728 x 90

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Ergonomik Yaklaşım

İş Sağlığı ve Güvenliğinde Ergonomik Yaklaşım

İş sağlığı ve güvenliği için kapsamlı iş yeri ergonomik değerlendirmesi iş yeri-çalışan  arasındaki etkileşimi saptamak üzere yapılır.

İş sağlığı ve güvenliği için kapsamlı iş yeri ergonomik değerlendirmesi iş yeri-çalışan  arasındaki etkileşimi saptamak üzere yapılır. Ergonomik Analiz iş yeri, donanım ve çalışma yöntemlerinde uygunluğun nasıl gerçekleştirilebileceğini saptar.

Her bir iş, şu ergonomik risk faktörlerini göze alarak değerlendirilir:

a) İşyeri tasarımı analizi,

b) Çalışma boşluğu analizi,

c) Araç-gereç tasarımı analizi,

d) Çalışma yöntemleri ve prosses analizi,

e) Eşya ve materyallerin taşınması ile ilgili analiz ve f) İnsan-makine sistemleri analizi (1-4).

Bu değerlendirmeler için antropometrik, biyomekanik ve insan-makine sistemleri yaklaşımı kullanılır.

1. Antropometrik Yaklaşım

Antropometri (antropos: insan + metron: ölçü), insan vücudunun fiziksel özelliklerini ölçme esasları ile boyutlandıran sistematik tekniklere dayalı bir bilim dalıdır. Antropometride ölçümler statik ve dinamik olmak üzere iki durumda yapılır:

Statik veriler; boy, uzunluk, çevre ve deri kalınlığı gibi ölçümlerdir. Bu ölçümler, birey anatomik pozisyonda veya sabit durumda iken yapılır. Anatomik pozisyon (referans duruş); ayakta dik duran, topukları ve ayak başparmakları birleşmiş, el ayaları öne, yüzü karşıya bakacak şekilde duran bir insanın duruşudur.

Dinamik veriler; eğilme, uzanma ve dönme hareketlerinin sınırlarının ölçülmesi sonucu elde edilir. Statik ve dinamik ölçümler için mezura, antropometre, kayan kaliper, deri kıvrımı ölçüm aleti (skinfold kaliper), gonyometre, inklinometre gibi araçlar ve üç boyutlu dijital yöntemler kullanılır(1, 2, 5).

Antropometrik veriler doğrusal veya açısal olabilir. Bu nedenle, ölçümler anatomik pozisyonda bulunan bir insanın vücudundan geçtiği varsayılan üç ana düzlem (frontal, sagital ve horizontal) ve üç ana eksen (sagital, horizontal ve vertikal) temel alınarak yapılır. Antropometrik ölçümler için referans noktalarının doğru olarak saptanması da önemli bir noktadır. Vücuttaki referans noktalarını kemik çıkıntıları belirler. Bu çıkıntılar, vücut yüzeyinden kolaylıkla palpe edilebilir (elle tutulabilir). Referans noktalarının yerlerinin doğru olarak saptanması için anatomi bilgisi gereklidir. Antropometrik veriler yalnızca düz ölçüm sonuçları olarak değil segmental ve oransal olarak da kullanılabilir. Segmental ölçümler, her vücut bölgesini oluşturan segmentlerle ilgilidir. Örneğin; üst ekstremite bölgesi kol, önkol ve el segmentlerine, alt ekstremite bölgesi de uyluk, bacak ve ayak segmentlerine ayrılır (6-8). Tasarımda minimum ve maksimum ölçüm değerlerinin yanı sıra cinsiyet, yaş, iş durumu gibi gruplandırmalarda ölçümlerin saptanması da önem taşır.

Ergonomik risk faktörlerinin saptanması için antropometri şu alanlarda kullanılır; a) kişisel ve koruyucu eşyalar, b) el ve ayakların ulaşacağı hacim (el ve ayak aksiyon hacmi),  c) gövdenin fleksiyon, ekstensiyon ve rotasyonunda vücudun kapladığı alan, d) boyutlar e) optimum çalışma ve oturma yüksekliği, f) görüş alanı (6).

2. Biyomekanik Yaklaşım

Mekanik ilkelerin canlı vücuduna uygulanması biyomekanik olarak adlandırılır. Mekanik ilkelerin yalnızca insan vücuduna uygulanmasına ise kinezyoloji denir. Biyomekanik herhangi bir hareketi tanımlama ve analiz etmede iki dala ayrılır (7):

Kinematik: Hareketi yaratan nedenlere bakmaksızın onlardan bağımsız olarak hareketi tanımlar. Bu anlamda uzaklık, hız ve ivmelenmeyi lineer (düzgün doğrusal) ve angular (açısal) olarak inceler.

Kinetik: Hareketi yaratan kütle, kuvvet, kasların enerjisi, kemiklerdeki basınç, güç, yük taşıma ve vücudun pozisyonu gibi etkenleri inceler. İnsan hareketinin kinetik incelenmesi statik ve dinamik olmak üzere iki bölümde ele alınır.

Statik, dengede veya birbirine eşit olan kuvvetler sonucu dengede olan vücut veya cisimlerin durumlarını inceler.

Dinamik ise, birbirine eşit olmayan veya dengede bulunmayan kuvvetlerin yarattığı hareketteki değişimleri inceler.

3. İnsan-Makine Sistemleri Yaklaşımı

İnsan ve kullandığı araç, gereç, donanım veya sistemin ayrı ayrı değil, birlikte bir bütün olarak ele alındığı sisteme insan-makine sistemi adı verilir. İnsandan makineye bilgi akışı kumandalar, makineden insana bilgi akışı ise göstergeler aracılığıyla sağlanır. Bilinen bir genel çevre içinde çalışacak insan-makine sistemi, bir işlem ünitesi olarak, oluşturacağı ara kesitle yerleşme ve boyut sorunlarından başlayarak, göstergeler ve kontrol düzenekleri, insan özelliklerine ve temel gereksinimlerine cevap verecek bir şekilde düşünülmelidir (4). Yapay zeka ve sanayide ileri otomasyon sistemlerinin kullanımının artması insan-makine sistemleri yaklaşımının arakesit bağlamında sürekli güncellenmesini gerektirmektedir.

ERGONOMİK RİSK ETMENLERİ

Ergonomik risk etmenleri insan vücudunun sınırlarını dikkate almadan düzenlenen iş yeri çalışma ortamları nedeniyle personelin iş verimindeki kayıplar ve meslek hastalıklarına yakalanma ile sonuçlanabilecek olumsuzluklar olarak açıklanabilir.

Ergonomik ve mekanik risk etmenleri üç başlık altında incelenebilir: a) İş yeri ile ilgili risk etmenleri, b) Kişisel risk etmenleri ve c) Psikososyal risk etmenleri (6).

1. İş Yeri ile İlgili Risk Etmenleri ve İş Yeri Düzenlenmesi

İş yeri düzenlenirken risklerden korunmak için dikkat edilecek noktalar; yapılacak işin niteliği, çalışanın niteliği (cinsiyet, yaş, boy, ağırlık), vücut postürü,  uygulanacak kuvvet, iş alanının yüksekliği, bakış istikametinin doğru ayarlanması, kol ve bacakların konumu, iç ve dış boyutların sınırı, iş sağlığı ve güvenliğidir.

Bu beklentileri gerçekleştirmek için şu düzenlemeler yapılmalıdır (6):

  • İş temposu performansa uygun ayarlanmalıdır.
  • İş yüksekliği işin ince veya kaba oluşuna göre ayarlanmalıdır.
  • İş düzleminin malzeme ve boyutları işe ve antropometrik ölçülere uygun ayarlanmalıdır.
  • Oturma elemanı doğru seçilmelidir.
  • Kol, ayak ve sırt desteği yapılmalıdır.
  • Hareket serbestliği için uygun çalışma boşlukları bırakılmalıdır.
  • Kumanda ve göstergeler doğru yerleştirilmelidir.
  • Bilgisayarların gelişmesiyle, birçok iş yeri otomasyonunda bulunan monitörler ne çok yüksek ne de çok engin yerleştirilmemeli, böylece bakış doğrultusunun ayarlanarak el-göz koordinasyonunun kurulması, çalışılan alanın net görülmesi ve postürün doğru olması sağlanmalıdır.
  • Geçit ve boşluklar uygun şekilde ayarlanmalıdır.
  • Yeterli tavan yüksekliği olmalıdır.
  • Kutu, sandık ve rafların boyutları ve yerleri doğru ayarlanmalıdır.
  • Kapı ve pencere cinsi, boyutu ve yönü ayarlanmalıdır.
  • Uygun döşeme malzemesi seçilmelidir.
  • Yol genişliği ve uzunluğu ile rampa ve merdiven eğimi doğru hesaplanmalıdır.
  • Dış hacimler için maksimum, iç hacimler için minimum antropometrik ölçüler kullanılmalıdır.
  • Ortam aydınlatması, gürültü, titreşim, sıcaklık, nem ve hava akımı, radyasyon, tehlikeli toz ve kimyasallar gibi çevresel faktörler ergonomik olarak düzenlenmelidir.
  • İş yeri destek hizmetleri yapılmalıdır.
  • Kişisel koruyucular kullanılmalıdır.
  • Ortam ve çalışan izlemi sürekli olmalıdır.
  • İş yeri düzenlemeleri için yürürlükte olan mevzuat ve standartlar belirli bir standart oluşturulmasını sağladığı için bu standartlara dikkat edilmelidir.

2. Kişisel Risk Etmenleri

Kişisel risk etmenleri çalışanın vücut yapısı, duruşu ve biyomekaniği ile ilgili etmenlerdir. Kişisel risk etmenleri üç grupta incelenebilir (6,7-12):

a) Çalışanın fiziksel kapasitesi 

b) İş yaparken vücudun postürü ve hareketleri 

c) El aleti tasarımı ve kullanımı

Fiziksel kapasiteyi; vücut ölçüleri, kuvvet, dayanıklılık, hareket genişliği ve postural denge (vücudun yapısal bütünlüğü) belirler. Fiziksel kapasite egzersiz ve sporla geliştirilebilir.

İş yükü çalışanın fiziksel kapasitesini aşarsa mesleki kas-iskelet hastalıkları ortaya çıkar. Mesleki kas-iskelet hastalıklarına yol açan temel etkenler şunlardır (9, 10):

  • Vücut ve el postürü: Nötral durum dışındaki herhangi bir postür (elin dönmesi, bileğin gerilmesi ve ayak veya kalça eklemini sabit tutarak vücudu döndürme, öne eğilerek çalışmak)
  • Tekrar sayısı: Hareketin sık tekrarlanması, hareket sırasında ufak dinlenmelerin olmaması ve bundan kaynaklanan kas yorgunluğu
  • Uygulanan kuvvet: Hareketin gereğinden fazla kuvvetle uygulanması
  • Vücut segmentleri arasındaki açıların harekete uygun ayarlanmaması
  • Temas basıncı (Kontakt stres): Kas geriminin artması sonucu tendon kuvvetinin artması

Bu etkenleri daha iyi açıklayabilmek için, insanın günlük yaşamında yaptığı hareketleri iş ortamı bağlamında irdelemek gerekir (9-12)

Statik postür: Vücut veya segmentlerin uzun süreli aynı pozisyonda kalmasıdır. Örneğin; bir güvenlik görevlisinin ayakta kalması durumu.

Pozisyon değiştirme hareketleri: Bir işlem sırasında vücudun, el veya ayağın bir pozisyondan diğerine geçmesi sırasında yapılan hareketlerdir. Örneğin; mikrotomla kesit alan bir laboratuvar teknisyeninin durumu.

Sürekli hareketler: Kasların kontrollü olarak kasılmasını gerektiren hareketler olup, bilgisayarda sürekli klavye ve mouse kullanan bir çalışan örnek verilebilir.

Tekrarlayıcı hareketler: Aynı hareketin sürekli tekrarlanması. Tüm çalışanların hareketleri örnek verilebilir.

El becerisi ile ilgili hareketler: Ellerin ince becerili hareketleri. Örneğin bir elektrik teknisyeninin iş yapması

Bireyin postürüne bağlı olarak; vücudun üst kısmının dönme yönü, ayağın pozisyonu ve kas yorgunluğunun derecesi değişebilir. İş ortamında çalışan kişinin çoğunlukla, ayaklar ya da kalça eklemi sabitken gövdesi döner (torsiyon) ve asimetri ortaya çıkar. Ayrıca gövde–baş bölümü öne eğilir. İnsanda gövdenin tork oluşturma kapasitesi postüre bağlı olup rotasyon (dönme) derecesi arttıkça azalır. Ancak, dönme ve bükülme (rotasyon ve fleksiyon) arttıkça gövdenin asimetrisi artar. Gövde doğal postüründen çok ayrılmadığı ve moment kolu (kasın kemiğe yapışma yerinin eklem eksenine olan uzaklığı) daha az değiştiğinden kas aktivitesi 0° – 30° arasında çok fazla değildir. Aynı taraflı karın kasları ve karşı taraflı sırt kasları 30°’den fazla bükülme ve dönme hareketinde moment kolunun artmasından dolayı daha güçlü kasılır. Bu hareketi uzun süreli ve tekrarlı yapmak kasları sertleştirerek bel ağrılarına neden olur

El aletlerinin tasarımında amaç kuvvet harcamasını azaltmak ve el ile el bileğini doğal postüründe korumaktır. Bunun için aletin şekli ve boyutları, sapın şekli ve boyutları, aletin ağırlığı, dengesi, manevra kabiliyeti, kullanım ve koruma kolaylığı dikkate alınmalıdır.

Ergonomik olmayan duruşlar, araç ve gereçler bireyi anatomik, fizyolojik ve psikolojik yönden olumsuz etkiler. Sıkıntı ve rahatsızlık vererek kronik ağrıya, kazalar nedeniyle yaralanmalara, yorgunluk nedeniyle hata riskinin artmasına ve mesleki kas-iskelet hastalıklarına yol açarlar. Mesleki Kas-İskelet Hastalıkları şu gruplara ayrılarak incelenebilir:

  • Tekrarlayıcı Stres Yaralanmaları
  • Yumuşak Doku Yaralanmaları
  • Kümülatif Travma Hastalıkları
  • Tekrarlayıcı Hareket Zedelenmeleri
  • Mesleki Aşırı Kullanım Hastalıkları
  • Mesleki Servikobrakiyal Hastalıklar

Bu gruplardan birine dahil olacak şekilde en sık rastlanan kas-iskelet hastalıkları; bel ağrısı, tendinit, epikondilit, bursit ve Karpal Tünel Sendromu’dur.

3. Psikososyal Risk Etmenleri

Psikososyal risk etmenleri çalışanlar arasındaki ilişkileri içermekte ve çalışanın ruhsal ve sosyal iyilik durumunu doğrudan etkilemektedir.  Psikososyal ergonomi konusundaki başlıca risk etmenleri; insan ögesine yeterli derecede önem verilmemesi, yönerge, iş ve hizmetlerde kalite standartlarının önemsenmemesi, iş programlaması ve tasarımının (süre, ücret, vardiya düzeni, mola, izin ve iş güvencesi) hatalı yapılması, mobbing ve yönetim değişiklikleridir. Çözüm; çalışma süresi ve izinlerin düzenlenmesi, maddi sorunların çözülmesi, hizmet içi eğitim programlarının düzenlenmesi ve açık iletişimin gerçekleştirilmesi ile sağlanabilir (4).

Günümüzde, bilim dalları arasındaki etkileşim ve farklı teknolojilerin birlikte kullanılması bilimsel paradigmaların da hızla değişmesine neden olmakta, ergonomi bilgisine de gereksinim artmaktadır. İş yerlerinde ergonomik ve mekanik risk etmenleri konusunda önemli sorunlar yaşanmasına karşın, bu konu hem işveren hem de çalışanlar bakımından fazla önemsenmemektedir. Hem insan kaynaklarının doğru kullanılması hem de verilen hizmet ve üretim kalitesinin arttırılması açısından oluşabilecek ergonomik risklerin saptanması ve ortadan kaldırılması ile ilgili çalışmalar oldukça olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Bu çalışmalara dayanarak;  iş yerinde rahatsızlıklar ve yaralanmaların en aza indirilmesi ve ortadan kaldırılması için İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin yanı sıra Ergonomi Eğitiminin de verilmesi kaçınılmaz görünmektedir.

 

Kaynaklar:

1.Durgun B. “Ergonomik Tasarımda Antropometrik Modelleme: Uyum, Konfor ve Estetik”. 16. Ulusal Ergonomi Kongresi 3-5 Aralık 2010, Çorum, Bildiri Özetleri Kitabı, s. 18
2.Durgun, B., “Antromekanik Analiz ve Modelleme: Omurgada Kas-İskelet Sistemi Örneği” (İş Sağlığı ve Güvenliği Paneli). 19. Ulusal Ergonomi Kongresi (UEK 19)“İş Sağlığı ve Güvenliği”,  Bildiri Özetleri Kitapçığı, s. 58, Balıkesir, 27-29 Eylül 2013.
3.Durgun B. “The Foot Architecture and Biomechanics from Viewpoint of Shoe Design”. Anatomy,  Abstracts for the XXIV International Symposium on Morphological Sciences, Istanbul, 2–6 September, 2015, Volume: 9, Suppl: 2,  p. 127.”
4.Durgun B. “The Human Physical and Cognitive Roles in Automation Systems”.  Global Joint Conference on Industrial Engineering and Its Application Areas, İstanbul, Turkey 14 – 15 July 2016, Proceedings of the GJCIE p. 496
5.Durgun, B. “Anthropometric and Biomechanic Modeling for Ergonomic Design of Medical Devices”.  AHFE 2016 International Conference, Florida, USA,  27–31 July 2016, Conference Proceedings, Abstracts, 00701773
6.Durgun B.  “İş Sağlığı ve Güvenliğinde Ergonomik Faktörler (The Ergonomic Factors in Occupational Safety & Health )”. 9th International Congress on Occupational Safety & Health (IX. Uluslararası İş Sağlığı ve Güvenliği Kongresi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) 6-9 Mayıs 2018, İstanbul.
7.Dere, F. ve B.D. Yücel, Spor Eğitimi İçin Fonksiyonel Anatomi, Okullar Kitabevi,Adana,  229 s. ISBN: 975-487-014-4, 1994.
8.Gülek, B, B. Durgun, H.T.E. Özer, Z.N. Alparslan, T. Sarpel ve E. Erken, “ CT-based Morphometric Data of L3-L5 Vertebrae: Anatomic and Surgical Approach”, Neurosurgerly Quarterly, 17, 92–97, (2007)
9.S. Kumar, and Y. Narayan. Torque and EMG in rotation extension of the torso from pre-rotated and flexed postures.  Clinical Biomechanics. 21, 920–931 (2006). 
10.Hoe VC, Urquhart DM, Kelsall HL, Sim MR. Ergonomic design and training for preventing work-related musculoskeletal disorders of the upper limb and neck in adults. Cochrane Database Syst Rev. 2012 Aug 15;2012(8):CD008570.
Prof. Dr. Behice Durgun

Son Yazılar