728 x 90

Sürücülerde Psikososyal Riskler

Sürücülerde Psikososyal Riskler

Trafik güvenliği uzun yıllardır mühendislik çözümleri, hukuki düzenlemeler ve denetim mekanizmaları üzerinden tartışılagelen bir konu olmakla birlikte

Trafik güvenliği uzun yıllardır mühendislik çözümleri, hukuki düzenlemeler ve denetim mekanizmaları üzerinden tartışılagelen bir konu olmakla birlikte, sürücülerin psikososyal durumları bu sürecin göz ardı edilen en önemli unsurlarından birini oluşturmaktadır. Çalışma koşullarının ve yerlerinin hızlı değişimine bağlı olarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik risklerin yanı sıra psikososyal etkiler de artabilmektedir. İş stresi ile ilişkili psikososyal risk faktörleri, çalışma koşullarının çalışanların yetenekleri, kapasiteleri ve ihtiyaçları ile uyuşmaması durumunda ortaya çıkmakta ve bunun sonucunda çalışanlardan olumsuz fiziksel ve duygusal tepkiler beklenebilmektedir

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ, 2023) raporuna göre, küresel ölçekte trafik kazalarına bağlı ölümler düşmüş olsa da TÜİK 2024 verilerine göre Türkiye’de ölümlü ve yaralanmalı trafik kazaları artış eğilimi göstermektedir Emniyet Genel Müdürlüğü (2024) verileri, kazalardaki kusurların yaklaşık %90’ının sürücülere bağlı olduğunu ortaya koymaktadır. Bu tablo, sürücülerin ruhsal ve sosyal refahını merkeze alan yaklaşımların trafik güvenliğinde stratejik bir öncelik olduğunu göstermektedir.

Psikososyal riskler; stres, tükenmişlik, depresyon, kaygı, sosyal izolasyon, iş yükü, finansal belirsizlik, şiddet tehdidi ve kontrol eksikliği gibi unsurları kapsamaktadır. Sürücüler açısından bu riskler, yalnızca kişisel sağlık sorunları yaratmamakta, aynı zamanda kural ihlallerine, dikkat dağınıklığına ve agresif sürüş davranışlarına yol açarak trafik kazalarıyla doğrudan ilişkilendirilmektedir.

Özellikle profesyonel sürücüler, uzun süreli araç kullanımı, yoğun iş baskısı ve sosyal izolasyon nedeniyle psikososyal risklere daha fazla maruz kalmaktadır. Bu riskler; tükenmişlik, stres, kaygı, yorgunluk, saldırgan sürüş davranışları ve dikkat dağınıklığı şeklinde ortaya çıkabilmekte ve hem bireysel hem toplumsal düzeyde ciddi sonuçlar doğurmaktadır.

Sürücülük mesleği homojen değildir; farklı gruplar kendi koşulları çerçevesinde özgün risk profilleri taşımaktadır. Uzun yol taşımacılığı yapan bir tır şoförü ile şehir içinde yolcu taşıyan bir otobüs şoförü ya da motokurye aynı psikososyal dinamiklere maruz kalmamaktadır. Dolayısıyla risklerin anlaşılması için sürücü gruplarını ayrı ayrı değerlendirmek uygun olacaktır.

Uzun yol sürücüleri haftalarca ailelerinden uzak kalarak sosyal izolasyonun en yoğun biçimini yaşamaktadır. Bu durum yalnızlık, depresyon ve alkol veya uyarıcı madde kullanımında artışla ilişkilendirilmektedir . “Tam zamanında” hizmet anlayışı, yüksek müşteri talebi, esnek olmayan çalışma programı,  dinlenme süresinin belirsiz oluşu, kayıt dışı çalışma, araç bilgisayarı, takograf gibi uzaktan izleme sistemleri,  düzensiz uyku ve yetersiz dinlenme, kronik yorgunluğa ve dikkat dağınıklığına yol açmakta; hazır gıdalarla beslenme ve hareketsizlik ise obezite ve kalp-damar hastalıkları gibi fiziksel sorunları artırmaktadır. Sürekli belirsizlik içinde çalışmak, yani araç arızaları, hava koşulları veya teslimat baskılarıyla baş etmek, bu gruptaki sürücülerde yüksek düzeyde psikolojik stres yaratmaktadır.

Otobüs, dolmuş ve kamyonet sürücüleri ise şehir içi trafiğin yoğun temposuyla mücadele etmek zorundadır. Sürekli dur-kalk trafiği, saldırgan sürücülerle karşılaşmalar ve yolcu baskısı, kronik stres düzeylerini yükseltmektedir. Zaman baskısı ve sefer sürelerine yetişme kaygısı, dikkatsizliği ve kural ihlallerini artırmaktadır. Ayrıca, yolculardan gelen sözlü veya fiziksel şiddet vakaları, bu sürücülerin işlerini güvensiz ve psikolojik açıdan yıpratıcı hale getirmektedir.

Taksi şoförlerinde psikososyal risklerin önemli bir kaynağı finansal belirsizliktir. Günlük kazanca dayalı çalışma sistemi, sürekli müşteri bulma baskısını beraberinde getirmektedir. Bunun yanı sıra gece vardiyalarının yoğunluğu uyku bozukluklarına yol açmakta, yolcularla yaşanan gerilimler ise şiddet ve tehdit riskini artırmaktadır. Tüm bu unsurlar, taksi şoförlerinde tükenmişlik ve kaygı düzeylerini yükseltmektedir.

Son yıllarda hızla artan motokurye sayısı, bu mesleğin psikososyal risklerini görünür hale getirmiştir. Teslimat sürelerinin dijital platformlar tarafından belirlenmesi, kuryeleri sürekli bir yarış içine sokmakta ve trafik kurallarını ihlal etmeye zorlamaktadır. Düzensiz ve çoğunlukla geceye kayan çalışma saatleri sosyal hayatı kısıtlamakta, yağmur, kar veya aşırı sıcak gibi olumsuz hava koşulları ise hem fiziksel hem de psikolojik baskı yaratmaktadır. Ayrıca gelir dalgalanmaları, finansal kaygı ve güvencesizlik bu grubun öne çıkan sorunlarındandır.

Sadece profesyonel sürücüler değil, özel araç sahipleri de psikososyal risklerle karşı karşıyadır. Yoğun trafik, işe yetişme telaşı, ailevi sorumluluklarla birleşen stres ve yorgunluk, özel araç sürücülerinin dikkat sürekliliğini olumsuz etkilemektedir. Uyku yoksunluğu ve günlük yaşamın getirdiği kaygı bozuklukları, bu grupta da trafik güvenliğini tehdit eden psikososyal faktörler arasında yer almaktadır.

Psikososyal risklerin azaltılması bireysel, kurumsal ve toplumsal düzeyde bütüncül önlemlerin alınmasını gerektirmektedir. Bireysel düzeyde sürücülerin stresle başa çıkma becerilerini geliştirmeleri, sağlıklı beslenme ve düzenli uyku alışkanlıklarını sürdürmeleri, sosyal destek ağlarını canlı tutmaları önemlidir.

Kurumsal düzeyde işverenlerin yasal çerçevede makul çalışma ve dinlenme süreleri belirlemesi,  düzenli bir sağlık gözetimi ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine erişim sağlaması, stres yönetimi ve öfke kontrolü eğitimleri sunması kritik adımlar olarak öne çıkmaktadır. Ayrıca, şiddete karşı sıfır tolerans politikaları geliştirilmesi ve ergonomik iyileştirmeler yapılması da sürücülerin refahını artıracaktır.

Toplumsal düzeyde ise kamu otoritelerinin sürücülere yönelik ücretsiz ve kolay ulaşıla bilinen sağlık taramaları yapmaları, psikososyal riskleri önleyici politikalar geliştirmesi ve farkındalık kampanyaları yürütmesi gerekmektedir. Akademik araştırmaların artırılması ve farklı sürücü gruplarına özgü müdahale programlarının etkinliğinin ölçülmesi de gelecekte bu alandaki bilgi birikimini güçlendirecektir.

Sonuç olarak; sürücülerde psikososyal riskler, bireysel yaşam kalitesini ve toplumsal güvenliği doğrudan etkileyen çok boyutlu bir sorundur. Tükenmişlik, stres, sosyal izolasyon, şiddet tehdidi ve kas-iskelet sistemi bozuklukları gibi faktörler, sürüş performansını olumsuz etkileyerek kaza riskini artırmaktadır. Uzun yol sürücülerinden motokuryelere, şehir içi toplu taşıma sürücülerinden taksi şoförlerine kadar her grup farklı bir risk profili taşımakta ve dolayısıyla çözüm yaklaşımları da bu farklılıklar dikkate alınarak geliştirilmelidir.

Psikososyal risklerin etkin yönetimi, sürücülerin yaşam kalitesini yükseltmekle kalmayacak, aynı zamanda trafik kazalarının azaltılmasına, ekonomik kayıpların önlenmesine ve daha güvenli bir trafik kültürünün oluşturulmasına katkı sağlayacaktır. Bu nedenle politika yapıcılar, işverenler ve akademik çevreler arasındaki iş birliği, sürücülerde psikososyal risklerin önlenmesi ve yönetilmesi açısından hayati bir önem taşımaktadır.

 

Kaynaklar:

  • Yılmaz, V., Çelik, H. E., & Ceylan, A. (2019). Ticari sürücülerde tükenmişlik, iş doyumu ve işten ayrılma niyetinin incelenmesi. Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 19(4), 1–20.
  • DSÖ (2023). Küresel Karayolu Güvenliği Raporu 2023. Dünya Sağlık Örgütü.
  • EGM (2024). Trafik Kaza İstatistikleri 2024. Emniyet Genel Müdürlüğü, Ankara.
  • Çorak Tuncay, Sezer Miraç (2025) Profesyonel Sürücülerde Tükenmişlik ve Sürücü Davranışları İlişkisinde Kas İskelet Sistemi Bozukluklarının Aracılık Rolü  Türk Psikoloji Dergisi, Haziran 2025, 40(95), 27-45
  • Çorak Tuncay,  Akay Ayça  Profesyonel Sürücülerde Psikolojik Semptomların ve Uyku Kalitesinin Sürücü Davranışlarına Etkisi, TUAD, 2024, 7(2), 155–170 Trafik ve Ulaşım Araştırmaları Dergisi. Dergi Ana Sayfa: http://dergipark.org.tr/tuad
  • FİDAN Fatma, ÜNLÜ Mehmet, SEZER Murat, KARA Ziya Kamyon sürücülerinde trafik kazası ve uyku apne sendromu semptomları arasındaki ilişki Afyon Kocatepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Afyon.
  • BAŞAYAR Fatma Nur, Karayolu Taşımacılığında İş Sağlığı ve Güvenliği, ÇSG bakanlığı, Uzmanlık tezi Ankara 2014, file:///C:/Users/USER/Desktop/s%C3%BCr%C3%BCc%C3%BCler/fatmanurbasayar.pdf
  • Copyright © Uluslararası Çalışma Örgütü 2022, 1Motosikletli Kuryeler Odağında Teslimat Sektörü Çalışanlarında Psikososyal Risk Analizi file:///C:/Users/USER/Desktop/s%C3%BCr%C3%BCc%C3%BCler/wcms_837229.pdf
Dr. Hülya Çamlıbel

Dr. Hülya Çamlıbel 1962, Ankara doğumludur. 1986 Yılında Gazi Üniversitesi tıp fakültesinden mezun oldu. 1992 yılında TTB tarafından düzenlenen kurs sonunda işyeri hekimliği sertifikası aldı. 2000 yılında yine TTB tarafından düzenlenen B tipi İşyeri hekimliği sertifikası aldı. Daha sonra yarı zamanlı ve son 6 yıldır tam zamanlı işyeri hekimliği yaparken, birçok eğitim ve kursa katıldı. 2009 da İşletme yüksek lisansını tamamladı. Mezuniyet sonra Çanakkale AÇS/AP de mecburi hizmete başladı. RİA/MR kursuna katılarak, Çanakkale Aile planlaması kliniğinde eğitmen olarak çalıştı, daha sonra Sağlık Müdür yardımcılığı görevine başladı, il aşı sorumlusu ve aşıdan sorumlu müdür yardımcılığı yaptı. Bu sırada anne sütü ile ilgili yaptığı bir araştırma, uluslararası bir dergi de yayınlandı. Daha sonra 17 yıl Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi sağlık merkezinde çalıştı, çoğunlukla yöneticilik yaptı, bu sürede yarı zamanlı işyeri hekimliği görevleri oldu. Sporcu sağlığı kursu-ilkyardım eğitici kursu-seyahat sağlığı kursuna katıldı. Medikolar sempozyumunda, sunum yaptı ve ÇOMÜ sağlık merkezinde gençlik merkezi kurulmasında çalışarak, ODTÜ ve Anadolu üniversitesi ile ortaklaşa çalışmalar yapıldı, akran eğitimi ve alkol madde kötüye kullanımı konusunda çalıştı. İlkyardım eğitim merkezi mesul müdürlüğü yaptı. ÇOMÜ İktisat Fakültesi İşletme bölümünde tezli yüksek lisans yaptı. Daha sonra aile hekimi olarak çalışmaya başladı, Bu arada, aile hekimliği derneği yönetim kurulu üyesi ve Çanakkale Tabip Odası yönetim kurulu başkanlığı, TTB aile hekimliği kol yürütmesinde görev yaptı. 2017 yılında emekli oldu. Tam zamanlı İlk Dost OSGB-Elma OSGB-Hakan OSGB bünyesinde işyeri hekimliği görevini sürdürdü. Ergonomi eğitim ve kurslarına katıldı ( TTB ergonomi kursu),yüksekte çalışma, İleri endüstriyel hijyen ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), İş’te Psikososyal Sağlık ve Güvenlik Öğrenme ve Gelişim Platformu (ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), Mesleki Epidemiyoloji ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi) eğitimlerini tamamlayarak sertifika aldı. İzmir Tabip Odası işyeri hekimliği komisyon yürütmesinde çalıştı, halen İşyeri hekimleri Derneği Yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. 07.02.2022 tarihinden bu yana halen Tezmedikal bünyesinde tam zamanlı işyeri hekimi olarak çalışmaktadır. İTO komisyon çalışmaları ve İşyeri hekimliği Dernek yönetim kurulu çalışmaları içeresinde online eğitimler hazırlayarak sundu, 2022 İzmir Büyük Şehir Belediyesi İş sağlığı sempozyumunda, hazırlık komitesinde görev aldı, Tez Medikal ergonomi kurulunda görev aldı. 2022 Eskişehir’de düzenlenen Ergonomi Kongresine katıldı.

Son Yazılar