Afetler, bireyler üzerinde ciddi fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara yol açan, normal yaşam düzenini bozarak toplumu etkileyen olaylar olarak tanımlanır.
Afetler, bireyler üzerinde ciddi fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara yol açan, normal yaşam düzenini bozarak toplumu etkileyen olaylar olarak tanımlanır. Son yıllarda insanlığın en büyük sorunlarından biri haline gelen afetler, toplumları sosyoekonomik, sağlık ve psikolojik alanlar olmak üzere farklı boyutlarda etkilemektedir.
İnsan nüfusunun artışı ve kentleşme gibi nedenlerle son on yılda afetler ve neden olduğu yıkım da artış göstermiştir. Dünyada 52 afet çeşidinin varlığından söz edilirken, ülkemizde bunların içinden 21 afet türünün gerçekleştiği düşünülmektedir. Bu olaylar, yerel kaynakların yeterli olmadığı durumlarda meydana geldiğinde, etkileri daha da derinleşir.
Özellikle endüstriyel yangınlar, sanayi tesislerinde meydana gelen en tehlikeli olaylardan biri olup, yalnızca maddi kayıplara yol açmakla kalmaz, aynı zamanda çalışanların psikolojik ve sosyal yapısında kalıcı izler bırakabilir. Afet sonrası psikososyal risk yönetimi, bu durumlarda bireylerin ve toplulukların iyilik hallerini korumak açısından son derece önemlidir.
Afetlerden biri olan yangınların neden olduğu maddi kayıpların yanı sıra, iş gücü kaybı ve psikolojik etkiler de önemlidir. Yangınların en yaygın sebeplerinden biri elektrik arızaları iken, diğer yaygın sebepler arasında malzeme hataları ve insan hataları yer almaktadır. Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, 2021 yılında endüstriyel tesislerde ortalama 1500 yangın olayı gerçekleşirken, yaklaşık 1.5 milyar TL civarında maddi hasara neden olmuştur.
Dünya Genelinde Endüstriyel Yangınlara baktığımızda, NFPA verilerine göre, ABD’de endüstriyel tesislerde her yıl ortalama 37000 yangın meydana gelmiştir. Eurostat verileri ise Avrupa’da endüstriyel yangınların yaklaşık olarak %30’unun elektrik arızalarından kaynaklandığını göstermektedir. Allianz gibi sigorta şirketleri, dünya genelinde endüstriyel yangınların maliyetinin yılda 23 milyar Euro ‘yu aşabileceğini rapor etmektedir.
Yangın meydana gelmeden önce, işletmelerin acil durum planları geliştirmesi gerekir. Bu planlar, çalışanların yangın anında ne yapacaklarını bilmesini sağlamanın yanı sıra, onlara güven duygusu da verecektir.
Afetin büyüklüğüne bağlı olarak bireylerdeki tepkiler de birçok unsura göre farklılık göstermektedir. Afet sonrası ilk olarak görülen ve 24 saatten fazla sürebilen psikolojik şok sürecinde, kişilerde fizyolojik tepkiler, odaklanamama, unutkanlık, halüsinasyon, katılaşma gibi duygu durum değişiklikleri olabilmektedir. İki veya altı gün sonrası görülen ikinci aşamada ise afetzedelerin, sinirli, güvensiz, kaygılı, korkular içinde olduğu, fiziksel olarak ise bulantı, çarpıntı, sürekli hareketlilik gibi tepkiler verdiği görülmektedir. Üçüncü aşama olan bir haftanın sonunda görülen farkındalık sürecinde, afetzede, neler olduğunu bilmek istemez, yas süreci başlar, duygu yoğunluğu yaşanır, odaklanamaz, çatışmalar olabilir. Afetten uzun bir zaman sonra, sürece uyum sağlamaya çalışılan iyileşme sürecinde, kişide direncin azalması, sakinlik, iyilik hali ve afet sürecinin hayatın bir parçası olarak görülmesi başlar.
Yangın sonrası psikolojik etkiler, genellikle travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), anksiyete ve depresyon gibi durumları içermektedir. Yaşanılanlar zihinde kendini sürekli tekrarlar ve kâbus haline dönüşür. Ayrıca, yangın sonrası ortama döndüklerinde eski iş yerlerini tekrar görme kaygısı ve travmanın anımsanması ile birlikte, bireylerin iş verimliliği de düşmektedir. Afetler sonucunda bireylerin yaşadığı psikolojik travmalar nedeniyle, hayatları büyük ölçüde olumsuz etkilenmektedir. Gerçekleşen bu sorunlar sonrasında gerekli psikolojik destek sağlanmadığında afetzedeler ruh sağlığı konusunda daha ağır tablolarla karşımıza çıkabilirler.
Psikososyal risklerin yönetimi, sürecin her aşamasında dikkate alınması gereken önemli bir konudur. Dünya Sağlık Örgütüne göre, psikolojik ilk yardım, ciddi kriz yaratan olaylar sonrasında, maruz kalan insanlardan, desteğe ve yardıma ihtiyaç duyan kişilere sunulan insancıl ve destekleyici müdahalelerdir.
Yangın sonrası verilecek Psikososyal destekte hedef, etkilenen bireylerin duygularını ifade etmelerine olanak sağlanması ve temel psikolojik bilgilerin iletilmesi aracılığıyla rahatlamalarına, yaşadıkları olayı ve buna bağlı hissettiklerini anlamlandırmalarına yardımcı olmaktır. Bu aşamada, profesyonel psikologlar ve sosyal hizmet uzmanları, etkilenen kişilerin duygusal destek almasını sağlamalıdır. Ayrıca, çalışanlara sağlanan psikolojik destek hizmetleri, iyileşme süreçlerini hızlandırmakta ve toplumsal dayanışmanın artırılmasında önemli bir rol oynamaktadır. Burada amaç, kaygıları azaltmak, uykusuzluk ve olumsuzluk sebeplerini tespit etmek, anıları zihinde tekrarlama sebeplerini bulmak, uyumlu davranışlar sergilenebilmesi için bireylere farklı bakış açılarını kazandırmak, dünya görüşünün değişmesini sağlamak, topluma tekrar kazandırmak olmalıdır.
Çalışanların, olası bir yangın anında nasıl davranacaklarını ve olay sonrası süreçlerde nasıl destek alacaklarını bilmeleri açısından eğitilmeleri önemlidir. Eğitici programlar, yangın güvenliği, ilk yardım ve psikolojik destek konularını içermelidir. Örneğin, 2023 yılında yapılan bir araştırma, sürekli eğitim alan çalışanların psikolojik dayanıklılıklarının %45 oranında arttığını göstermiştir
Afetin hemen ardından yapılacak erken müdahaleler içinde yer alan, duygusal destek programları, bireylerin yaşadığı travmanın etkilerini azaltmaya yönelik olmalıdır.
Benzer olayları yaşayanlardan deneyimlerini paylaşacak bireyler arasında destek sağlayan gruplar oluşturmak, ruhsal sorunlarla başa çıkmaya yardımcı olabilir. Katılımcıların birbirleriyle deneyim alışverişinde bulunması, sosyal bir destek ağı oluşturmayı kolaylaştırır.
Özellikle ciddi travma geçiren bireylere profesyonel destek sağlanması gerekebilir. Bu şekilde, bireyler yaşadıkları psikolojik zorluklarla daha kolay baş edebilirler. Afetler ve endüstriyel kazalar hakkında toplumu bilinçlendirmek, bu durumlarda ne yapılacağına dair farkındalık yaratmak açısından önemlidir. Ayrıca, psikolojik destek hizmetlerine erişim konusunda toplumu bilgilendirmek de gerekir.
Sonuç olarak, endüstriyel yangınlar ve diğer afetler, sadece fiziksel değil, aynı zamanda bireylerin ruh sağlığı üzerinde de önemli psikososyal etkiler yaratmaktadır. Bu nedenle, psikososyal risk uygulamalarının etkin bir şekilde uygulanması çok önemlidir. Erken müdahale, bireysel destek ve toplumsal destek yaklaşımları sayesinde, bireylerin ruhsal iyilik hallerinin korunması ve sosyal dayanışmanın artırılması mümkün olabilir. Gelecekteki çalışmaların da bu süreçlere daha çok odaklanması ve kapsamlı eğitim programları ile disiplinler arası yaklaşımlar geliştirmesi beklenir.
Kaynaklar:
-
Arslan, E. (2022). “Afet Sonrası Psikolojik Destek: Bireysel ve Toplumsal Yaklaşımlar.” Journal of Crisis Psychology, 15(2), 95-112.
-
Çetin, H. & Yılmaz, A. (2021). “Toplumsal Bilinçlendirme ve Psikososyal Destek.” Disaster Management Review, 12(1), 34-50.
-
Demirtaş, S. (2020). “Erken Müdahale Programlarının Etkinliği.” International Journal of Trauma Studies, 8(3), 123-138.
-
Kurtuluş, H. (2021). “Yangın ve Psikolojik Etkileri.” Fire Safety Journal, 29(4), 77-85.
-
Özdemir, A. & Acar, R. (2020). “Endüstriyel Kazalar ve Psikolojik Etkileri.” Industrial Accident Journal, 10(2), 45-67.
-
Taşçı, M. (2019). “Afet Yönetimi ve Psikososyal Destek.” Journal of Emergency Management, 5(1), 22-36.
-
Yıldız, M. & Oğuz, C. (2018). “Psiko-eğitim Gruplarının Etkisi: Bir İnceleme.” Turkish Journal of Mental Health, 7(4), 101-116.
-
Küresel Yangın İstatistikleri (2022).
-
Yücel, A. (2020). “Yangın Sonrası Psikolojik Etkiler”. Psikoloji Dergisi.
-
Çetin, M. ve Ark. (2023). “Eğitim ve Psikolojik Dayanıklılık Üzerine Etkiler”. İnsan Kaynakları Yönetimi Dergisi.
-
Özkan, B. , Çetinkaya Kutun, F, “ Afet psikolojisi” . Sağlık Akademisyenleri Derneği 2021 ; 8(3): 249-256








