728 x 90

Yeni Çağın Hastalığı: Zona

Yeni Çağın Hastalığı: Zona

Varicella-zoster iki komponent içeren bir virüstür. Birinci kısmı varicella – suçiçeği, ikinci komponenti herpes zooster-zona içerir.

Varicella-zoster iki komponent içeren bir virüstür. Birinci kısmı varicella – suçiçeği, ikinci komponenti herpes zooster-zona içerir. Bu virüsü primer enfeksiyonu erken çocukluk döneminde alıp geçirenlerde, insan vücudunda dorsal kök ganglionları içinde saklı kalır ve hayatınızın herhangi bir döneminde özellikle stres gibi bağışıklık sisteminizi direkt veya dolaylı yoldan olumsuz etkileyen klinik tablolarda ağrılı, bir sinir trasesi boyunca içi su dolu kabarcıkların ortaya çıkışı ile karakterize tabloya zona denir. Bu aslında bir rekürren enfeksiyondur. Bu saklı kaldığı bölge baş boyunda ise, beyin iltihabı, göz ve kulak tutulumu (Ramsey -Hunt sendromu) ile ölümcül veya sakat bırakacak klinik tablolara sebep olabilir. Eğer şanslı iseniz baş boyun bölgesi tutulumu dışında gövde de seyreden lezyonlar hayatı tehdit etmez ama post herpetik nevralji (herpes sonrası ağrı sendromu) dediğimiz, uykusuzluğa sebep olacak kadar şiddetli ağrı tablolarına sebep olabilir. Çoğu hastada ciddi gündelik aktiviteyi etkileyen, yaşam konforunu bozan bu klinik tabloda tedavisi ve takibi çok zorlayıcıdır.

İstatistiklere göre zona insidansi 1000’de 3.4’dür, ancak son 20 yılda kademeli ve istikrarlı bir şekilde görülme sıklığı tüm ülkelerde artmaktadır.  Bu artış daha çok yaşlı nüfusun artışına ve çalışma hayatında stress  artışına bağlanmaktadır. Çalışan yaş ortalaması artışı ile de görülme sıklığı direkt ilişkilidir. Toplumun yaklaşık %30’u hayatı boyunca en az bir kez zona enfeksiyonu geçiriyor. Bunların yarısından çoğu gövdede görülürken, ikinci en sık tutulum yeri baş-boyun bölgesidir. Olguların tahminen %30’unda post herpetik nevralji görülmektedir. Zona ataklarının %90’ından fazlası 60 yaş üstünde görülür. Bu nedenle 50 yaş ve sonrasında aşı önerilmektedir. Sahada iki tipte aşı mevcuttur. Canlı atenüe (Zoostavax) ve rekombinant aşı (Shingrix). İleri yaşlı (>70 y) ve bağışıklığı baskılanmış hastalara canlı atenüe aşı uygulanmaz. Yaş aralığının dar olması (50-70 y) ve aşılanma sonrası zona atağı riski nedeni ile çoğu ülkede zona aşılaması denilince en yaygın kullanılan rekombinant aşı olmuştur. Bu aşı rekombinant antijen olması dışında ayrıca adjuvan ile kuvvetlendirilmiştir. Adjuvan ve antijenin paket içinden ayrı flakonda çıkması bazen uygulama açısından kafa karışıklığına sebep olmaktadır. Adjuvan sıvı formda olup, liyofilize antijen ile karıştırılır, 2 veya 6 ay ara ile iki doz omuzdan kas içine uygulanır. Hatırlatma dozu gerektirmez, %90 oranında da zona atağını önleme ve zona sonrası ağrıyı önleme etkisi olduğu klinik çalışmalarda gösterilmiştir. Zona aşısı 2006’dan beri ABD’de uygulanmaktadır, 2010 yılından beride çoğu Avrupa ülkesinde erişkin bağışıklama takviminde yerini almıştır.

Zona aktif atak sırasında içi sıvı dolu keseleri oldukça bulaşıcı virüs partikülü içerir. Bu bulaş daha çok solunum yolu ile su çiçeğine duyarlı (aşısız, bağışıklığı baskılanmış) kişiler için ölümcül olabilir. Bu durumda 96 saat içinde varicella zooster immün globülin uygulanması gereklidir. Temas sonrası ise, her ne kadar etkinliği tartışma konusu olsa bile, yedi gün boyunca asiklovir, valasiklovir veya famsiklovir verilebilir.

Zona cilt döküntülerinde en sık görülen tablolardan biri de; ciltte sekonder bakteriyel enfeksiyonlardır. Bu çoğunlukla kurutlanma döneminin başında ciltte olan gram pozitif bakterilerin sebep olduğu bir durumdur. Kurutları ılık su ve sabun ile yumuşatmak ilk stratejidir. Eğer cilt ve cilt altında yaygın enfeksiyon bulgusu var ise, lokal antiseptik solüsyonlar bakteri yükünü azaltmak için kullanılabilir, ağızdan verilecek antibiyotik tedavisi klinik duruma göre tercih edilebilir.

Prof. Dr. Alper Şener

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Lütfen * ile işaretlenmiş alanları doldurunuz.