728 x 90

Çalışma Hayatında Kadına Yönelik Psiko-Sosyal Baskılar

Çalışma Hayatında Kadına Yönelik  Psiko-Sosyal Baskılar

Kadınlar eski çağlardan bu yana her dönemde emekleriyle ve çalışmalarıyla varlıklarını ortaya koymuşlardır.

Kadınlar eski çağlardan bu yana her dönemde emekleriyle ve çalışmalarıyla varlıklarını ortaya koymuşlardır. Çalışmak ve gelir elde etmek, erkekler için olduğu kadar kadınlar için de temel bir insan hakkıdır. Ancak, kadınlar işe giriş aşamasından başlayarak erkeklere nazaran dezavantajlı durumda olmakta ve çalışma hayatlarında çeşitli sorunlara maruz kalmaktadırlar.

Tarihsel sürece ve günümüz koşullarına bakıldığında, kadınların çalışma hayatına katılma sürecinde erkeklere nazaran daha fazla engelle karşılaştıkları kabul edilen bir gerçektir. Kadın emeğinin ücretlendirilmesi Sanayi devrimiyle başlanmış ve ücretli işçi olarak çalışma hayatına girmişlerdir. Kadınlar çalışma hayatına girmeleriyle aile içerisinde özgürleştirirken, iş ortamında karşılaştıkları ayrımcı uygulamalardan dolayı da çeşitli sorunlar yaşamaya başlamışlardır.

Dünyada 40 yıl önce ücretli işlerdeki erkek sayısı kadınların 2 katından fazlayken, bugün her 3 erkeğe karşı 2’den fazla kadın çalışmaktadır. Kadınlar, gelişmiş ülkelerde hizmet sektöründe, gelişmekte olan ülkelerde ise daha çok tarım sektöründe çalışmaktadır. Bu bağlamda, Afrikalı kadınların %80, Asyalı kadınların %73’ünün tarım alanında çalışmaktadır. Gelişmiş ülkelerde ise, sanayide çalışan her 4 kişiden 1’inin kadın olduğu görülmektedir. Danimarka’da kadınların % 45’i, İngiltere’de % 43’ü, Fransa’da % 42’si ücretli veya bağımsız bir işte çalışmaktadır.

İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi (1948) Madde 23 de, herkesin çalışma, işini özgürce seçme, adil ve elverişli koşullarda çalışma ve işsizliğe karşı korunma hakkı vardır, herkesin kendisi ve ailesi için insan onuruna yaraşır ve gereğinde başka toplumsal koruma yoluyla desteklenmiş bir yaşam sağlayacak adil ve elverişli bir ücrete hakkı vardır”. denilmesine rağmen araştırmalar, Avrupa’da kadınların erkeklerden % 15 oranında daha az ücret aldığını, kariyer açısından erkeklerin gerisinde olduğunu ve istihdamının, erkeklerinkinden % 14,4 oranında düşük olduğunu göstermektedir.

Günümüzde TUİK verilerine göre, 2023 yılında nüfusun %49,9’unu kadınların, %50,1’ini erkeklerin oluşturduğu, Hane Halkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre de 2022 yılında 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun istihdam oranının %47,5 olduğu görülmüştür. Bu oran kadınlarda %30,4 iken, erkeklerde %65,0 dir. Bu da kadınların istihdam oranın erkeklerin yarısından az olduğunu göstermektedir.

Yine aynı veriler 2022 yılında kadınların erkeklerden daha çok yarı zamanlı çalıştığını kadınların eğitim düzeyi arttıkça işgücüne katılımlarının da artmakta olduğun göstermektedir. Tüm bunlara ek olarak, cinsiyetler arası ücret veya kazanç farkına baktığımızda, tüm eğitim düzeylerinde erkekler lehine gerçekleştiği görülmektedir.

Yapılan araştırmalar, çalışma hayatına katılan kadınların, tüm iş risklerinin yanı sıra, psiko sosyal risklere de daha çok maruz kaldığını göstermektedir. Cinsiyet ayrımcılığı nedeniyle eğitim ve mesleki eğitimde eşitsizlik, iş bulma ve işe alınma, ücret, çalışma koşulları, işyerindeki tutumlar, terfi, işten çıkarma ve benzeri alanlarda ve kimi zaman mobbing ile birlikte görülebilmektedir. Günümüzde pek çok kadının işyerinde, kötü ve olumsuz davranışa, şiddete, baskı ve hakarete maruz kaldığı bilinmektedir.

Çalışma hayatında gerçekleşen her türlü duygusal taciz, korkutma, tehdit, gözdağı, alay, başkalarının önünde küçük düşürücü veya aşağılayıcı söz söyleme gibi çeşitli psikolojik saldırıları ve türlerini içeren davranışlar iş yeri şiddeti olarak ifade etmektedir. Bu durum, sosyal ve ekonomik yapıya zarar verdiği gibi örgüte bağlılığı ve verimliliği azaltmaktadır. Baskılar sonucu, kadınların kariyerlerinde ilerlemesi engellenebilir, iş yerinde stres ve endişe yaratabilir ve genel olarak psikolojik sağlıklarını etkileyebilir. Aynı zamanda özel yaşam, boş zaman, aile gibi tüm yaşam alanlarını da olumsuz etkileyebilmektedir.

İyi bir yönetim mekanizmasının olmadığı, örgüt kültürünün kurulamadığı iş yerlerinde görülebilen ayrımcı tutum ve davranışlar, disiplini sağlamak, verimliliği artırmak gibi nedenler öne sürülerek yapılmakta ve olağan hale getirilmektedir. Buralarda, kadına yönelik iş sağlığı ve güvenliği önlemleri arasında, psiko-sosyal risk etmenleri de yok sayılmaktadır.

Bir ayrımcılık türü olan mobbing, herhangi bir kültür veya cinsiyet ayrımı gözetmeksizin her işyerinde ortaya çıkabilen ve herkesin maruz kalabileceği son derece ciddi bir durum olmakla birlikte, çalışma hayatının başlangıcından beri var olan ancak çoğu kez görmezden gelinen, karmaşık, çok yönlü ve disiplinler arası bir sorundur. Çalışma hayatında mobbing kavramı, iş ortamındaki kişilere üstlerinden, eşit düzeyde çalışanlardan veya astları tarafından sistematik bir şekilde uygulanan kötü muamele, tehdit, şiddet, aşağılama gibi davranışları ifade eder.

Bu nedenle, iş yerlerinde cinsiyet eşitliği politikalarının güçlendirilmesi, çalışanlara cinsiyet temelli ayrımcılık ve taciz konularında eğitim verilmesi, şikayet mekanizmalarının etkin bir şekilde işletilmesi ve iş yerinde pozitif bir çalışma ortamının sağlanması önemlidir. Bu sayede kadınlar, iş yerindeki psikososyal baskılara daha etkin bir şekilde karşı koyabilir ve sağlıklı bir çalışma ortamında daha başarılı olabilirler.

Kaynaklar:

  • Birsen Aydın, Çalışma Hayatında Kadına Yönelik Mobbing, İzmir Ekonomi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü,Yüksek Lisans Tezi, İş Sağlığı Ve Güvenliği Yüksek Lisans Programı 2018-İzmir
  • Şeyda Şakiroğlu, Toplumsal Cinsiyet Bakımından İş Yaşamında Kadınlara Yönelik Mobbingin Sosyolojik İncelenmesi, nternational Social SciencesStudies Journal, (e-ISSN:2587-1587) Vol:9, Issue:113; pp:7473-7481. DOI: http://dx.doi.org/10.29228/sssj.70344 30 Nisan 2023
  • Ezgi CEVHERYrd. Doç. Dr. ,Umut Can ÖZTÜRK Dr. , Süleyman Demirel Üniversitesi, Isparta MYO, ş Yaşamında Kadınların Kadınlara Yaptığı Mobbing Üzerine Bir Araştırma, İnsan Ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi Cilt: 4, Sayı: 4, 2015 Sayfa: 860-876
  • Fatmanur AKSÖZ, Müzeyyen EROĞLU DURKAL, Çalışma Hayatında Kadınların Karşılaştıkları Sorunlar: Kayseri İlinde Çalışan Kadın Öğretmenler Üzerine Bir Araştırma 141
  • Burcu Beycan, İşyerindeki Psikolojik Tacizin (Mobbing) KadınÇalışanlar Üzerindeki Etkisi
  • T.C. Aile Ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü, Uzmanlık Tezi 2014
  • Birgül Bilgin, Çalışma Yaşamında Kadın Ve Yasal Düzenlemeler,
  • Semra Yılmaz Türkiye’de Kadınların Çalışma Hayatındaki Yeri Ve Sosyal Güvenlik Hukuku Düzenlemeleri, Sosyal Çalışma Dergisi, Yıl: 2018, Cilt: 2, Sayı: 2, ss. 63-80
Dr. Hülya Çamlıbel

Dr. Hülya Çamlıbel 1962, Ankara doğumludur. 1986 Yılında Gazi Üniversitesi tıp fakültesinden mezun oldu. 1992 yılında TTB tarafından düzenlenen kurs sonunda işyeri hekimliği sertifikası aldı. 2000 yılında yine TTB tarafından düzenlenen B tipi İşyeri hekimliği sertifikası aldı. Daha sonra yarı zamanlı ve son 6 yıldır tam zamanlı işyeri hekimliği yaparken, birçok eğitim ve kursa katıldı. 2009 da İşletme yüksek lisansını tamamladı. Mezuniyet sonra Çanakkale AÇS/AP de mecburi hizmete başladı. RİA/MR kursuna katılarak, Çanakkale Aile planlaması kliniğinde eğitmen olarak çalıştı, daha sonra Sağlık Müdür yardımcılığı görevine başladı, il aşı sorumlusu ve aşıdan sorumlu müdür yardımcılığı yaptı. Bu sırada anne sütü ile ilgili yaptığı bir araştırma, uluslararası bir dergi de yayınlandı. Daha sonra 17 yıl Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi sağlık merkezinde çalıştı, çoğunlukla yöneticilik yaptı, bu sürede yarı zamanlı işyeri hekimliği görevleri oldu. Sporcu sağlığı kursu-ilkyardım eğitici kursu-seyahat sağlığı kursuna katıldı. Medikolar sempozyumunda, sunum yaptı ve ÇOMÜ sağlık merkezinde gençlik merkezi kurulmasında çalışarak, ODTÜ ve Anadolu üniversitesi ile ortaklaşa çalışmalar yapıldı, akran eğitimi ve alkol madde kötüye kullanımı konusunda çalıştı. İlkyardım eğitim merkezi mesul müdürlüğü yaptı. ÇOMÜ İktisat Fakültesi İşletme bölümünde tezli yüksek lisans yaptı. Daha sonra aile hekimi olarak çalışmaya başladı, Bu arada, aile hekimliği derneği yönetim kurulu üyesi ve Çanakkale Tabip Odası yönetim kurulu başkanlığı, TTB aile hekimliği kol yürütmesinde görev yaptı. 2017 yılında emekli oldu. Tam zamanlı İlk Dost OSGB-Elma OSGB-Hakan OSGB bünyesinde işyeri hekimliği görevini sürdürdü. Ergonomi eğitim ve kurslarına katıldı ( TTB ergonomi kursu),yüksekte çalışma, İleri endüstriyel hijyen ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), İş’te Psikososyal Sağlık ve Güvenlik Öğrenme ve Gelişim Platformu (ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), Mesleki Epidemiyoloji ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi) eğitimlerini tamamlayarak sertifika aldı. İzmir Tabip Odası işyeri hekimliği komisyon yürütmesinde çalıştı, halen İşyeri hekimleri Derneği Yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. 07.02.2022 tarihinden bu yana halen Tezmedikal bünyesinde tam zamanlı işyeri hekimi olarak çalışmaktadır. İTO komisyon çalışmaları ve İşyeri hekimliği Dernek yönetim kurulu çalışmaları içeresinde online eğitimler hazırlayarak sundu, 2022 İzmir Büyük Şehir Belediyesi İş sağlığı sempozyumunda, hazırlık komitesinde görev aldı, Tez Medikal ergonomi kurulunda görev aldı. 2022 Eskişehir’de düzenlenen Ergonomi Kongresine katıldı.

Son Yazılar