728 x 90

Erzincan’ın İliç İlçesindeki Çöpler Altın Madeni’nde Meydana Gelen Toprak Kayması

Erzincan’ın İliç İlçesindeki  Çöpler Altın Madeni’nde Meydana Gelen  Toprak Kayması

Erzincan ili, İliç ilçesi sınırları dahilinde, Lidya madencilik ile Kanada asıllı …

Erzincan ili, İliç ilçesi sınırları dahilinde, Lidya madencilik ile Kanada asıllı SSR Mining firmalarının ortaklığında faaliyette bulunan Anagold Madencilik firması tarafından altın üretimi yapılan Çöpler Altın Maden İşletmesinde 2010 yılında fiili altın üretim faaliyetlerine başlanmış olup, o tarihten bu yana üretim faaliyetleri sürdürülmektedir.

Sahada, kazı yöntemleri ile üretilen altın cevherini de içeren kayaç kırma-eleme işlemleri ile boyutlandırılarak yığın haline getirilmekte ve içerisindeki altın cevherini elde etmek amacıyla, siyanür kullanılarak yığın liçi işlemi ile altın kazanımı gerçekleştirilmektedir.

Üretime başlandıktan bugüne kadar sahada tek bir yığın liç alanı kullanılmakta olup, 2014 ve 2021 yıllarında hazırlanan ÇED Kapasite Artışı Projeleri ile yığın liç tesisi için de kapasite artışı talebinde bulunulmuş ve her iki talep de Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca uygun bulunarak onaylanmıştır. Projenin başlangıcında planlanan yığın liç alanı kapasitesi 34 milyon ton olup, 2014 yılındaki kapasite artışı ile 73 milyon tona, 2021 yılındaki kapasite artışı ile 85,3 milyon tona yükseltilmiştir. Söz konusu kapasite artışları sonucunda yığın liç alanı her biri 8 metre yükseklikte yaklaşık 34 basamaktan oluşan toplam yüksekliği ise 250 metreyi aşan devasa bir yüksekliğe ulaşmış durumdadır. Meydana gelen kaza bu devasa büyüklüğe ulaşmış olan yığın liç alanının sadece bir bölümünün doğu-batı yönünde çift taraflı kayarak akması sonucunda oluşmuştur. Kalan yığının da kayma riski bulunmakta olup arama-kurtarma çalışmalarını da riskli hale getirmektedir.

Olayın meydana geldiği tarihten önce kaymanın yaşandığı alanda yarık ve çatlakların oluştuğu, iş güvenliği uzmanı ve çalışanlar tarafından işverene bu konuda bilgi verildiği resmi ağızlarca da doğrulanmış olmasına rağmen sahanın tamamen tahliye edilmediği, liç yığını akıntısı altında kalan 9 işçinin hayatının riske edildiği anlaşılmaktadır.

Yığın liçi uygulamalarında en önemli hususlardan biri yığının stabilitesinin ve duraylılığının sağlanmasıdır. Stabiliteyi etkileyen en önemli faktörler ise yer seçimi, yığın liç alanı tasarımı, mevsimsel koşullar ve sıvılaşmanın önlenmesidir. Çöpler altın madeninde yaşanan kazada, her iki kapasite artışı ile yığının yüksekliğinin devasa boyutlara ulaştığı, stabilitenin ve duraylılığın sağlanmasının oldukça zorlaştığı çok açıktır. Ayrıca, kazanın gerçekleştiği bölümde oluşan yarık ve çatlaklardan, kayan liç yığının suya doymuş bir çamur yığını şeklinde akmasından anlaşılacağı gibi yoğun sıvılaşmanın gerçekleştiği, liç yığınına siyanürlü çözelti uygulanmasına devam edildiği, yer yer basamak yüksekliklerinin 8 m’yi aştığı, yapılan projeye göre çalışmaların sürdürülmediği, sahada yer hareketlerini izlemek için kurulan radarın akmanın gerçekleştiği Sabırlı deresi bölümünü izlemediği görülmüştür.

Yığın liç alanının tabanı kil tabakaları ve jeomembran serilerek geçirimsiz hale getirilmek zorundadır. Ancak, yığın liç alanından kayarak akan yaklaşık 10 milyon m3’lük siyanür içerikli yığın geçirimli doğal ortamla temas halindedir. Söz konusu siyanürlü çözelti içeriğinin, gerek temas halinde bulunduğu doğal ortamın geçirimli yapısından kaynaklı olarak toprağa karışması gerekse de yağmur ve kar suyu ile taşınarak yeraltı sularına ulaşması, yeraltı suları ile birlikte de Sabırlı deresine oradan da Fırat nehrine ulaşması riski bulunmaktadır.

Yığın liç alanı üretim yapılan ocağa yakın mesafede olup, ocakta üretim dinamit ile patlatma yapılarak sürdürülmektedir. Patlatmalardan kaynaklı vibrasyon etkisinin yığın liç alanında oluşan kaymaya doğrudan etkisi olmasa da tetikleyici etkisinin olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Çöpler altın madeninde sürdürülen madencilik faaliyetlerinin yoğunlukla taşeron firmalar aracılığıyla yürütüldüğü, sahada farklı işleri yürüten 7 ayrı taşeron firmanın faaliyette bulunduğu da gelen bilgiler arasındadır.

Olayın gerçekleşmesinin ana nedeni, iki kez kapasite artışı yapılarak liç yığını üzerindeki yükün arttırılması, yüksekliğinin yaklaşık 250 metre üzerine çıkarılması sonucunda stabilite ve duraylılığının sağlanmasının oldukça zorlaştığı, sıvılaşmayla birlikte oluşan yarık ve çatlaklara rağmen gerekli tedbirlerin alınmaması ve acil eylem planının devreye sokulmamasıdır.

İkinci ve üçüncü yığın liç alanı oluşturmak yerine mevcut yığın liç alanı kullanılarak iki kez kapasite artışını yapan, oluşan deformasyon üzerine işçilerin ve iş güvenliği uzmanının uyarılarına rağmen faaliyetler devam etmiştir.

Yığın liç alanından kayarak geçirimli doğal ortam üzerine akan yaklaşık 10 milyon m3’lük siyanür ve ağır metal içeren yığının çevre ve insan sağlığına olası etkilerinin izlenmesi için bölgenin yeraltı suyu haritası çıkarılmalı, etki alanından, kontrol kuyularından, Sabırlı deresi ve Fırat nehrinden periyodik olarak numuneler alınarak ölçümlerin yapılması, sonuçların şeffaf olarak kamuoyu ile paylaşılması gerekmektedir.

Madencilik faaliyetlerinin yürütüldüğü işletmelerde gerçekleşen bu tür olaylarda arama-kurtarma faaliyetleri herhangi bir mesleki tecrübesi ve uzmanlığı bulunmayan AFAD personeli yerine, maden mühendisleri gözetiminde uzman madenci ekipleri tarafından yürütülmek zorundadır.

OLAYIN ÇEVREYE OLAN ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİMESİ

Erzincan İliç ilçesi Çöpler altın madeni ocağının bulunduğu Munzur Dağı kuzey yamacı morfolojik yapısı tamamen bozulmuştur. Maden pasaları (artıkları) dağın yamacından aşağıya Sabırlı Deresi vadisine dökülmektedir. Sel sularının sahaya girişinin engellenmesi, yıkanmadan sonra oluşacak asit maden drenajı oluşumuna karşı önlem olarak drenaj sistemi, toplama havuzu gibi sistem oluşturulmalıdır. Atık barajı eğimli bir yamaç üzerindedir. Maden sahası yamaçtaki meşe yoğun ağaç ve bitki örtüsünün tamamen sıyrılmış, mevcut ağaçlar da kesim yapılmıştır. Meşe ağaçları en çok karbon emen ve bu özelliğiyle küresel ısınmada önemli rolü olan ağaçlardır.

Maden alanına sınır İliç merkezi, Çöpler, Sabırlı ve Bahçe köyleri, yine maden işletmesine sınır alt kotta Karasu Nehri, Bağıştaş ve İliç barajları yer almaktadır.

İliç altın madeninde dore altın+gümüş ve bakır keki üretildiği belirtilmektedir. Cevher mineralleri içerisinde “altın’’dan başka, gümüş, bakır, arsenik, kurşun, çinko, pirit, pirrotin, kalkopirit gibi sülfür mineralleri de bulunmakta olup, bunlar asit maden drenajı oluşumuna yol açarlar. Yağmur sularıyla yıkanan pasalardan süzülen asidik sular ve ağır metalce zengin sedimentler doğrudan Karasu Nehri’ne ve baraj sularına karışma olasılığı bulunmaktadır.

İliç altın madeninin kirlettiği Karasu / Fırat Nehri sınır aşan sudur. Atatürk barajından sulanan Harran Ovası tarım alanları başta olmak üzere, Suriye ve Irak toprakları da kirlilikten etkilenecektir.

ALTIN MADENİNDE SİYANÜR KULLANIMI

Siyanürlü su havuzlarında altın çözüldükten sonra içinde altın partikülleri olan siyanürlü su havuzda biriktirilir ve o havuzdaki karışım altın işleme tesisine alınarak işlenir. İçindeki altını alınmış olan siyanürlü su ise başka bir havuza alınarak orada biriktirilir ve temiz su yerine bu su kullanılır. Yani altın işleme tesislerinde 2 ayrı havuz bulunur, bu havuzların yapısı çok önemlidir. Bu havuzlar doğaya 3 şekilde zarar vermektedir.  

  1. Katı partikül olarak doğaya ve canlılara verdiği zarar,
  2. Sıvı olarak doğaya ve canlılara verdiği zarar; Sıvı olarak bildiğimiz gibi, siyanürlü su havuzlarında altını çözme esnasında havuzlardan herhangi bir şekilde toprağa sızabilir, Deprem, sel ya da herhangi bir patlama esnasında havuzlardaki çözeltinin kontrol edilememesi durumunda çevreye yayılarak doğaya ve canlılara zarar verebilir,
  3. Gaz olarak doğaya ve canlılara zarar verdiği. Havuzlardaki çözelti ısı etkisiyle ya da havuzların üstü kapalı değilse güneşin etkisiyle buharlaşarak çevreye yayılması ile birlikte doğaya ve canlılara zarar verebilir oluşan bu siyanürlü gaz bulutları yağmurla birlikte toprağa karışarak, bilahare içme sularına karışarak doğaya ve canlılara zarar verebilir
  4. Siyanür havuzu sızıntısında ya da yıkılmasında anlık çevre felaketi gerçekleşir; ancak sülfürlü maden pasalarında oluşan asidik suların etkileri ve yol açtığı zararları kat kat fazla olup, yıllar boyunca devam edebilir
  5. Yığın liç 10-30 mm ye kırılmış cevher üzerinde yapılır. Siyanür bazik ortamda pH 9,5 un üstünde tutulmak zorundadır. pH düşer ise HCN gazı çıkışına neden olur. Dünyada hiç bir altın madeninde, ister tank ister yığın liç olsun siyanür ile asit beraber kullanılamamaktadır.

Kaynak:

  • Bahri YILDIRIM Maden Mühendisi Maden Mühendisleri Odası A Sınıfı İSG Uzmanı 20.02.2024 tarihli raporu
Bahri Yildirim

Bahri Yıldırım, 1957 Zonguldak doğumludur. Hacettepe Üniversitesi Zonguldak Mühendislik Maden Mühendisliği Bölümünden 1982 yılında mezun oldu. TTK Genel Müdürlüğü Karadon Müessesinde Ocak Mühendisi olarak 1985 yılında göreve başlamıştır. Kariyerine İş Güvenliği Baş Mühendisliği, Etüd Baş Mühendisliği, İş Güvenliği Şube Müdürlüğü pozisyonlarında devam etti. 2006 Yılında A Sınıfı İş Güvenliği Sertifikası aldı. 2006 yılında TTK Genel Müdürlüğünden Emekli oldu. 2006-2011 yılları arası Madencilik özel sektöründe üretim müdürlüğü ve İSG Uzmanlığı yaptı. 2011 yılı İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Eğitici Belgesi aldı. 2014 yılından itibaren Tez Medikal OSGB’ de İSG uzmanlığı ve Petrol Ofisi Lokasyonlarında Proje Liderliği yapmaktadır.