Dünya nüfusunun yarısından fazlasını, çalışan nüfusun üçte birini oluşturan kadınlar, dünya gelirinin onda birine, yeryüzü varlığının ise yüzde birine sahipler.
Dünya nüfusunun yarısından fazlasını, çalışan nüfusun üçte birini oluşturan kadınlar, dünya gelirinin onda birine, yeryüzü varlığının ise yüzde birine sahipler. Ülkemizde 2022 yılında kadın istidamı %30,4 ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşmasına karşın, bu oran AB ve OECD ülkeleri verileri ile kıyaslandığında çok gerilerde kalmaktadır. Bu ülkelerde çalışan kadın nüfusunun %87sinin tarım-dışı sektörlerde çalışması, kalkınmada kadın gücünün önemini dolaylı da olsa göstermektedir.
Çalışma hayatındaki iş kazaları, meslek hastalıkları gibi tehlikelerin en aza indirilmesi ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanabilmesi için Anayasa başta olmak üzere çeşitli kanunlarda ve işlemlerde düzenlemelere yer verilmiştir.Anayasada kişilerin yaşına, gücüne ve cinsiyetine uygun olmayan işlerde çalıştırılamayacağı açık şekilde ifade edilmektedir. Küçükler, kadınlar ve ruhi ve bedeni yetersizliği olanların çalışma koşulları açısından özel önlemler aracılığı ile korunacağı belirtilmektedir (m.50).
6331 sayılı kanunda da işverenin risk değerlendirmesi yaparken genç, yaşlı, engelli, gebe veya emziren çalışanlar gibi “özel politika gerektiren gruplar” tanımı ile kadın çalışanların durumunu gözetmesi gerektiği ifade edilmiştir. (m.10/1-ç). Ayrıca kanunun 30/1-a maddesine dayanılarak özel grupların korunması amacına hizmet eden çok sayıda yönetmelik te yürürlüğe girmiştir. Çalışanların İSG Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelikte iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinde gebe ve emziren işçilerin ve özel politika gerektiren diğer çalışanların özelliklerinin dikkate alınması gerektiği belirtilmektedir (m.7/1). Ayrıca İşyeri Hekimi ve Diğer Sağlık Personelinin Görev, Yetki, Sorumluluk ve Eğitimleri Hakkında Yönetmelik’te işyeri hekiminin hamile çalışanların sağlık kontrolünü en geç altı ayda bir kez olacak şekilde gerçekleştirmesi ve işyeri hekiminin uygun bulması durumunda bu sürenin daha da kısaltılması gerektiği ifade edilmektedir (m.9).
Gebelik, çalışanlar ve işveren için erkek-egemen işgücü dünyasında geleneksel olarak yer almayan zorlukları temsil etmektedir.
Gebelikte çalışma şartlarının belirlenmesi bu durumda olan kadınların karşılaştıkları sorunların anlaşılmasının önemini göstermekte ve kadınları bu dönemde desteklemek için en uygun yöntemlerin belirlenmesi gereğini vurgulamaktadır.
Gebe, yeni doğum yapmış ve emziren çalışanların işyerinde yaptıkları işle ilgili olarak tehlikeli sayılan fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psikososyal etkenlerin varlığı değerlendirilmeli ve kadın çalışanların güvenlik ve sağlığı için gerekli önlemler alınmalıdır.
Fiziksel Riskler
Gebelikte karşılaşılan çevresel riskler işin gerektirdiği fiziksel şartları ve işin fiziksel ortamını kapsamaktadır. Etkinlikler tek başına uygunsuz yük ya da fötal anormalliklere yol açmasa da işin fiziksel güç gerektirmesi gebe anneyi etkileyebilir.
Düşme: Mesleki yaralanmaların en önde gelen nedenidir.Gebeliğe bağlı fizyolojik ve anatomik vücut değişkliklerine bağlı olarak işyerinde ve evde düşme olasılığı yükselmiştir ve gebeliğin 5.-7. aylarında en yüksek değerdedir. Yaklaşık olarak her dört kadından biri gebelikte düşme tanımlamakta, bu olayların da %23 kadarı iş ortamında meydana gelmektedir. Araştırmalar çalışan gebe kadınlardaki düşmelerin yiyecek hizmetleri, öğretim ve çocuk bakımı gibi düşme riski içeren mesleklerde daha belirgin olduğunu ortaya koymaktadır.
Düşme nedenleri meslekler için farklılık göstermekte; ancak kaygan zeminler, hızlı iş yapma, çocuk ya da bir eşyanın taşınması gibi gebelik dışı olarak tanımlanmaktadır.İşyerindeki ciddi düşmeler iş dışındaki düşmelere oranla daha yüksek yaralanma oranları, kemik kırıkları, acil servis bakımı, hastane yatışları ve daha uzun süreli işten uzak kalma ile sonuçlanmaktadır. Gebe kadınların yaklaşık %0,7 sinin işte düşme nedeniyle rapor kullandığı değerlendirilmektedir.
Artmış fiziksel iş gücü kullanımı pre-eklampsi ile ilişkili bulunmuştur. Tıbbi personel arasında yapılan bir çalışmada iş yerinde orta- yüksek derecede fiziksel aktivite bildirenlerde ciddi pre-eklampsi gelişme olasılığı hafif derecede fiziksel aktivite belirtenlere göre iki kat daha yuüksek bulunmuştur.
Gebe ve emziren çalışanların yaptıkları işle bağlantılı hareketleri, duruşları, zihinsel ve bedensel yorgunluğu en aza indirmek ve olası zararlı etkileri önlemek için;
Gebe çalışanın çalışma yerlerinin platform, merdiven gibi yüksek ve düşme tehlikesi olan yerlerde olmaması için gerekli önlemler alınmalıdır.
Gebe ve emziren çalışanların çalışma saatleri ve ara dinlenmeleri geçici olarak yeniden düzenlenmelidir. Söz konusu çalışanların çalışma saatlerinin gece süresine ve günün erken saatlerine rastlamaması için gereken önlemler alınmalıdır.
Çalışma bölgesi ve çalışma düzeni gebe ve emziren çalışanların postüral sorunlarını ve kaza riskini azaltacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Düşmelerin önlenmesi amacı ile olabildiğince oturarak çalışmaları sağlanmalıdır.
Gebeliğin durumuna göre yorgunluğun ve diğer postüral sorunların azaltılması ya da ortdan kaldırılması için dinlenme araları gereksinime göre daha sık ve uzun olarak düzenlenmelidir.
Gebe ve emziren kişilerin yalnız çalıştırılmaması esastır. Ancak zorunluluk halinde diğer çalışanlarla kolayca iletişim sağlayabilecekleri ortam oluşturulmalıdır.
Gebe çalışanın ayakta çalışması gereken işlerde mümkün olan durumlarda oturması sağlanmalı, sürekli oturarak, ya da sürekli ayakta çalışması engellenmelidir.Çalışmanın düzenlenmesinin mümkün olmadığı durumlarda dinlenme araları arttırılmalı, ayrıca gebeliğin gelişimine göre gerekli önlemler alınmalıdır.
Çalışma hızınn, saatlerinin ve işteki yoğunluğun çalışanın önerileri dikkate alınarak olabildiğince uygun hale getirilmesi içiin gerekli koşullar sağlanmalıdır.
Kimyasal Riskler
İşle ilgili bazı etkinlikler gebe çalışanları gebelik için zararlı olarak tanımlanmış kimyasallarla temas etmek zorunda kalmalarına neden olabilir. Akut karbon monoksit maruziyetinin fötal ölüm, anatomik malformasyonlar ve fonksiyonel bozukluklara yol açtığı çalışmalarda gösterilmiştir. Deri iş kolunda kullanılan klorofenol ve aronatik aminler gibi solventlerin düşük doğum tartısı ile ilşikileri gösterilmiştir. Radyasyonun yüksek maruziyet derecelerinde spontan abortus, fötal gelişme geriliği, mental retardasyon ve kanser ile ilişkili riskleri destekleyen veriler değişik çalışmalarda ortaya konulmuştur. Bu çalışmalarda iyonizan radyasyon maruziyeti riskinin fötal gelişim evresi ile bağlantılı olduğu, konsepsiyondan sonraki 2. ve 7. haftalar arası en yüksek riskli dönem olduğu belirtilmektedir.
Kanserojen, mutajen, çok toksik,toksik, zararlı,alerjik,üreme için toksik ve emzirilen çocuğa zararlı olabilen kimyasalların üretildiği, işlendiği, kullanıldığı işlerde gebe ve emziren kişilerin çalıştırılmaları esas olarak yasaktır.
Ancak, çalışanın çalıştırılmasında zorunluluk varsa ve teknik olarak bu maddeler daha az zararlı olanlarla değiştirilemiyorsa, gebe işçi mutajen ve üreme için toksik maddelerle, emziren işçi emzirilen bebeğe zararlı olabilen kimyasalların dışındaki maddelerle ancak her türlü önlem alınarak ve sağlık durumları ile maruziyet düzeyleri sürekli kontrol altında tutularak çalıştırılabilir.
Gebe ve emziren çalışanların güvenlik ve sağlığı için tehlikeli sayılan kimyasal ve fiziksel etkenlerin çalışan üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi sonucu risklerin en aza indirilebilmesi için;
Gebe ve emziren işçi iyonize radyasyon kaynaklarının bulunduğu yerlerde çalıştırılmamalı, bu gibi yerlere girişlerde sağlık ve güvenlik işaretleri yönetmeliğine uygun olan levhalar konulmalıdır.
Gebe ve emziren çalışanın iyonize olmayan radyasyon kaynaklarından etkilenmesine karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
Gebe çalışanın ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde ve iş makinelerinde , delicilerde çalıştırılmaları yasaklanmıştır. Vücudun alt kısmını , özellikle karın bölgesini etkileyen düşük frekanslı uzun süreli titreşim ve sürekli sarsıntıdan etkilenmesine karşı gerekli önlemler alınmalıdır.
Gebe çalışanın çalıştığı ortamdaki gürültü düzeyinin, en düşük maruziyet etkin değeri olan 80 dB(A) yı geçmemesi sağlanmalıdır.Eğer gürültü düşürülemiyorsa, çalışanın yeri değiştirilmelidir.
Biyolojik Riskler
Gebe ve fötal sağlık açısından biyolojik etmen maruziyeti diğer bir önemli risk etkenidir. Gelişmiş toplunmlarda fötal anomalilerin başta gelen sebebi sitomegalovirüs infeksiyonlarıdır.Çocuk bakımı alanında ya da hemşire olarak çalışan kadınlar sitomegalovirüs infeksiyonu açısından en büyük risk altında olan gruptur. Bunun nedeni de 30 aydan küçük bebeklerin sitomegalovirüsü tükürük ve idrarla yaymalarıdır.Yapılan bir çalışmada bağışıklığı olmayan gebe kadınların %17’sinin bu parvovirüsle gebelikte infekte olduğu gösterilmiştir.
Gebe ve emziren çalışanların 10.06.2004 tarihli ve 25488 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Biyolojik Etkenlere Maruziyet Risklerinin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikte tanımlanan grup 2, grup 3 ve grup 4 biyolojik etkenlerin risk oluşturduğu yerlerde ve işlerde çalıştırılmaları yasaklanmıştır. Ancak çalışanın bağılşıklığı varsa işyeri hekimi tarafından değerlendirilerek çalışmasına izin verilebilir.
Genel çalışma koşulları ile ilgili olarak; gebe ve emziren çalışanın ve bebeklerinin sağlığını olumsuz etkileyecek şekilde elle yük kaldırma ve araçsız taşıma işlerinde çalıştırılmaları yasaktır. Bu tür işlerde Risk Değerlendirmesi gözden geçirilmeli, gerektiğinde iş değişkliği sağlanmalıdır.
Gebelik süresi boyunca hiç bir şekilde elle taşıma işi yaptırılmaz.
Gebe ve emziren işçi günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.
Son olarak
Yapılan çalışmalarda gebelikte kadınların en savunmasız oldukları zamanın ilk trimester olduğu gösterilmiştir. İşyeri hekimi gebe çalışanlar için işyerindeki risk ve tehlikeleri erken dönemde değerlendirerek gebe çalışanlara özel sağlık sorunlarını engellemede önemli bir role sahiptir. Ancak, gebe kadın çalışanlar gebeliğin erken dönemlerinde işyeri hekimine başvurmamaktadır. Yapılan bir çalışmada işyeri hekimine başvuru sırasındaki ortalama gestasyonel yaş 7.5 hafta olarak bulunmuştur. Bu geç bildirim nedeniyle, fötal gelişimin en önemli süresinde gebe çalışanlar işyerindeki tehlikelere maruz kalmış olmaktadır.
İşyerindeki tüm önleyici tedbirlerin başarılı olabilmesi için kadınları ve gebeliği destekleyen ve işyerindeki olumsuz sonuçları ortadan kaldıracak bir kurum kültürü oluşturulmalıdır. Gebelik ve iş ortamındaki olumsuz olabilecek koşullar gebe çalışanların “yetersiz” olarak sınıflanmasına karşı oluşturulacak proaktif bir yaklaşımla yönetilmelidir. İşyeri kültürü gebe ve emziren kadınların psikososyal sağlığı üzerinde ve doğumdan sonra işe dönme eğilimi açısından önemli bir etkiye sahiptir. Kadın ve gebeliği kucaklayan ve sosyal destek sağlayan kurum kültürünün iş tatminini çok yüksek oranlarda arttırdığı bildirilmektedir.
Kaynaklar:
-
TÜİK, Hanehalkı İşgücü Araştırması, 2022
-
RG, 30.6.2012,28339
-
Dunning K, LeMasters G, Levin L, Bhattacharya A, Aterman T, Lordo K. Falls in workers during pregnancy: risk factors, job hazards, and high risk occupations. Ann J Ind Med 2003;44:664-672.
-
Schiff MA. Pregnancy outcomes following hospitalisation for a fall in Washington State from 1987 to 2004. BJOG 2008;115:1648-1654.
-
Spinillo A, Capuzzo E,Colomna L, Piazzi G, Nicola S,Baltaro F. The effect of work activity in pregnancy on the risk of severe preeclampsia.. Aust N Z J Obstet Gynaecol 1995;35:380-385.
-
Norman CA, Halton DM. Is carbon monoxide a workplace teratogen? A review and evaluation of the literature. Ann Occup Hyg 1990; 34:335-347.
-
Goulet L, Theriault G. Stillbirth and chemical exposure of pregnant workers. Scand J Wrk Environ Health 1991;17:25-31.
-
Ahmed P, Jakkola JJ. Exposure to organic solvents and adverse pregnancy outcomes. Hum Reprod 2007;22:2751-2757.
-
Testud F,D’Amico A,Lambert-Chhum R, Garayt C,Descotes J. Pregnancy outcome after risk assessment of occupational exposure to organic solvents: a prospective cohort study. Repro Toxicol 2010;30:409-413.
-
Williams PM, Fletcher S. Health defects of prenatal radiation exposure. Ann Fam Physician 2010;82:488-493.
-
Harvey J, Dennis CL. Hygiene interventions for prevention of cytomegalovirus infection among childbearing women:systematic review. J Adv Nurs 2008;63:440-450.
-
Harger JH,Adler SP, Koch WC,Harger GF. Prospective evaluation of 618 pregnant women exposed to parvovirus B19: risks and symtoms. Obstet Gynececol 1998;91:413-420.
-
RG, 10.6.2004, 25488.
-
Equal Opportunity Commission. Tip of the Iceberg:Interim Report of the EOC’s Investigation Into Discrimination Against New and Expectant Mothers in the Workplace. London: European Union, 2004.
-
Centers for Disease Control and Prevention. Recommendations to improve preconception health and health care- United States : a report of the CDC/ ATSDR Preconception Care Work Group and the Select Panel on Preconception Care. MMWR Recomm Rep 2006;55:1-23.









Yorum Bırakın
E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Lütfen * ile işaretlenmiş alanları doldurunuz.