposure Assessment Model. Journal of Occupational and Environmental Hygiene. 2007;4(6):440-7.
-
Schenk L, Hansson SO, Rudén C, Gilek M. Occupational exposure limits: A comparative study. Regulatory toxicology and pharmacology. 2008;50(2):261-70.
-
Smith JQ. Bayesian decision analysis: principles and practice: Cambridge University Press; 2010.
-
Banerjee S, Ramachandran G, Vadali M, Sahmel J. Bayesian hierarchical framework for occupational hygiene decision making. Annals of occupational hygiene. 2014;58(9):1079-93.
-
Reed S. Principles of Occupational Hygiene: An Introduction: CRC Press; 2024.
-
Harper M. Assessing workplace chemical exposures: the role of exposure monitoring. Journal of Environmental Monitoring. 2004;6(5):404-12.
-
Coleman M, Marks H. Qualitative and quantitative risk assessment. Food Control. 1999;10(4-5):289-97.
-
Plog BA, Niland J, Quinlan P. Fundamentals of industrial hygiene: National Safety Council Chicago; 1988.
-
Nieuwenhuijsen MJ. Exposure assessment in occupational and environmental epidemiology: OUP Oxford; 2003.
-
Bullock WH, Ignacio J, Ignacio JS. A strategy for assessing and managing occupational exposures: AIHA; 2006.
-
Organization WH. Guidelines for integrated risk assessment and management in large industrial areas. Inter-Agency programme on the assessment and management of health and environmental risks from energy and other complex industrial systems. International Atomic Energy Agency, Vienna (Austria); 1998. Report No.: 1011-4289.
-
Burgess WA. Recognition of health hazards in industry: a review of materials processes. 1995.
-
Ronald JW. Understanding a safety data sheet (SDS) in regards to process safety. Procedia Engineering. 2012;45:857-67.
-
Cournoyer ME, Maestas MM, Porterfield DR, Spink P. Chemical inventory management: The key to controlling hazardous materials. Chemical Health & Safety. 2005;12(5):15-20.
-
Greggs W, Burns T, Egeghy P, Embry MR, Fantke P, Gaborek B, et al. Qualitative approach to comparative exposure in alternatives assessment. Integrated environmental assessment and management. 2019;15(6):880-94.
-
Cox Jr LA, Babayev D, Huber W. Some limitations of qualitative risk rating systems. Risk Analysis: An International Journal. 2005;25(3):651-62.
-
Mino J, Quémerais B. Using a Particle Counter to Inform the Creation of Similar Exposure Groups and Sampling Protocols in a Structural Steel Fabrication Facility. Toxics. 2017;5(4):34.
-
Spear JE. Industrial hygiene exposure assessments. Worse-case” versus random sampling” Professional Safety. 2005:39-44. 23.Morris GA, Cannady R. Proper use of the hierarchy of controls. Professional Safety. 2019;64(08):37-40.
-
Majka M. Semi-Quantitative Risk Assessment: Bridging the Gap Between Qualitative and Quantitative Methods.
-
Eskandari D, Borgheipour H, Abdpour A, Tehrani GM. Development of a technique for semi-quantitative risk assessment of exposure to chemicals. Iran Occupational Health. 2020;17(1):881-92.
-
Zalk DM, Nelson DI. History and evolution of control banding: a review. Journal of occupational and environmental hygiene. 2008;5(5):330-46.
-
Sinclair MA. Subjective assessment. Evaluation of human work. 1995:69-100.
-
Cherrie JW, Schneider T. Validation of a new method for structured subjective assessment of past concentrations. Annals of occupational hygiene. 1999;43(4):235-45.
-
de Joode BvW, van Hemmen JJ, Meijster T, Major V, London L, Kromhout H. Reliability of a semi-quantitative method for dermal exposure assessment (DREAM). Journal of Exposure Science & Environmental Epidemiology. 2005;15(1):111-20.
-
Rigaud M, Buekers J, Bessems J, Basagaña X, Mathy S, Nieuwenhuijsen M, et al. The methodology of quantitative risk assessment studies. Environmental Health. 2024;23(1):13.
-
Watson N, Davies S, Wevill D. Air monitoring: New advances in sampling and detection. The Scientific World JOURNAL. 2011;11(1):2582-98.
-
Aprea MC. Environmental and biological monitoring in the estimation of absorbed doses of pesticides. Toxicology letters. 2012;210(2):110-8.
-
Fiserova-Bergerova V. Development of biological exposure indices (BEIs) and their implementation. Applied Industrial Hygiene. 1987;2(2):87-92.
-
Derby PP. Testing compliance with occupational exposure limits for airborne substances. BOHS & NVvA. 2011.
-
Logan PW, Ramachandran G. Bayesian decision analysis for industrial hygiene. 2015.
-
Jones RM, Burstyn I. Bayesian analysis of occupational exposure data with conjugate priors. Annals of work exposures and health. 2017;61(5):504-14.
-
Hewett P, Logan P, Mulhausen J, Ramachandran G, Banerjee S. Rating exposure control using Bayesian decision analysis. J Occup Environ Hyg. 2006;3(10):568-81.
-
Fransman W. How accurate and reliable are exposure models? : Oxford University Press UK; 2017. p. 907-10.
-
Seixas NS, Sheppard L. Maximizing accuracy and precision using individual and grouped exposure assessments. Scandinavian journal of work, environment & health. 1996:94-101.
-
Mushak P. Uses and limits of empirical data in measuring and modeling human lead exposure. Environmental health perspectives. 1998;106(Suppl 6):1467.
-
Kim S, Ji Y. Gap analysis. The international encyclopedia of strategic communication. 2018;8:1-6.








