728 x 90

Aşısı Bulunan İlk Bakteriyel Bulaşıcı Hastalık: Şarbon

Aşısı Bulunan İlk Bakteriyel Bulaşıcı Hastalık: Şarbon

Şarbon, hayvanların kaydedilen en eski hastalıklarından biridir. 1863 yılında tanımlanmıştır. 1881’de Louis Pasteur tarafından aşısı bulunan ilk bakteriyel bulaşıcı hastalıktır.

Şarbon, hayvanların kaydedilen en eski hastalıklarından biridir. 1863 yılında tanımlanmıştır. 1881’de Louis Pasteur tarafından aşısı bulunan ilk bakteriyel bulaşıcı hastalıktır. Bildirimi zorunlu hastalıklardan olan şarbon salgınlar yapabilmekte ve biyolojik silah olarak kullanılabilmektedir. Adı, cilt şarbonunda oluşan yaranın siyah renginden dolayı Yunanca “kömür” kelimesinden gelmektedir. Hastalığın etkeni olan Bacillus antrachtis spor formu da bulunan bir mikroorganizma olup; spor formu doğa koşullarında 50-60 sene canlılığını ve bulaşıcılığını muhafaza etmektedir.

Tüm dünyada yaygındır ancak Orta Doğu, Batı Afrika, Orta Asya, Güney Amerika ve Haiti bölgelerinde endemik ya da hiper endemiktir, rezervuarı bulaş olan topraktır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yılda 2.000 ila 20.000 insan vakası bulunduğu tahmin edilmektedir. Dünya’daki en büyük salgın 1979-1985 yılları arasında Zimbabwe’de 10.000 vaka olarak raporlanmış ve 182 ölüm meydana gelmiştir.

Türkiye’de, 1960’tan 1969’a, 10.724 insan şarbonu vakası bildirilirken bu sayı yıllar içinde azalarak 2007’de 262, 2008’de 126 ve 2009’da 132 şarbon vakası bildirimi yapılmıştır. Olgular daha çok Orta ve Doğu Anadolu bölgelerinde, özellikle Kars, Erzurum ve Van’da görülmüş, ağustos ve eylül aylarında pik yapmıştır. Bildirilen vakaların hemen hemen hepsi deri şarbonu olgularıdır. Deri şarbonu ile salgınlar bildirilmiştir.

Şarbon, etkenin alım yoluna bağlı olarak; deri şarbonu, akciğer şarbonu ve gastrointestinal şarbon olmak üzere 3 temel klinik formla ortaya çıkar.

Deri şarbonu tüm şarbon vakalarının %95’ten fazlasını oluşturmaktadır. Yine lezyonların %90’ından fazlası deride yüz, boyun, el ve kollarda yerleşir. Sporlar deriye sıyrık, kesi ve böcek ısırığı yoluyla girer.

Doğal şartlar altında sıcakkanlı hayvanlardan; beygir, sığır, koyun ve domuzlar arasında çok yaygın olarak görülebilir. Hastalığa en çok sığırlar duyarlıdır. Genç hayvanlar, ergin ve yaşlılardan daha duyarlıdırlar. Açlık, yorgunluk, uzun yolculuk, fazla sıcak ve soğuk, iyi beslenememe, fena bakım, organik bozukluklar, şap vb. viral hastalıklar, iç parazitler ve diğer stres faktörleri hastalığın çıkış ve yayılışında önemli rol oynarlar. Hastalık rutubetli, bataklık ve sıcak bölgelerde diğer bölgelerden daha çok görülür. Önleyici tedbirler alınmazsa büyük kayıplara yol açar.

Şarbon insanlara endüstriyel, tarımsal ve laboratuvar ortamından bulaşır. Ülkemizde farkında olmadığımız endüstriyel bulaş özellikle deri, kürk ve yün işlemleri sırasında sporların solunum ile alınması şeklinde olabilir. Tarımsal alanda bulaş genelde meslek hastalığı olarak kasaplar, çiftçiler, veterinerler ve hayvancılıkla uğraşanlarda enfekte materyal ile temas sonucu görülür.  Özellikle enfekte hayvanın bünyesinde bulunan sporların (eti, derisi, kılları, tüyü, sekresyon ve atıklarının) deri ile temas sonucu (genelde bütünlüğü bozulmuş deriden) girerek ülkemizde en sık gördüğümüz deri şarbonu yapar. Enfekte etlerin çiğ olarak tüketimi veya iyi pişmeyen etlerin yenilmesi ile gastrointestinal şarbon görülür. Son zamanlarda damar içi ilaç kullananlarda veya burundan eroin çekenlerde şarbon olguları bildirilmiştir.  Sinek ve bazı vektörler ile de cilt şarbon bulaş olguları bildirilmiştir.

Korunmada; Şarbon basili hayvanlarda saptandığı zaman o bölge karantina alınır ve 3 yıllık bir izlemle hayvanlar aşılanır.  Şarbon sporları doğada çok uzun süre soğuğa ve sıcağa dayanıklı olarak kaldığı için mesleki risk altında olanların 3 doz aşılanması, salgınlarda veya yer değiştirme durumunda hayvanların aşılanması ve hijyenik şartlar bulaşı önleyecektir. Kuvvetli toksin ve hızla ilerleyen klinik tablo şarbonun biyoterörist ajan olarak kullanımına yol açmıştır.  Hastalık ile ilgili görseller ve panik yapmadan halkın bilinçlenmesi kişisel koruyucu önlemler hastalığın yayılmasını önler.  Hasta hayvanlar öldürülür ve cesetleri yakılır veya kireçli çukurlara gömülür. Çukurlar derin olmalıdır. Yüzeyde olursa şarbon sporları solucan ve böceklerle toprak yüzeyine taşınabilirler. Hayvan sürülerini şarbon sporları bulaşık olan otlaklardan uzaklaştırmalıdır. Buradaki otlar yakılmalıdır.

Bireylerin et ihtiyacının, veteriner hekim tarafından gıda denetim sertifikası olan ve kontrollü besicilik yapan kurumlardan, marketlerden karşılaması, güvenilir yerlerden alınmış etlerin iyi pişirilmesi, parça etlerin (biftek, pirzola gibi) iyi pişmiş şekilde tüketilmesi, uygun etlerin düdüklü tencerede basınçlı ortamda pişirilmesi, elinde yarası olanların çıplak elle etle ve yün, deri, kemik gibi hayvansal ürünlerle temas etmemesi, gerekirse lateks eldiven kullanması önerilir. Genel olarak et ve etle temas eden aletlerin ve ev eşyalarının, çiğ tüketilecek besinlerle temasına dikkat edilmeli ve gerekli temizlik yapılmalıdır. Çiğ etle temas sonrası eller su ve sabunla yıkanmalıdır.

Şarbonun, hasta hayvanlardan süt eldesi sorunlu olduğu için süt ve süt ürünleri ile bulaşma riski düşüktür. Ancak çeşitli etkenlerle sporların açık sütlere bulaşma ihtimali göz ardı edilmemelidir. İyi kaynatılmış, pastörizasyon ve UHT ile işlenmiş sütler güvenle tüketilebilir. İnsandan insana bulaş bildirilmemiştir.

KAYNAKLAR

  • Henderson DA, Inglesby TV, O’Toole T, Bartlett JG, Borio L. Management of Anthrax. CID. Volume 35, Issue 7, October 2002, Pages 851–858.
  • Daniel R. Luceyand Lev M. Grinberg. Goldman-Cecil Medicine, 294, 1920-1923. 25th ed. 2016.
  • Murray PR, Rosenthal KS and Pfaller MA. Medical Microbiology, Chapter 20, e1. 202-208. 8th ed. 2016
  • Martinand G J, Friedlander AM. Mandell, Douglas, and Bennett’s Principles and Practice of
  • Doğanay M, Metan G. Human Anthrax in Turkey from 1990 to 2007. Vector-Borne and Zoonotic Diseases. 2009, 9(2): 131-140
  • Demiraslan H, Borlu A, Sahin S, Buyuk F, Karadag Y, Doganay M, Sahin M. The epidemiological investigation and control of an anthrax outbreak in a village in Central Anatolia, Turkey. Pathogens and Global Health, 2017, Volume 111, 2017 – Issue 4. 206-211
  • Ozden K, Ozkurt Z, Erol S, Uyanık MH, Parlak M. Cutaneous anthrax patients in Eastern Anatolia, Turkey: a review of 44 adults cases. Turk J Med Sci, 2012; 42 (1): 39-45Infectious Diseases, 8th ed. 2391-2409. 2015. Elsevier Churchill Livingstone, Philadelphia.
  • Ünüvar EK, Akgün Karapınar DB, Namdar ND. Evaluation of cutaneous anthrax cases during an outbreak in the east region of Turkey. Turk J Medsci 2016, 46: 1475- 1480
  • Meriç M, Wıllke A. Gebze’de şarbon. Turkish Journal of Infection. 2008; 22 (1): 1-9
Uz.Dr. Rezan Harman Günerkan

Rezan Harman 1977 Malatya doğumludur.  Evli ve 1 çocuk annesidir. İlk, Orta ve Lise eğitimini Mersin’de tamamladı. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Harman, uzmanlık eğitimini, Akdeniz Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümünde tamamladı. Şanlıurfa ve Gaziantep’te çalıştıktan sonra 2018 yılından itibaren Mersin’de Toros Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak çalışmaktadır. Sanko Holding’ te 2014-2018 yılları arasında iş yeri hekimliği yaptı. 2020 yılından itibaren Tez Medikal’ e bağlı olarak işyeri hekimi olarak hizmet vermektedir.