Metabolik sendrom (MetS), önemli bir halk sağlığı sorunudur. Aşağıdaki risk faktörlerinden en az üçüne sahip olmak MetS tanısını koydurur:
Metabolik sendrom (MetS), önemli bir halk sağlığı sorunudur. Aşağıdaki risk faktörlerinden en az üçüne sahip olmak MetS tanısını koydurur: hipertansiyon, abdominal obezite, yüksek açlık plazma glikozu, yüksek trigliseridler ve düşük HDL düzeyi.
2005 yılında, MetS, %5,6 ile %67 aralığında değişen prevalanslarla ortaya çıkan küresel bir salgın olarak ilan edilmiştir. 2018 yılında, MetS’in tahmini küresel prevalansı %25 idi ve artan bir eğilim göstermekteydi. MetS insidansı, tip 2 diyabetes mellitus (T2DM) insidansına benzemektedir ve yaşla birlikte artarak 65 yaş ve üstü kişiler arasında %25’e ulaşmaktadır.
MetS’e sahip olmak, ölüm oranında yükselmelere yol açarken, kardiyovasküler hastalık geliştirme riskini iki kat, Tip-2 Diyabet riskini beş kat artırır1.
İş Yerinde MetS
MetS’li çalışanlar, kalp krizi, felç, diyabet ve diğer kronik hastalıklar için daha yüksek risk altındadır. Bu hastalıklar, iş yerinde performansı ve verimliliği olumsuz etkileyebilir ve iş kazaları riskini artırabilir. MetS’li çalışanlarda kalp hastalığı, diyabet, inme, baş ağrısı ve yorgunluk da dahil olmak üzere bir çok hastalık ve semptom riski önemli ölçüde artar ve iş yerinde çeşitli sağlık sorunları yaşayabilir.
Büyük bir iş yerinde 29.08.2013 – 30.05.2023 tarihleri arasında gerçekleşmiş muayenelerde geçerli vücut kitle indeksi (VKİ) değeri bulunan 3680 çalışanın verileri üzerinde analiz yapılmıştır2. Bu çalışmada VKİ değeri 24,9’un (normal kilonun) üzerindeki değerler hesaba katıldığında toplam 1791 (% 48,67) çalışanın VKİ değerinin morbid obez, obez ve kilolu grubunda yer aldığı görülmüştür. Bu grupta hipertansiyon, dislipidemi ve bozulmuş glikoz metabolizması gibi faktörlere sıkça rastlanmıştır. Kilolu grubunun büyük kısmının obezite değerlerine yakın VKİ verilerine sahip olduğu gözlenmiş ve tekrarlayan muayenelerde artış görülmüştür. Çalışan nüfusu içerisinde MetS riskinin arttığını görmek İş Yeri Hekimliği açısından bizlere önemli görevler düştüğünü göstermektedir.
Kimler Risk Altındadır?
2023 yılında yayınlanan retrospektif bir kohort çalışmasında (n=31,615) MetS riski, gece vardiyasında çalışanlarda (tehlike oranı= 1.45; %95 güven aralığı (CI) =1.36-1.54) ve gürültüye maruz kalan işçilerde (1.15; 1.07- 1.24) anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur. Diğer bazı risk faktörlerine maruz kalmanın da yüksek MetS riski ile ilişkili olduğu görülmüştür. Bunlar dimetilformamid, asetonitril, trikloroetilen, ksilen, stiren, toluen, diklorometan, bakır, antimon, kurşun, bakır, demir, kaynak dumanı ve manganez olarak belirlenmiştir3. Öte yandan Çin Halk Cumhuriyetinde daha önce hipertansiyon hariç kardiyovasküler hastalık tanısı almamış otobüs sürücülerinin izlendiği bir çalışma (n=1014) yapılmış ve bu 8 yıllık boylamsal kohort çalışmasında, uzun çalışma saatleri, yüksek iş stresi ve aşırı yorgunluğu olan MetS grubu içerisinde kardiyovasküler hastalık riskinin en yüksek olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, MetS’i olmayan katılımcılarda mesleki psikososyal tehlikeler ile kardiyovasküler hastalık arasında ilişki olduğuna dair bir kanıt gözlenmemiştir4.
Evden Çalışma ve MetS
Covid-19 Pandemisi döneminde evden çalışanlarda kalp- damar sağlığı risklerini araştıran ve Tez Medikal’in de katkılarıyla AXA Sigorta – Marmara Üniversitesi işbirliği ile yapılan çalışmada evden çalışmanın damar hastalıkları riskini yükselttiği görülmüştür5.
Katılımcıların geneli, evden çalışma döneminde kilo almış, vücut kitle endeksi yükselmiş ve pandemi öncesindeki “normal kilo” kategorisinden “pre-obez” kategorisine geçiş yapmış, pandemi öncesi döneme göre kan yağlarında da artış saptanmıştır. Buna ek olarak evden çalışma döneminde katılımcıların, haftada ortalama 7 saat daha fazla çalıştığı, başka bir deyişle (psiko-sosyal risk olarak) haftada yaklaşık bir iş günü fazladan çalıştıkları gözlemlenmiştir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), uzaktan çalışma esnasında çalışanların sağlığını korumak için önlemlerin uygulamaya konulması için geçtiğimiz yıl bir uyarı yapmıştır6. “…Uygun biçimde planlama, örgütlenme, sağlık ve güvenlik desteği olmadığında, uzaktan çalışma, çalışanların akıl ve beden sağlığı ve toplumsal esenliği üzerinde önemli etkiler yaratabiliyor. Yalıtılmışlık, tükenme, depresyon, aile içi şiddet, kas-iskelet ve diğer yaralanmalar, göz yorgunluğu, sigara ve alkol tüketiminde artış, daha uzun süreli oturma ve ekran karşısında kalma, sağlıksız biçimde kilo alma gibi olumsuz sonuçlara yol açabiliyor… Uzaktan çalışanları bulunan işletmeler, uzaktan çalışma için özel programlar geliştirmeli, iş ve performansın yönetilmesine ilişkin önlemler ile bilgi ve iletişim teknolojileri, yeterli ekipman, genel sağlık, ergonomi ve psiko-sosyal desteğe yönelik iş sağlığı hizmetlerini birleştirmelidir…”
Vardiyalı Çalışanlarda MetS
Düzensiz veya normal gündüz saatlerinin (07:00/ 08:00 – 17:00/ 18:00) dışında herhangi bir çalışma vardiyalı çalışma olarak adlandırılır. Vardiyalı çalışanlar, küresel işgücünün yaklaşık %20’sini oluşturmaktadır. Vardiyalı çalışma, hizmetlerin devamını sağlamak için hastanelerde, endüstride ve diğer birçok temel hizmette vazgeçilmez olarak kabul edilir.
Vardiyalı çalışma topluma fayda sağlasa da, işçilerin uyanıklığı ve performansı bozulursa hem işçiler hem de toplum için tehlikeli olabilir. Vardiyalı çalışma, çalışanların fiziksel, zihinsel ve sosyal refahına zarar verir. Ayrıca, obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve MetS dahil olmak üzere yorgunluk ve uyku bozuklukları, duygudurum bozuklukları, gastrointestinal bozukluklar ve düşük ve erken doğum riskinde artış gibi çeşitli kronik hastalıklarla ilişkilidir.
Farklı zamanlarda yapılan 3 farklı meta-analiz ve bir prospektif kohort çalışmasında net bir şekilde görülmüştür ki, vardiyalı çalışma daha uzun sürelerle vardiya görevi alanlarda daha da belirgin olmak üzere gündüz çalışanlara göre MetS riskini iki kattan fazla artırmıştır. Ayrıca, gece vardiyaları, Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı tarafından insanlarda sınırlı kanıtlara, ancak hayvanlarda daha güçlü kanıtlara dayanarak “insanlar için muhtemelen kanserojen” olarak kabul edilmiştir7,8.
Sirkadiyen Ritm ve MetS İlişkisi
Enerji metabolizması, sirkadiyen ritimler, ortam ışığına maruz kalma, uyku/uyanıklık, açlık/tokluk ve dinlenme/aktivite döngüleri ile sıkı sıkıya bağlantılıdır. Yalnızca bitkilerin değil, hayvanların ve insanların da fizyolojisini günün dalgalanmalarına hazırlamaya yardımcı olan biyolojik bir saate sahip olduğu birçok araştırmacı tarafından saptanmıştır. Bu düzenli adaptasyon, Latince “etrafında” anlamına gelen circa ve “gün” anlamına gelen dies kelimelerinden kaynaklanan sirkadiyen ritim olarak adlandırılır. Ancak iç sirkadiyen biyolojik saatimizin nasıl çalıştığı bir sır olarak kalmıştır9. 2017 yılında Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash ve Michael W. Young sirkadiyen ritmi kontrol eden bu moleküler mekanizmaları keşfettikleri için Fizyoloji / Tıp alanında Nobel ödülünü almaya hak kazanmışlardır10. Çalışmalarında metabolik yolların ve hormon salınımının düzenlenmesinde ve aynı zamanda diğer birçok fizyolojik sürecin düzenlenmesinde rol oynayan ritmik günlük ekspresyona sahip bir dizi gen tanımlamışlar ve farklı dokulardaki sirkadiyen genlerin faz dışı ekspresyonu ile organizmadaki iç senkron bozukluğunu metabolik bozukluklarla ilişkilendirmişlerdir. Tanımlanan bu genler sayesinde MetS patogenezinde sirkadiyen dizilim bozukluğunun önemi ve bu yanlış hizalamanın MetS’li hastaların yönetimindeki etkilerini daha iyi anlamak mümkün olmuştur11.
Nasıl Başa Çıkmalı?
İşverenler, çalışanlarını MetS risk faktörleri açısından taramalıdır. Bu taramalar, MetS’i erken teşhis etmek ve tedaviyi başlatmak için önemlidir. İşverenler, çalışanlarına molalar ve esnek çalışma saatleri gibi uygun çalışma koşulları sağlamaya çalışmalı, sağlıklı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları için teşvik ve destek sağlamalıdır. Bu değişiklikler, kilo verme, düzenli egzersiz ve sağlıklı beslenmeyi içerebilir.
Tek veya kombine mesleki risk faktörlerine maruz kalma, MetS gelişme riskini artırabilir. Mesleki tehlikelere maruziyeti azaltmak ve MetS gelişmesini önlemek için çalışma koşulları izlenmeli ve iyileştirilmelidir. Klinik öncesi çalışmalardaki son gelişmeler, yaşam tarzı değişikliklerinin zamanlamasının önemli olduğunu ve MetS’li hastaları yönetirken dikkate alınması gerektiğini göstermektedir. Yiyecek ve egzersizin yalnızca miktarı ve kalitesi değil, zamanlaması da son derece önemlidir.
Öte yandan egzersizle ilgili mevcut kanıtlar, boş zamanlarda yapılan fiziksel aktivitenin tüm çalışanlar için faydalı olduğunu göstermektedir. Yüksek mesleki fiziksel aktiviteye sahip olanlarda düşük aktivitesi olanlara kıyasla daha büyük risk düşüşleri görülmüştür. Bu, boş zamanlarda yapılan fiziksel aktivite aracılığıyla işçilerin sağlığını iyileştirme girişimlerimizde farklı meslek grupları için özel müdahalelerin gerekli olabileceğini düşündürmektedir12.
MetS’de Tedavi, Egzersiz ve Beslenme Önerileri
MetS’in farmakolojik tedavisinde de zamanlama esastır. Bu gerçek, MetS’li hastalara yaklaşımda izlenmekte olan kılavuzlarda yeterince vurgulanmamaktadır. Sirkadiyen ritimler genellikle uyku-uyanıklık düzeninin düzenleyicileri olarak görülür, ancak vücuttaki birçok sistemin işlevlerinin düzenlenmesinde önemi giderek daha belirgin hale gelmektedir. Kilo kaybı için bu yeni stratejiye ilişkin öneriler üzerinde güçlü bir fikir birliğine varmak ve genel popülasyonda MetS insidansını azaltmak için gıda alımının zamanlamasını sirkadiyen saatle senkronize etmeye odaklanan daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır. Kronobiyoloji temelli egzersiz tedavisi yaklaşımına ilişkin kanıta dayalı önerilerle gelecekte gerçekleşecek değişiklikleri tahmin edebiliriz11.
MetS’de özellikle dislipidemi ve insülin direncinin oluşturduğu yüksek kardiyovasküler hasara karşı koruyucu önlemler içeren bireysel bir beslenme planı uygulanmalıdır. Kilolu ve obez çalışanlarda uygun bir tıbbi beslenme tedavisi ve fiziksel aktivite ile kilo kaybı sağlanmalıdır. Akdeniz diyeti önerilebilir. Beslenme değişikliklerindeki en önemli nokta, bu önerilerin bir yaşam biçimi olarak benimsenmesi gerekliliğidir13.
Akdeniz Diyeti
Özellikle enerjisi azaltılmış bir Akdeniz diyetinin, kilo kaybı ve bunun uzun vadeli sürdürülmesi için etkili bir strateji olduğu giderek daha çok belirginleşmektedir. Büyük bir çalışma, VKİ 27 ile 40 arasında olan MetS’li kadın ve erkekleri (55-75 yaş) içermektedir (n = 1521). Bu çalışmada, enerjisi azaltılmış bir Akdeniz diyetine ek olarak fiziksel aktivite uygulayan grubun verileri izlenmiştir. Çalışma grubu 6 ay içerisinde aktivite düzeylerini kademeli olarak günde en az 45 dakikaya (haftada 6 gün) çıkarmaya teşvik edilmiştir. Fiziksel aktivite programı, hafif yürüyüş veya orta yoğunlukta direnç egzersizlerini kapsamaktadır. Yakın tarihte yayınlanmış bulunan 3 yıllık ara sonuçlara göre, çalışma grubunun başlangıç vücut bileşenlerinde %5 veya daha fazla iyileşme gösterme olasılığı daha yüksek bulunmuştur (p <0.001)14.
Diyet, çoğunluğu meyve, sebze, kepekli tahıllar, fasulye ve tohumlar, az miktarda fındık ve sızma zeytinyağına ağırlık veren basit, bitki bazlı pişirilmiş öğünlerden oluşmaktadır. Zeytinyağı dışındaki yağlar nadiren tüketilir, şeker ve rafine gıdalar özel günler için saklanır. Kırmızı et, genellikle sadece bir yemeği tatlandırmak için az miktarda kullanılır. Omega-3 yağ asitlerinden zengin sağlıklı, yağlı balıklar yemek teşvik edilirken, yumurta, süt ürünleri ve kümes hayvanları geleneksel batı diyetine göre çok daha küçük porsiyonlarda yenir. Diyetin bir parçası olan yaşam tarzı değişiklikleri, arkadaşlarınızla ve ailenizle yemek yemeyi, yemeklerde sosyalleşmeyi, en sevdiğiniz yiyecekleri kendinizi vererek yemeyi içerir15.
Tablo 1’de MetS’li hastalara sirkadiyen saat göz önüne alınarak listelenmiş beslenme, egzersiz ve tedavi yaklaşım önerilerinin bir özetini inceleyebilirsiniz11. (Önemli not: Bu tablodaki bilgiler yazarların görüşleri ve bazı referanslara dayalı olarak düzenlenmiş olup, her hastanın farklı olabileceğini, dolayısıyla kararların tedavi eden hekim tarafından verilmesi gerektiğini göz önünde tutmak esastır.)
Çalışanlarda ciddi ve hatta ölümcül sonuçlar verme potansiyeli olan, önemli iş gücü kayıplarına yol açabilen MetS’le savaşta en temel yaklaşım yaşam standartlarının disiplinli bir şekilde ve kalıcı olarak değiştirilmesidir.
Kaynaklar:









