728 x 90

Vardiyalı Çalışma Sistemleri ve Uyku Bozuklukları

Vardiyalı Çalışma Sistemleri ve Uyku Bozuklukları

Günümüzde küreselleşme ve endüstrileşme bazı sektörlerde verimlilik artışını ve kesintisiz çalışmayı zorunlu hale getirmiştir…

Günümüzde küreselleşme ve endüstrileşme bazı sektörlerde verimlilik artışını ve kesintisiz çalışmayı zorunlu hale getirmiştir. Bu zorunlulukların sonucu olarak,  özellikle; telekomünikasyon, sağlık, güvenlik, gıda üretimi, enerji, savunma, yayıncılık, lojistik ve ulaşım gibi sektörlerde vardiyalı çalışma sistemi yaygın olarak kullanılmakta ve hizmetin sürekliliği sağlanmaktadır.

Vardiyalı çalışma, hizmet sürekliliğinin gerektiği sektörlerde/işyerlerinde birbiri ardına farklı grupların çalıştırılması şeklinde yapılan çalışmadır. Vardiyalı çalışma sisteminde, çalışma saatleri genellikle gereksinimlere göre belirlense de değişkenlik ve düzensizlik gösterebilir. Vardiyalı çalışmalar, her zaman gündüz, akşam ya da gece çalışma şeklinde sabit programlar biçiminde olabildiği gibi çalışanların belli bir zamansal programa bağlı olarak gündüz-gece çalışması şeklinde de uygulanabilmektedir.

Sunulan hizmetlerde kesintisizliği sağlamayı hedefleyen vardiyalı çalışma sistemi üretimde verimliliği artırsa da çalışanlarda, uyku-uyanıklık döngüsündeki bozulmadan ötürü pek çok ruhsal ve fiziksel sorunlar ortaya çıkabilmesine de yol açabilmektedir.

Vücudun biyolojik saati olarakta tanımlanabilecek sirkadiyen ritmin etkilenmesi çalışanlarda hem fizyolojik, hem de psikolojik değişikliklere neden olabilmekte, beslenme alışkanlıklarını da değiştirmekte, hormonal sistemi de etkileyebilmektedir.

Vardiyalı çalışmaya bağlı olarak ortaya çıkan sağlık sorunları arasında mide barsak sistemi rahatsızlıkları, kalp-damar sistemi rahatsızlıkları, diyabet ve metabolizma hastalıkları, özelikle meme kanseri gibi bazı kanserlerin, kaygı durum bozukluğu ve depresyon gibi psikolojik sağlık sorunlarının daha sık görüldüğü yapılmış pek çok bilimsel çalışmada kanıtlanmıştır. İstatistiksel veriler irdelendiğinde vardiyalı çalışanlarda iş kazası riskindeki artışta görülebilmektedir.

Bu etkilerin sonucu olarak vardiyalı sistemde çalışanların sosyal yaşamlarında da bazı olumsuzluklar ve iletişim sorunları yaşanması olasıdır.  Vardiyalı çalışmaların sağlık üzerine etkileri ile ilgili pek çok araştırmada özellikle kadın çalışanların daha fazla etkilendikleri gösterilmiştir. Bu etkilerin daha sık görülmesinin bir nedeni de kadınların çalışma ortamı dışında evlerinde de toplumsal rolleri ve aile hayatı içindeki sorumlulukları nedeniyle yerine getirdikleri işleri olmasıdır.

Vardiyalı çalışmaların sonucu olarak ortaya çıkan en sık etki ise vücudun biyolojik saatinin ve uyku-uyanıklık döngüsünün bozulmasına bağlı olarak görülen sirkadiyen uyku bozukluklarıdır.

Bireysel farklılıklar olsa bile insanların ideal uyku süreleri 4-11 saat arasındadır. Bu süre bireyin yaşına, günlük yaşam aktivitelerine bağlı olarak değişkenlik gösterir.  Net bir süre belirlenemese de bireyin uyandığında kendini zinde hissetmesine yeten süre;  ideal uyku süresi olarak tanımlanabilir. Uyumak günlük hayatın kesintiye uğraması ya da boşa geçen bir zaman olmayıp, gün boyunca yorulan vücudun ve sinir sisteminin dinlenmesi, fiziksel ve zihinsel sağlık için duyulan bir gereksinimdir. Zihinsel yaşamın önemli bir parçası olan uyku, aynı zamanda hormonal düzenleme için de gereklidir. Uyku-uyanıklık döngüsü; biyolojik ritme bağlı olarak oluşurken, sirkadiyen sistem ve homeostatik uyku süreci (uyanıklığın ileri saatlerinde uykuya eğilim artarken, uyku sırasında azalması) tarafından yönetilirler. Normal olarak zamanlanmış uyku-uyanıklık döngülerinde homeostatik süreç ve sirkadiyen sistemler birbirlerine senkronize edilirler.

Sirkadiyen ritmin düzenlenmesinde gece –gündüz döngüsü önemlidir. Oysa vardiyalı çalışmada uyunması gereken gece saatlerinde uyanık kalmak ve uyanık kalınması gereken gün boyunca uyumaya çalışmak gerekir. Gündüz uykusunda biyolojik ritimler ve çevresel etkenler (ışık, gürültü gibi sesler) nedeniyle uykuya dalmak ve uykunun sürekliliğini sağlamak zorlaşır. Böylece insanlar, bozulan ritme uyum sağlamaya çalışırken sürekli stres altında kalır.

Aynı zamanda çalışanlar ailelerine de zaman ayırmak istediklerinden uyku süresi azalır, daha sık bölünen bir uyku ve uyku yoksunluğu ile karşı karşıya kalırlar. Uyku yoksunluğu sonraki gece çalışma döneminde sabahın erken saatlerinde, özellikle sabahın ikinci yarısında, artmış bir uyku halini ortaya çıkarır.

Vardiyalı Çalışma Tipi Uyku Bozukluğu (yirmi dört saatlik (sirkadiyen) düzenle ilgili uyku bozuklukları)

Uyku sırasında oluşan sorunlar veya olumsuz değişikliklerin tamamı uyku bozukluğu olarak tanımlanabilir. Sirkadiyen ritmin kısa süreli bozulması uyku ve iştah değişikliklerine, duygu durumda dalgalanmalara, yorgunluğa yol açmaktayken, vardiyalı çalışma gibi nedenlerle yirmi dört saatlik biyolojik ritmin kronik bozulmalarında sindirim sistemi ve kalp-damar hastalıklar, aile ve sosyal yaşamın bozulması, ilaç ve alkol bağımlılığı gibi kansere kadar varan birçok rahatsızlıklar görülebilmektedir.  Vardiyalı çalışmaya bağlı uyku bozukluğu daha çok gündüz vardiyası dışındaki çalışma saatleri ile ilişkili olup her vardiyalı çalışanda uyku bozukluğu görülmeyebilir. Uykusuzluk ya da aşırı uykululuk, uykuya dalma güçlüğü ve uykudan dinlenmiş uyanamama sık karşılaşılan şikâyetlerdir.

Vardiyalı çalışma tipi uyku bozukluğu olarak değerlendirilebilmesi için; (ICSD-3’ göre)

  • En az üç ay süren çalışma programı nedeni ile toplam uyku süresinin azalması ve buna bağlı uykusuzluk ya da uyku halinin olması,
  • En az 14 gün süre ile toplam uyuma süresi ve uyku verimliliğinin ölçülmesi ve bu durumun başka nedenlerle açıklanamaması gerekir.

Uyku bozukluklarının tanılanmasında dikkat edilmesi gereken önemli bir durum vardiyalı çalışma tipi uyku bozukluğu ile obstrüktif uyku apne sendromunun (OSAS) ayrımının yapılmasıdır.

OSAS uyku sırasında tekrarlayan üst solunum yolundaki tam veya kısmi tıkanıklık nedeniyle soluk almanın durduğu bir hastalıktır. Bu şekilde tekrarlayan soluk kesilmeleri uykunun devamlılığının bozar, derin ve dinlendirici bir uyku uyunmasını engeller, gündüzleri aşırı uykululuğa neden olur.  Kanda oksijen doygunluğu azalarak,  başta kalp damar hastalıkları olmak üzere birçok hastalığa neden olabilir. Bu hastalarda uyku esnasında solunumun durması, horlama, boğularak uyanma, sabah baş ağrısı (oksijen satürasyonunun düşmesine bağlı), yorgunluk, dikkat azlığı, aşırı terleme, sık idrar çıkma ve uykululuk olur. Daha çok orta yaşlı, çok kilolu, kalın- kısa boyunlu, alt çenesi geride olan erkeklerde görülür.

Vardiyalı çalışma tipi uyku bozukluğunun tedavisi sirkadiyen bozulmanın derecesi, uyku bozukluğunun şiddeti, mesleki, sosyal ve aile hayatına etkisine göre değişir. Tedavide amaç sirkadiyen ritmi düzenlemek, yaşam ve uyku kalitesini arttırmak, gündüz ve iş saatlerinde uykululuk halini azaltarak dikkat ve performansı arttırmaktır, böylece iş verimliliğinde artma ve kaza oranlarında azalma sağlanması mümkün olabilecektir.

Vardiyalı çalışma tipi uyku bozukluğunun düzeltilebilmesinde öncelikle uyku hijyenine özen gösterilmesi büyük önem taşır. Uyku hijyeninin sağlanabilmesi için öncelikle uyku öncesi sıvı alımının azaltılmasına, ağır egzersizlerden, ağır yemeklerden ve kafeinli içeceklerden kaçınmaya, tütün ve tütün ürünlerini kullanmamaya dikkat edilmelidir.

Gündüz aşırı uykululuğu azaltmak, gece vardiyasında uykululuğu engellemek ve sirkadiyen faz kayması yapmak amacı ile özellikle geceleri sürdürülen çalışmalarda parlak ışık kullanımı sirkadiyen uyumu hızlandırmaktadır. Vardiyalarında 6 saat aralıklı parlak ışık kullananların, parlak ışık kullanmayanlara göre daha belirgin faz gecikmeleri yaşadıkları kanıtlanmıştır.

Bunun yanı sıra bu tür sorunu olan bireylerde vardiya sırasında “pilot kabini şekerlemesi” de denilen kısa uyku dönemleri de uygulanabilir. Şekerlemeler gece vardiya sırasında uyanıklığı teşvik etmek ve performansı iyileştirmek için ilave pratik bir yöntemdir. Yapılmış çalışmalarda vardiya içinde yarım saatlik kısa uyku dönemlerinin yorgunluk sıklığında azalmayı, çalışma performansı ve dikkatte artışı sağladığı gösterilmiştir.

Çalışan sağlığı açısından vardiyalı tip uyku bozukluğunun yönetimi

Vardiya çalışması insan fizyolojisi ile uyumlu olmadığı için sağlık gözetimi çalışmalarının; çalışanların sağlık düzeyleri, uyku bozukluğu risk faktörleri ve uyku bozukluğu belirtileri göz önünde tutularak sürdürülmesi oldukça büyük öneme sahiptir.

Bu doğrultuda; uzun yol araç sürücüleri, yüksekte yerine getirilen ve düşme tehlikesi içeren işlerde çalışanlar, kapalı kısıtlı alanlarda çalışanlar, yalnız çalışmak durumunda olan bireyler, yanıcı-patlayıcı riskler içeren işlerde çalışanlar özellikle dikkat edilmesi gereken gruplar arasında yer almaktadır.

İşyeri hekimlerince vardiyalı çalışmaya uygunluk değerlendirmesinde çalışanın mevcut sağlık durumunu göz önünde tutulmalı, uyku bozukluklarına yol açma olasılığı nedeniyle; çene yapısı, boyun çevresi ölçüsü, beden kitle endeksi, ilaç kullanım alışkanlıkları özellikle değerlendirilmelidir.

İşyeri hekimince, çalışanların vardiyalı çalışmaya uygunluğunun değerlendirilmesinde; genel fizik muayenenin yanı sıra uyku sorunlarının değerlendirilmesinde kullanılabilecek pek çok anket ve ölçek mevcuttur. Sağlık muayeneleri sırasında bu anketlerden birisi olan ve gündüz uyku halini göstermekte kullanılan Epworth Uykululuk Ölçeği işyerlerinde kolaylıkla uygulanabilir.

Aralıksız sürdürülmesi gereken sağlık gözetim çalışmaları sırasında sık sık iş kazası geçiren, sürekli geç kalan, iş sırasında uyuklayan çalışanlarda uyku bozukluğunun sorgulanması ihmal edilmemeli, gerekli durumlarda ilgili uzmanlık birimlerine yönlendirilmesi sağlanmalıdır.

Uyku bozukluğu tanısı alan ve tedavi düzenlenen çalışanlar için, iş ve vardiya modifikasyonunun yanı sıra, tedavinin ve ilaç yan etkilerinin de takibinin yapılması, sağlığı geliştirici faaliyetlerin uygulanması da önemlidir.

Vardiyalı çalışma sürdüren bireylerde; endokrin ve metabolik sistemin etkilenmesi ile sindirim sistemi, kalp-damar sistemi, psikiyatrik hastalıklar ve kanser gibi pek çok hastalık gelişim riski bulunduğu göz ardı edilmemeli, aralıklı kontrol muayenelerinde ayrıntılı olarak sürdürülmelidir. Ayrıca uyku-uyanıklık ve sirkadiyen ritmin bozulması ile sosyal hayatında olumsuz etkilenmesi olasılığı nedeniyle psikososyal açıdan değerlendirilmelere özen gösterilmelidir.

Vardiyalı çalışmaya bağlı uyku-uyanıklık bozuklukları,  sağlık, işlevsellik, performans, iş güvenliğinin yanı sıra, toplumsal işlev ve yaşamın diğer yönlerini de etkileyebilir. Bu etki bireysel özelliklere göre kişiden kişiye değişir. Bu nedenle; iyi uyku hijyeni, vardiya öncesi ve sonrasında uyku için yeteri kadar zaman ayrılması ve kronik uykusuzluğun önlenmesi önemlidir. Bu bağlamda; vardiyalı sistemde çalışanların uyum sağlayabilecek kişiler olması, vardiya düzenin sirkadiyen ritme uygun saat yönünde en az haftalık değişimle ilerlemesi, vardiyaya bağlı uyku bozukluklarının erken tespit edilmesi ve tedavi- kontrol süreçlerinin etkin bir biçimde uygulanması çok önemlidir.

Unutulmamalıdır ki; bireyin dikkatinin dağılması ve koordinasyonunun bozulması ile iş veriminin düşmesine, iş ve trafik kazalarının, ramak kala olaylarının artmasına neden olan uyku bozuklukları aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunudur.

 

Kaynaklar:

  • GÜLSER Nihat, ÖZTÜRK Levent, TOP Mehmet Şerif, ASİL Talip, BALCI Kemal, ÇELİK Yahya,” Vardiyalı Çalışanlarda Huzursuz Bacaklar Sendromu veS ubjektif Uyku Kalitesi” Araştırma Makalesi, Nöropsikiyatri arşivi 2012;42:281-285 Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi
  • Pınar Güzel Özdemir, Anıl Cemre Ökmen, Onur Yılmaz “Vardiyalı Çalışma Bozukluğu ve Vardiyalı Çalışmanın Ruhsal ve Bedensel Etkileri”. Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar 1:71-83. https://www.ceeol.com/search/article-detail?id=690034
  • Doç Tuğçe Toker Uğurlu, Uzmanlık Tezi “Kadın Tekstil İşçilerinde Vardiyalı Çalışmanın Uyku Ve Ruhsal Durum Üzerine Etkileri” Denizli Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı, 2014
  • Duygu Kurt Gök, Mehmet Taylan Peköz, Kezban Aslan,” Vardiyalı Çalışma ve Vardiyalı Çalışma Sonucu Gelişen Uyku Bozuklukları: Tanısı, Bulguları ve Tedavisi” Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Adana, Türkiye, 2017 Türk Uyku Tıbbı Derneği / Türk Uyku Tıbbı Dergisi
  • Ahmet Arısoy, Hülya Günbatar, Selami Ekin, Klinik Çalışma, “OSAS’lı Hastalarımızın Değerlendirilmesi” Van Tıp Dergisi: 21(4): 203-205, 2014

 

 

Dr. Hülya Çamlıbel

Dr. Hülya Çamlıbel 1962, Ankara doğumludur. 1986 Yılında Gazi Üniversitesi tıp fakültesinden mezun oldu. 1992 yılında TTB tarafından düzenlenen kurs sonunda işyeri hekimliği sertifikası aldı. 2000 yılında yine TTB tarafından düzenlenen B tipi İşyeri hekimliği sertifikası aldı. Daha sonra yarı zamanlı ve son 6 yıldır tam zamanlı işyeri hekimliği yaparken, birçok eğitim ve kursa katıldı. 2009 da İşletme yüksek lisansını tamamladı. Mezuniyet sonra Çanakkale AÇS/AP de mecburi hizmete başladı. RİA/MR kursuna katılarak, Çanakkale Aile planlaması kliniğinde eğitmen olarak çalıştı, daha sonra Sağlık Müdür yardımcılığı görevine başladı, il aşı sorumlusu ve aşıdan sorumlu müdür yardımcılığı yaptı. Bu sırada anne sütü ile ilgili yaptığı bir araştırma, uluslararası bir dergi de yayınlandı. Daha sonra 17 yıl Çanakkale Onsekizmart Üniversitesi sağlık merkezinde çalıştı, çoğunlukla yöneticilik yaptı, bu sürede yarı zamanlı işyeri hekimliği görevleri oldu. Sporcu sağlığı kursu-ilkyardım eğitici kursu-seyahat sağlığı kursuna katıldı. Medikolar sempozyumunda, sunum yaptı ve ÇOMÜ sağlık merkezinde gençlik merkezi kurulmasında çalışarak, ODTÜ ve Anadolu üniversitesi ile ortaklaşa çalışmalar yapıldı, akran eğitimi ve alkol madde kötüye kullanımı konusunda çalıştı. İlkyardım eğitim merkezi mesul müdürlüğü yaptı. ÇOMÜ İktisat Fakültesi İşletme bölümünde tezli yüksek lisans yaptı. Daha sonra aile hekimi olarak çalışmaya başladı, Bu arada, aile hekimliği derneği yönetim kurulu üyesi ve Çanakkale Tabip Odası yönetim kurulu başkanlığı, TTB aile hekimliği kol yürütmesinde görev yaptı. 2017 yılında emekli oldu. Tam zamanlı İlk Dost OSGB-Elma OSGB-Hakan OSGB bünyesinde işyeri hekimliği görevini sürdürdü. Ergonomi eğitim ve kurslarına katıldı ( TTB ergonomi kursu),yüksekte çalışma, İleri endüstriyel hijyen ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), İş’te Psikososyal Sağlık ve Güvenlik Öğrenme ve Gelişim Platformu (ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi), Mesleki Epidemiyoloji ( ÇASGEM/Avrupa Birliği Projesi) eğitimlerini tamamlayarak sertifika aldı. İzmir Tabip Odası işyeri hekimliği komisyon yürütmesinde çalıştı, halen İşyeri hekimleri Derneği Yönetim kurulu üyesi olarak çalışmaktadır. 07.02.2022 tarihinden bu yana halen Tezmedikal bünyesinde tam zamanlı işyeri hekimi olarak çalışmaktadır. İTO komisyon çalışmaları ve İşyeri hekimliği Dernek yönetim kurulu çalışmaları içeresinde online eğitimler hazırlayarak sundu, 2022 İzmir Büyük Şehir Belediyesi İş sağlığı sempozyumunda, hazırlık komitesinde görev aldı, Tez Medikal ergonomi kurulunda görev aldı. 2022 Eskişehir’de düzenlenen Ergonomi Kongresine katıldı.

Son Yazılar