Kızamık en bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarından biridir, kızamık virüsüyle temas eden bireylerin yaklaşık %90’nına hastalık bulaşır.
Kızamık en bulaşıcı enfeksiyon hastalıklarından biridir, kızamık virüsüyle temas eden bireylerin yaklaşık %90’nına hastalık bulaşır. Gelişmekte olan ülkelerde kızamık olan çocukların yaklaşık %1’i hastalık veya komplikasyonlardan kaybedilir. Beş yaşın altındaki çocuklarda ve 30 yaşın üzerindeki yetişkinlerde ciddi komplikasyonlar daha sık görülür. Aşı öncesi dönemlerde büyük salgınlar yapması ve ciddi düzeyde ölümlere ve sekellere yol açması nedeniyle tarihsel süreçte çok korkulan bir hastalık olmuştur. Döküntülü hastalıklar arasında 1. Hastalık olarak da adlandırılmıştır.
ABD’de kızamık aşısı 1963’de rutin uygulamaya girmiş, 1971’de KKK kombine aşısı olarak düzenlenmiştir. Aşılama ile hastalık büyük oranda azaltılmıştır. Ancak çok bulaşıcı bir hastalık olmasına rağmen aşılamada isteksizlikler nedeni ile aşılanma oranlarının azalması ve buna bağlı olarak kızamık vakalarında artışlar, hatta salgınlar görülebilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) değerlendirmesine göre; 2017’de dünya çapında kızamığa bağlı 110,000 ölüm olduğu, son 2 yılda dünyada toplam kızamık olgularında giderek artış olduğu ve 2019’da bir önceki yıla göre bildirilen olgu sayılarında genelde ortalama %300 artış olduğu belirtilmektedir. Söz konusu yıllarda DSÖ Afrika bölgesindeki artışın %700, Avrupa bölgesinde %300, Amerika bölgesinde % 60, Doğu Akdeniz bölgesinde ise %100 olduğu bildirilmiştir. DSÖ’ye göre ülkelere göre değişmekle birlikte, bildirilen olguların gerçek olguların %10’undan az olduğu tahmin edilmektedir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2022 yılında bir açıklama yaparak ilerleyen süreçte kızamık vakalarında önemli bir artış olabileceğine ilişkin uyarıda bulunmuştu. Bunun nedeni olarak da COVID-19 salgınına bağlı, aşılara erişimde aksamalar artan eşitsizlikler ve rutin aşıların yapılmamasını göstermişti. DSÖ’ye göre 2021 yılında dünya çapında yaklaşık 40 milyon çocuk kızamık aşısının bir dozunu kaçırdı. Bu çocuklardan 25 milyonu ilk doz, 14,7 milyonu ise ikinci doz kızamık aşısını olmadı.
Bu sene Avrupa’da 17 ülkede Nisan ayına kadar kızamık vakaları bildirimleri oldu. Şubat 2023’e kadar bildirilen 900 vakanın 2022’nin tamamı için bildirilen vaka sayısından fazla olduğu dikkat çekti. Verilere göre, son 12 ayda Rusya, Tacikistan ve Türkiye’nin sırasıyla 414, 610 ve 466 vaka ile en çok kızamık vakası bildiren ülkeler arasında yer aldığı açıklandı. Avustralya, Sırbistan, İngiltere ve Özbekistan’da da 2023’ün başından bu yana vakalarda artış görüldü. Bu ülkeler de COVID-19 salgınının başından bu yana kızamık aşıları da dahil olmak üzere rutin aşılarını kaçıran çocukları belirlemek ve aşılamak için çeşitli kampanyalar yürütüyor.
Türkiye’de 2023 yılının ilk dört ayında kızamık ön tanısıyla 2005 kişinin incelendiği 1440 tanının doğrulandığı ve 242 kişinin hastaneye yatırıldığı açıklandı. Bir yaş ve altı vakaların neredeyse tamamının, 1 ila 4 yaş arasındaki vakaların ise yarısından fazlasının aşısız olduğu belirlendi. Bu vakaların artışı sonrası Sağlık bakanlığı yaptığı açıklamada tüm vaka temaslıların izlendiğini, vaka görülen yerlerde eksik aşılı ve aşısız çocukların aşılandığını açıkladı. Sağlık bakanlığı ayrıca bir salgının olmadığını ve göç nedeniyle kızamığın arttığını vurguladı. Bölgesel olarak bakıldığında en fazla vakanın %86 ile İstanbul’da olduğunu belirtti.
Kızamık, burun ve boğaz salgısı (öksürme ve hapşırma) ile yakın ve doğrudan temas yoluyla yayılır. Kızamıklı birisi aşılanmamış yakın temasta bulunduğu 10 kişiden 9’una kızamığı bulaştırır. Ve döküntünün başlamasından dört gün önce ve döküntü ortaya çıktıktan dört gün sonraya kadar bulaşıcıdır. Kızamığın ilk belirtisi genellikle virüse maruz kaldıktan yaklaşık 10 ila 14 gün sonra ortaya çıkar. Dört ila yedi gün arasında yüksek ateşle seyreden hastalığa burun akıntısı, öksürük, kırmızı ve sulu gözler eşlik edebilir. Gelecek birkaç gün içinde genellikle yüz ve boyun çevresinde kırmızı döküntüler meydana gelir ve daha sonra bu döküntüler bütün vücuda yayılır. Hasta kişiye döküntünün başlamasından itibaren 5 gün solunum izolasyonu uygulanmalıdır.
Kesin Kızamık vakaları, bildirimi zorunlu hastalık grubunda yer alır. Bu nedenle sağlık bakanlığı bildirimi mutlaka yapılmalıdır. Sağlık bakanlığı kızamık sürveyansı genelgesine göre makülopapüler döküntüsü olan tüm hastalar kızamık şüpheli hastalardır ve bu hastalarında şüpheli vaka olarak bildirimleri yapılmalı, gerekli örnekler alınmalıdır. Bu hastalara da döküntüden itibaren 5 gün solunum izolasyonu sonuçlar çıkana kadar uygulanır. Evde uygulanan solunum izolasyonun da hasta kişinin ayrı bir odada olması yeterlidir.
Ülkemizde rutin kızamık aşısı uygulaması 1970 yılında başlamıştır. 1987 yılına kadar 8. ve 15. aylarda iki doz şeklinde uygulanan kızamık aşısı, DSÖ nün gelişmekte olan ülkelerde kızamık aşısının dokuzuncu ayda tek doz önerisi ile 1987-1998 yılları arasında dokuzuncu ayda tek doza indirilmiştir. 1998 yılından itibaren ise tekrar iki doz kızamık aşısı uygulanmaya başlanmıştır. Günümüzde KKK olarak yapılmaktadır ancak geçmişte tekli kızamık aşısı da uygulanmıştır. Üçüncü doz KKK aşısına rutin olarak gerek yoktur. İkinci dozdan sonra ortalama %95’in üzerinde bağışıklık oluşmaktadır. Yapılan araştırmalarda başlangıç aşılamasından 11 yıl sonra ve ikinci aşılamadan 15 yıl sonraya kadar antikor saptandığı, antikor seviyesi düşse bile virüsle karşılaşıldığında %84 oranında tekrar antikor yanıtının oluştuğu görülmüştür.
Daha önce en az 2 doz KKK aşısı yapıldığı belgelenmeyen bir çocukta aşılama konusunda belge veya kanıt yoksa aşı yapılmamış kabul edilerek usulüne uygun aşı tamamlanmalıdır. Bu durumda KKK aşısı yapmak için serolojik teste rutin olarak gerek yoktur.
Kızamık, erişkin aşı takviminde yer almaktadır. Ancak erişkinlerde kızamık aşısı yapıldığına ya da kızamık geçirdiğine dair kanıt varsa ya da laboratuvar tetkikleri ile dökümente edilmiş ise aşıya gerek yoktur. Ancak; yakın zamanda olası veya kesin kızamık vakasıyla teması olan ya da salgın durumu, bir sağlık kuruluşu ya da bakım evinde çalışma, yükseköğretim kurumlarında öğrenim görme, temas riskinin yüksek olduğu uluslararası seyahat planlama durumlarında serolojik test yapılmaksızın en az 28 gün arayla 2 doz KKK aşısı önerilmelidir. Yapılan bildirimlere göre erişkin yaş grubundaki vakaların %8’ini sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Bu nedenle özellikle tüm sağlık çalışanları ivedilikle aşılanmalıdır. Gebeler kesinlikle aşılanmaz ve aşılanan kişinin 1 ay gebe kalmaması gerekir.
Sonuç olarak iş yerlerinde kızamıklı hasta teması olan çalışanla karşılaşma durumunda , serolojik kanıt yoksa zaman kaybetmeden aşı önerilmelidir. Temaslı olan erişkine solunum izolasyonu ise önerilmez.
Kaynaklar:
-
www.cdc.gov/globalhealth/measles/globalmeaslesoutbreaks.ht, Erişim tarihi: 2 Şubat 2020.
-
www.cdc.gov/measles/about/history.html. Erişim Tarihi: 27 Aralık 2020.
-
www.who.int/immunization/newsroom/measles-data-2019/en/ , Erişim tarihi: 5 Şubat 2020.
-
Watson JC, Pearson JA, Markowitz LE, et al. An evaluation of measles revaccination among school-entry-aged children. Pediatrics 1996; 97: 613-8.
-
Beeler J, Varricchio F, Wise R. Thrombocytopenia after immunization with measles vaccines: review of the vaccine adverse events reporting system (1990 to 1994). Pediatric Infectious Disease Journal, 1996, 15:88–90.
-
Zipprich J, Winter K, Hacker J, et al. Measles outbreak–California, December 2014-February 2015. MMWR Morb Mortal Wkly Rep 2015; 64:153-4.








