Mesleki sürücüler, yol taşımacılığı ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren, araç kullanımı mesleklerinin temelini oluşturan profesyonellerdir.
Mesleki sürücüler, yol taşımacılığı ve lojistik sektöründe faaliyet gösteren, araç kullanımı mesleklerinin temelini oluşturan profesyonellerdir. 2023 yılı itibarıyla, Türkiye’de yaklaşık 1,2 milyon SRC belgeli kamyon şoförü bulunmaktadır. Ancak, bu sürücülerin yalnızca 21.000’i uluslararası taşımacılık için gerekli SRC5 belgesine sahip olup, bu da uluslararası taşımacılıkta ciddi bir nitelikli şoför açığına işaret etmektedir.
Mesleki sürücüler, görevlerini yerine getirirken uzun süreli oturma, sürekli dikkat gerektiren sürüş, yükleme-boşaltma işleri ve zaman baskısı gibi çeşitli fiziksel ve psikososyal risk faktörleri ile karşı karşıya kalırlar. Mesleğin doğası çalışma koşulları nedeniyle onları çok sayıda kas-iskelet sistemi rahatsızlığı risk faktörüne maruz bırakmaktadır. Bu risk faktörleri arasında; postür sorunları (uzun süreli statik duruşlar, boynu ve gövdeyi öne veya yana çevirmek gibi uygun olmayan duruşlar), tüm vücut titreşimi ve yoğun sarsıntı, manuel yük elleçleme faaliyetleri ve psikososyal faktörler bulunmaktadır. Bunlara ek olarak, stresli çalışma koşulları, uzun sürüş süreleri, düzensiz uyku programları ve sürekli yorgunluk gibi faktörlere de maruz kalmaktadır. Yapılmış çalışmalar, bu risklerin kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, uyku bozuklukları, stres ve metabolik hastalıklarla ilişkili olduğunu göstermektedir. Sırt ve bel ağrısı, profesyonel sürücüler arasında en yaygın kas-iskelet rahatsızlığıdır. Özellikle kamyon, otobüs ve taksi şoförlerinde bel bölgesi rahatsızlıkları diğer meslek gruplarına kıyasla daha sık görülmektedir.
Sürüş sırasında uzun süreli oturma ve statik duruşlar nedeniyle kasların sürekli gerilim altında kalması bel, sırt ve boyun ağrılarını artırır. Hareketsiz şekilde oturmak, özellikle bel ve sırt kaslarını sürekli gerilim altında tutar. Bu durum kas yorgunluğu, omurga basıncının artması ve disk dejenerasyonu riskini doğurur. Omurlar arası diskler üzerindeki basınç uzun süreli oturma ile artar, bu da bel fıtığı riskini yükseltir. Uzun süre oturmak, pelvisin öne veya yana kaymasına ve kalça fleksör kaslarında gerginliğe neden olur. Bu durum alt sırt ve bel bölgesine ek yük bindirerek kronik ağrı riskini artırır.
Sürüş sırasında sürücünün, aynaları kontrol etmek, yan çevreyi görmek veya trafik durumuna tepki vermek için başını sürekli yana veya öne çevirmesi uygun olmayan duruşlara ve bunun sonucu olarak boyun kaslarının sürekli gerilim altında kalmasına yol açar ve boyun ağrısı, omuz gerginliği ve kas spazmlarına neden olabilir. Vites kullanımı veya ani direksiyon manevraları sırasında gövdeyi öne veya yana eğmek, bel kaslarını ve omurga disklerini zorlar.
Sürücüler mesleki faaliyetleri sırasında uzun süreli ve sürekli tüm vücut titreşimine maruz kalmaktadır. Araçta oluşan titreşimler, özellikle uzun yol sürüşlerinde yol koşulları, araç süspansiyon sistemlerinin yetersizliği ve ağır yük taşınması gibi faktörlerle şiddetlenir. Titreşimin sürücülerin fiziksel ve teknik kapasitesi üzerindeki etkisi, maruz kalma süresi, yoğunluğu ve sıklığı ile aktivitenin geliştirildiği operasyonel ve çevresel koşullara bağlı olabilir. Kanıtlar, tüm vücut titreşim maruziyetinin omurgada mikro ve makro etkileri tetiklediğini ve sürücünün pozisyonu ile kas-iskelet sistemindeki önemli bölgelere iletim etkisi arasında net bir ilişki olduğunu ve kuvvetlerin emilimini ve dağılımını doğrudan etkilediğini göstermektedir. Bu etkiler özellikle uzun yol sürüşlerinde, yol koşulları ve araç süspansiyon sistemlerinin yetersizliği nedeniyle şiddetlenir ve kas-iskelet sistemi ile genel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Tüm vücut titreşimi, omurga disklerine ve bel kaslarına sürekli mekanik yük bindirir. Disk basıncı artışı, bel fıtığı ve omurga dejenerasyon riskini yükseltir. Titreşim, kas liflerinde mikroskobik yıpranmaya ve kas spazmlarına yol açabilir. Diz, kalça ve omuz eklemlerinde aşırı yüklenme görülebilir. Uzun süreli titreşim maruziyeti, alt ekstremitelerde kan dolaşımını zorlaştırabilir ve ödem oluşumuna katkıda bulunur. Periferik sinirlerde duyusal bozukluklar, uyuşma ve karıncalanma gibi semptomlar gelişebilir. Bu nedenle, titreşimi azaltıcı koltuklar, süspansiyon sistemleri ve sürüş sırasında düzenli mola uygulamaları, kamyon sürücülerinde kas-iskelet sağlığını korumada önemli önlemler arasında yer alır.

Araç içi kabin ve kontrol elemanlarının ergonomik açıdan yetersiz tasarlanması veya antropometrik uyumsuzluklar özellikle uzun süreli sürüşlerde kas ve eklemler üzerinde aşırı yüklenmeye yol açar. Sürücü koltuğunun ayarlarının sınırlı olması, bel desteğinin yetersizliği, direksiyon mesafesinin antropometrik uyumsuzluğu bu riskleri artırmaktadır. Koltukların bel ve sırt desteğinin yetersiz olması, sürücünün statik duruşunu desteklemeyerek bel ve sırt kaslarında sürekli gerilime yol açar. Koltuk yüksekliği ve eğim ayarlarının sınırlı olması, sürücünün doğal postürünü korumasını engeller. Direksiyon, vites ve pedalların sürücünün boy ve kol uzunluğuna uygun olmaması, öne veya yana eğilmeyi gerektirebilir. Bu durum, boyun, omuz ve bel kaslarında aşırı yüklenmeye ve uzun vadede postür bozukluklarına neden olur. Araç içi tasarım eksiklikleri, süspansiyon ve titreşim sönümleme yetersizliği ile birleştiğinde bel ve sırt kasları üzerindeki yük artar.
Mesleki sürücüler, çalışma yaşamında yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikososyal risk faktörlerine de maruz kalmaktadır. Uzun süreli yolculuklar, sosyal izolasyon, zaman baskısı ve iş tatminsizliği, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının gelişimini doğrudan veya dolaylı olarak etkileyebilir. Zaman baskısı ve yoğun iş yükü, sürücülerin yeterli dinlenme olmaksızın uzun süre çalışmasına neden olur. Sürekli stres, kas gerilimini artırarak kas iskelet sistemi sorunlarının şiddetini yükseltebilir. Psikolojik stres, fiziksel yük ile birleştiğinde ağrı ve yorgunluğu daha da artırabilir.
Uzun yolculuklar sırasında aile ve sosyal çevreden uzak kalmak, psikolojik tükenmişliği ve yalnızlığı artırır. Düzensiz uyku programları ve vardiyalı çalışma, yorgunluk ve uyku bozukluklarına yol açar; bu durum kas-iskelet sistemi üzerindeki olumsuz etkileri güçlendirir.
Bilimsel çalışmalar, kötü uyku kalitesi, anksiyete ve depresyon gibi psikososyal faktörlerin, ağır vasıta sürücülerinde kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları riskini artırabileceğini göstermektedir. Bu risklerin azaltılabilmesi için çalışma saatleri ve molaların düzenlenmesi, uzun sürüş süreleri arasında düzenli dinlenme fırsatlarının verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, sürücülerde uyku hijyeni ve uyku süresinin izlenmesi büyük önem taşımaktadır. Vardiyalı çalışma sistemleri, mümkün olduğunca sürücünün biyolojik ritmini gözeterek planlanmalı, yorgunluk ve dikkat dağınıklığını en aza indirecek şekilde tasarlanmalıdır.
Profesyonel sürücülerde kas-iskelet sistemi üzerindeki riskler yalnızca mesleki ve ergonomik faktörlerle sınırlı değildir; bireysel faktörler ve davranışlar da bu riski etkileyebilir. Araştırmalar, yaş, cinsiyet ve vücut kitle indeksi (BMI) gibi bireysel özelliklerin yanı sıra, sigara kullanımı ve uygunsuz beslenme alışkanlıkları gibi yaşam tarzı faktörlerinin, iskelet-kas yapıları üzerindeki mekanik stresi artırabileceğini göstermektedir.
Bu bulgular, mesleki sürücülerin sağlık yönetimi ve ergonomik müdahalelerde bireysel risklerin de dikkate alınması gerektiğini ortaya koymaktadır. Özellikle yüksek BMI veya kötü yaşam alışkanlıkları, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ile iş verimliliği üzerinde ek olumsuz etkiler yaratabilir.
Sonuç ve Öneriler
Mesleki sürücülerde ergonomik risklere bağlı olarak yaygın görülen kas-iskelet sistemi (KİS) hastalıklarının ve diğer sağlık sorunlarının yönetiminde periyodik sağlık kontrol programlarının uygulanması büyük önem taşımaktadır. Bu programlar, sürücülerin mevcut sağlık durumunun düzenli olarak izlenmesine ve erken uyarı sistemlerinin kurulmasına olanak sağlamaktadır.
Mesleki faaliyetlerdeki ergonomik risk faktörlerinin sistematik olarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi, sürücülerin maruz kaldığı riskleri azaltmaya yönelik eğitim programlarının ve ergonomik müdahalelerin tasarlanmasına katkı sunmaktadır. Özellikle kamyon şoförleri de dâhil olmak üzere profesyonel sürücüler arasında KİS rahatsızlıklarının yaygınlığını azaltmak için risk faktörlerinin belirlenmesi ve uygun önlemlerin alınması kritik öneme sahiptir.
Bu bağlamda:
Çalışma düzeni açısından, uzun sürüş süreleri arasında düzenli dinlenme fırsatları verilmesi, uyku hijyeninin gözetilmesi ve vardiyalı çalışma sistemlerinin biyolojik ritme uygun planlanması önerilmektedir.
Araç ergonomisi açısından, sürücü koltuklarının bel ve sırt desteği sağlaması, kişiselleştirilebilir yükseklik ve eğim ayarları sunması, direksiyon, pedallar ve vitesin antropometrik ölçülere uygun tasarlanması sürücünün doğal postürünü destekleyecektir. Ayrıca, gelişmiş süspansiyon ve titreşim sönümleyici sistemlerin kullanımı kas-iskelet sistemi üzerindeki yükü azaltacaktır.
Yük taşıma faaliyetlerinde, elle taşımanın minimuma indirilmesi, mekanik yardımcı ekipmanların kullanılması ve doğru yük kaldırma tekniklerine yönelik eğitimlerin verilmesi önerilmektedir. Yük ağırlığının sınırlandırılması ve asimetrik pozisyonlardan kaçınılması bel ve omurga sağlığı açısından önemlidir.
Bireysel faktörlerin yönetiminde, bel ve sırt kaslarını güçlendirici egzersizlerin teşvik edilmesi, BMI kontrolü, sigara kullanımının azaltılması ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarının geliştirilmesi sağlık yönetiminin ayrılmaz bir parçasıdır.
Psikososyal boyutta, sosyal izolasyonu azaltacak iletişim mekanizmalarının kurulması, stres yönetimi eğitimlerinin sağlanması ve iş tatminini artıracak uygulamaların geliştirilmesi önemlidir. Ayrıca, depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları gibi sorunların erken tanısı için psikolojik risklerin değerlendirilmesi ve danışmanlık hizmetleri sunulmalıdır.
Sonuç olarak, ergonomik düzenlemeler, yük taşıma tekniklerinin iyileştirilmesi, araç içi tasarımın optimize edilmesi ve sürücülerin bilinçlendirilmesi, uzun vadede yalnızca kas-iskelet sağlığının korunmasına değil, aynı zamanda iş güvenliği, trafik güvenliği ve lojistik sektöründe verimliliğin artmasına katkı sağlayacaktır.
Kaynaklar:
-
Tahernejad, S., Makki, F., Bameri, A. et al. Musculoskeletal disorders among truck drivers: a systematic review and meta-analysis. BMC Public Health 24, 3146 (2024).
-
Nazerian R, Korhan O, Shakeri E. Work-related musculoskeletal discomfort among heavy truck drivers. Int J Occup Saf Ergon. 2020 Jun;26(2):233-244. doi: 10.1080/10803548.2018.1433107. Epub 2018 Mar 13. PMID: 29433379.
-
Halder P, Mahmud T, Sarker E, Karmaker C, Kundu S, Patel S, Setiawan A, Shah K. Ergonomic considerations for designing truck drivers’ seats: The case of Bangladesh. J Occup Health. 2018 Jan 25;60(1):64-73. doi: 10.1539/joh.16-0163-OA. Epub 2017 Nov 18. PMID: 29151447; PMCID: PMC5799102.
-
van Vreden, C., Xia, T., Collie, A. et al. The physical and mental health of Australian truck drivers: a national cross-sectional study. BMC Public Health 22, 464 (2022).
-
Demircioğlu A, Baş SS, Atasavun Uysal S. Farklı tipte araç kullanan sürücülerde ağrı, yorgunluk, uyku ve yaşam kalitesinin karşılaştırılması. JETR. 2019;6(2):104-11.
-
Çorak, T., & Akay, A. (2024). Profesyonel sürücülerde psikolojik semptomların ve uyku kalitesinin sürücü davranışlarına etkisi. Trafik ve Ulaşım Araştırmaları Dergisi, 7(2), 155–170.
-
Hege A, Lemke MK, Apostolopoulos Y, Sönmez S. Occupational health disparities among U.S. long-haul truck drivers: the influence of work organization and sleep on cardiovascular and metabolic disease risk. PLoS One. 2018 Nov 15;13(11):e0207322.








