Lojistik, küresel üretim ve tüketim ağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu sektörde çalışanlar, malların ve hizmetlerin zamanında ve doğru yere…
Lojistik, küresel üretim ve tüketim ağının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu sektörde çalışanlar, malların ve hizmetlerin zamanında ve doğru yere ulaşmasını sağlarken, çoğu zaman zorlu çevresel koşullara maruz kalırlar. İklim değişikliğinin etkilerinin artmasıyla birlikte, bu çalışanların sağlığı ve güvenliği giderek daha fazla tehdit altında kalmakta, fiziksel ve zihinsel performansları olumsuz yönde etkilenmektedir. Aşırı sıcaklar, soğuk hava dalgaları, yağış, nem, fırtınalar ve diğer ekstrem hava olayları, çalışanların sağlığı için ciddi riskler oluşturarak dikkat dağınıklığı, yorgunluk, uyku hali ve motor becerilerinde azalma gibi sonuçlara yol açmakta, bu durum iş kazalarına zemin hazırlamaktadır.
Ayrıca, sıvı elektrolit dengesizlikleri, dolaşım sistemi sorunları ve diğer sistemik etkilenimler sonucu meslek hastalıkları ortaya çıkabilmektedir.
Açık veya yetersiz havalandırılan kapalı alanlarda çalışan depo görevlileri, sürücüler ve yükleme boşaltma personeli aşırı sıcaklara maruz kalabilir. Bu durum, vücut sıcaklığının dengesini bozarak halsizlik, baş dönmesi ve bilinç kaybına kadar varan ısı stresi ve devam etmesi halinde hayati risk taşıyan sıcak çarpması gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir ve zamanında müdahale edilmezse ölümle sonuçlanabilecek kalp krizine neden olabilir. Özellikle yaz aylarında, kamyon şoförleri, depo çalışanları ve açık havada çalışanlar, uzun süre yüksek sıcaklıklara maruz kalarak sıcak çarpması, dehidratasyon, baş dönmesi, yorgunluk, kalp rahatsızlıkları, böbrek yetmezliği ve hipertansiyon gibi sağlık sorunlarına daha duyarlı hale gelirler. Aşırı sıcaklar ayrıca konsantrasyon eksikliğine, hata oranlarının artmasına ve iş kazalarına zemin hazırlayarak verimlilik ve iş gücü kayıplarına ve yüksek sağlık maliyetlerine neden olabilir.
Araştırmalar, Amerikan Çalışma Güvenliği ve Sağlık İdaresi (OSHA)’nın aşırı sıcaklığa maruz kalan çalışanlarda sıcak çarpması ve dehidratasyonun yaygın olduğunu ve bu vakaların %60’ının uygun koruyucu ekipman kullanmayanlarda görüldüğünü gösteriyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO)’nun 2020 raporuna göre, aynı yıl dünya genelinde 231 milyon işçi sıcak hava dalgalarına maruz kalmış, bu da iş gücü kaybını %66 artırmıştır. Sıcak hava kaynaklı iş kazaları da artmıştır. ILO’nun 2019 tarihli raporu, aşırı sıcaklıklar nedeniyle 2030’da dünya çapında 80 milyon tam zamanlı iş günü kaybı beklendiğini ve bu durumun özellikle lojistik ve taşımacılık sektörlerini doğrudan etkilediğini belirtmektedir. Başka bir çalışma, sıcaklıklar 30°C’yi aştığında iş kazalarının %25 arttığını göstermektedir. Bu veriler, sıcak havanın iş kazalarını nasıl tetiklediğine dair önemli bir göstergedir. ILO’nun “Heat at Work: Implications for Safety and Health” raporu, aşırı sıcaklıkların iş kazalarını artırdığını ve uzun vadede kalp, solunum ve böbrek hastalıklarına yol açabileceğini vurgulamaktadır. BMC Public Health dergisindeki bir meta-analiz ise, kadın işçilerin aşırı sıcaklıklara erkeklere göre daha duyarlı olduğunu ve bu durumun üretkenlik kaybına neden olduğunu ortaya koymuştur.
Soğuk hava şartları, lojistik sektöründe çalışanlar için önemli sağlık ve güvenlik riskleri oluşturmaktadır. Uzun süreli soğuğa maruz kalmak, vücut sıcaklığının tehlikeli düzeylere düşmesine (hipotermi), el, ayak ve yüzde kalıcı doku hasarına (soğuk ısırması) neden olabilir. Ayrıca, solunum yolu hastalıkları, kas spazmları, eklem ağrıları, hipotiroidizm ve kas-iskelet sistemi bozuklukları gibi sağlık sorunlarını tetikleyebilir, bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyon riskini artırabilir ve fiziksel çalışmayı güçleştirebilir. Özellikle kamyon şoförleri ve açık alanlarda görev yapan personel, hipotermi, donma ve soğukla ilişkili kazalar açısından yüksek risk altındadır.
Dondurucu soğuklar zeminleri kayganlaştırarak düşme riskini artırır ve bu durum ciddi yaralanmalara yol açabilir. Çalışma Güvenliği ve Sağlık Dairesi (OSHA) tarafından 2020 yılında yayımlanan bir raporda, soğuk havalarda kayma ve düşme kaynaklı kazaların %35 oranında arttığı belirtilmektedir. Soğukla mücadele eden çalışanların dikkati dağılabilir, bu da özellikle kamyon şoförleri ve açık hava çalışanları arasında araç kazalarına neden olabilir.
İklim değişikliğinin belirgin bir sonucu olan ani hava değişimleri, lojistik sektöründe hem operasyonel aksaklıklara hem de sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Şiddetli hava olayları (fırtına, aşırı yağış, kar, sel) taşıma sırasında düşme, yük kayması gibi fiziksel yaralanmalara yol açabilirken; kar, buzlanma ve yoğun yağmur sürücülerin görüş mesafesini azaltarak ve yol tutuşunu düşürerek kazalara, maddi hasara ve çalışanların zarar görmesine neden olabilir. Bu olumsuz hava koşulları aynı zamanda çalışanlarda psikolojik stres yaratarak iş verimliliğini de düşürebilir.
Yüksek nem oranı, vücutta ısı birikmesine yol açarak sıcak çarpması riskini artırabilir. Bunun yanı sıra, nemli ve yoğun motorlu taşıt kullanımı nedeniyle hem maruz kalınacak hem de neden olunacak kirli hava koşulları, özellikle solunum yolu hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Astım, bronşit ve KOAH gibi kronik solunum yolu hastalıkları, kalp damar hastalıkları gelişebilir.
İklim değişikliğiyle birlikte sivrisinek, kene gibi hastalık taşıyıcı canlıların(vektörle taşıma) yayılma alanları genişlemekte, bu da lojistik personelini yeni sağlık tehditleriyle Sıtma, Zika, Dang gibi hastalıkların görülme sıklığının artması sonuçlarıyla karşı karşıya getirmektedir. Ayrıca taşımacılık yapan personel, farklı coğrafyalara gönderim yaptığı için riskin doğası gereği daha çok etkilenebilir.
Zorlu hava şartları, teslimat baskısı ve fiziksel zorlanma, lojistik çalışanların ruh sağlığını da etkiler. Uzun çalışma saatleri ve iklim koşullarına bağlı güçlüklere maruz kalmak stres ve tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Özellikle vardiyalı sistemde çalışanlar için sıcak ya da soğuk hava uyku düzenini bozabilir.
Yüksek nem, vücut ısısının artmasına ve sıcak çarpması riskinin oluşmasına zemin hazırlar. Yoğun motorlu taşıt kullanımıyla birlikte artan nemli ve kirli hava, solunum yolu hastalıkları (astım, bronşit, KOAH) ile kalp ve damar hastalıklarının ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.
İklim değişikliği, sivrisinek ve kene gibi hastalık taşıyan canlıların yayılım alanlarını genişleterek lojistik çalışanlarını sıtma, zika, dang gibi yeni sağlık tehditleriyle karşı karşıya bırakmaktadır. Özellikle farklı coğrafyalara taşımacılık yapan personel, bu risklerden daha fazla etkilenebilir.
Zorlu hava koşulları, teslimat stresi ve fiziksel yorgunluk, lojistik çalışanlarının ruh sağlığını da olumsuz etkileyebilir. Uzun çalışma saatleri ve olumsuz iklim şartlarına maruz kalmak stres ve tükenmişlik sendromuna yol açabilir. Vardiyalı çalışma sisteminde olanlar için sıcak veya soğuk hava, uyku düzenini bozabilir.
Lojistik sektöründe iklim şartlarının neden olduğu sağlık tehlikelerinden en fazla etkilenenler, çoğunlukla dış mekanda görev yapan, uzun süreli ve ağır fiziksel işlerde çalışan ve doğrudan çevre koşullarına maruz kalan personeldir. Bu riskleri en yoğun yaşayanlar arasında kamyon şoförleri, depo personeli, yükleme ve boşaltma ekipleri ile saha çalışanları yer almaktadır. Ek olarak, olumsuz hava şartlarında çalışmayı sürdüren kuryeler ve dağıtım görevlileri de önemli sağlık sorunlarıyla karşılaşmaktadır.
Lojistik firmaları, iklim değişikliğinin etkilerine karşı araçlarını ve depolarını güçlendirmelidir. İklim koşullarının yol açabileceği sağlık sorunlarını en aza indirmek için hem bireysel hem de kurumsal düzeyde etkili önlemler alınmalıdır. Bu risklerin azaltılması ve termal konforun sağlanması, zorlu iklim şartlarına bağlı sağlık sorunları ve iş kazalarının önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.
Çalışanlar, ortamın iklim koşullarına uygun kişisel koruyucu ekipmanlar kullanmalıdır. Bu ekipmanlar sıcaklık, soğuk, nem, hava kirliliği gibi faktörlere karşı koruma sağlar. Sıcak havada, şapka, güneş gözlüğü, UV koruyucu krem, rahat ve hafif giysiler tercih edilmeli, uzun süreli açık havada çalışanlara su hatırlatma sistemleri ve sıvı takviyesi sağlanmalı, özellikle araç kullananlar için klima veya soğutma sistemleri, soğutma havluları, düzenli su ve buz temin edilmelidir. Soğuk havada, termal giysiler, eldivenler, botlar, kulaklıklar ve kaymayı önleyen özel ayakkabılar sağlanmalıdır.
İklim koşullarına bağlı sağlık risklerini azaltmak için çalışma süreleri dikkatlice planlanmalıdır. Aşırı sıcak veya soğukta uzun süreli çalışmaktan kaçınılmalı, gerekirse çalışma saatleri ılıman zamanlara kaydırılmalı ve dinlenme süreleri artırılmalıdır. 2019’da yapılan bir bir araştırma, uygun dinlenme ve ortam koşullarıyla sıcaklığa maruz kalan çalışanların sağlık sorunlarının %50 oranında azaldığını göstermektedir.
Çalışanlar, iklim koşullarına bağlı sağlık riskleri konusunda eğitilmeli ve bilinçlendirilmelidir. Eğitimlerde sıcak çarpması, hipotermi gibi tehlikeler, korunma yöntemleri, belirtiler ve risklerle başa çıkma yolları anlatılmalıdır.
Depolar, araç kabinleri ve dinlenme alanlarında sıcaklık ve nem dengesini sağlayan iklim kontrollü ortamlar oluşturulmalıdır. Hava durumu verilerini izlemek ve erken uyarı sistemleri ile çalışanları bilgilendirmek için dijital araçlar kullanılabilir. Bu sayede aşırı hava koşullarına karşı önceden tedbir alınabilir. Bir lojistik firması, dijital sensörlerle izlediği sıcaklık değişimlerini takip ederek, araçlarda aşırı ısınma nedeniyle yaşanan sağlık sorunlarını %40 oranında azalttığını raporlamaktadır.
Hava durumu ve çevresel risk göstergeleri anlık olarak takip edilerek saha operasyonları bu verilere göre yönetilmeli, riskli saatlerde çalışmak azaltılmalı ve vardiya planlaması çevresel koşullara göre optimize edilmelidir.
İşyerindeki ortam iklim koşullarına uygun olarak düzenlenmeli, sıcak havalarda gölgelik alanlar oluşturulmalı, iç mekanlarda klima ve soğutma sistemleri kullanılmalı, araç klimaları düzenli kontrol edilmeli, soğuk havalarda ısıtma sağlanmalı ve sıcak içecekler sunulmalıdır. İyi düzenlenmiş iklimlendirme sistemlerinin çalışanların sağlık sorunlarını azalttığı görülmüştür.
Çalışanlara solunum fonksiyon testleri, kardiyovasküler sistem kontrolleri ve termal stres kaynaklı sağlık sorunlarının kontrolü için düzenli sağlık taramaları yapılmalı, çalışanlarının sağlığını korumak için sigorta ve sağlık politikaları oluşturulmalıdır. Bu, tıbbi masrafların karşılanması ve iş gücü kaybının önlenmesi açısından önemlidir.
Bu kapsamda sektöre özel bir “Lojistik Termal Stres Rehberi” oluşturularak termal risk faktörleri, sıcaklık, nem, giyinme önerileri, mola sıklığı, sıvı tüketimi ve riskli mesai saatleri gibi konularda standart uygulamalar sunulmalıdır.
Sonuç olarak, iklim değişikliğinin lojistik sektöründeki sağlık riskleri, çalışanların iş güvenliğini ve sektörün devamlılığını tehdit ettiği için ciddiyetle ele alınmalıdır. Bu risklerin azaltılmasında hem bireysel hem de kurumsal önlemler kritik bir rol oynamaktadır. Çalışanlar, koruyucu ekipman kullanımı, uygun çalışma saatleri ve eğitimler yoluyla sağlıklarını koruyabilirler. Şirketler ise çalışma ortamlarını iyileştirerek, dijital takip sistemleri kullanarak ve sağlık politikaları oluşturarak çalışanlarının sağlığını güvence altına alabilirler. Bu önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması, lojistik sektöründeki sağlık risklerini önemli ölçüde düşürecektir.
Sektördeki aktörlerin bu riskleri en aza indirecek tedbirler alarak daha sağlıklı ve dayanıklı bir çalışma ortamı yaratması, sürdürülebilirlik ve insan sağlığı açısından hayati öneme sahiptir. Özellikle termal stres gibi belirgin tehlikelere karşı sektörel kılavuzların hazırlanması ve iklim değişikliği ile mücadele politikalarına daha fazla odaklanılması, gelecekteki sağlık risklerini azaltmak ve iş verimliliğini artırmak adına lojistik alanında daha sürdürülebilir bir geleceğe yönelik önemli bir adım olacaktır.
Kaynaklar:
-
ILO, Physical Hazards, Heat in the workplace, 24 July 2014, Geneva.
-
The Ohio State University, Injury Prevention: Types of Cold Stress, 2011, Ohio.
-
Üner, M. H., & Yılmaz, İ. (2020). ISI STRESİ VE SIVI ALIMININ ÇALIŞAN SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÜZERİNE ETKİLERİ. OHS ACADEMY, 3(2), 129-134. https://doi.org/10.38213/ohsacademy.737672
-
Gürtay E, Çakmak İ, Sincar S, Kartal B. Lojistik Sektöründe İklim Şartlarının İş Sağlığı ve Güvenliği İle Çalışan Performansı Üzerine Etkileri; Kars ve Adıyaman İlleri Karşılaştırmalı Örneği. Gümüşhane Sağlık Bilimleri Dergisi. 2022;11(4):1344-56.
-
Beyan, A, Alıcı, N, Bediz, C. ve Çımrın, A. ( 2017). Thermal Risks and Occupational Health, Tepecik Education. And Research Hospital Journal, 27, 1-10.
-
Özaslan, B. (2011). Occupational Health and Safety Management System and A Study in Businesses Operating in the Logistics Sector. PhD Thesis. Istanbul University Institute of Social Sciences, İstanbul.
-
Occupational Health and Safety Law (2012). Official newspaper Law No. 6331
-
Social Insurance and General Heaalth Insurance Law No. 5510 (2006).
-
Bayazıt Hayta, A. (2007). The Effects of Working Environment Conditions on Business Efficiency, Journal of the Faculty of Commerce and Tourism Education, 1, 1-10.








