6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde çalışanların İSG eğitimlerine ilişkin yapılan düzenlemeler İSG kültürünün gelişimi konusunda önemli gelişmeler sağlamıştır.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmelikleri çerçevesinde çalışanların İSG eğitimlerine ilişkin yapılan düzenlemeler İSG kültürünün gelişimi konusunda önemli gelişmeler sağlamıştır. Fakat uygulamadaki bazı noktalar İSG Profesyonelleri, OSGB’ler, işverenler ve çalışanlar nezdinde çeşitli zorluklar yaratabilmektedir.
Özellikle, bazı hallerde kısmi zamanlı çalışan İSG profesyonellerinin atama süresi ile çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinin yıllık eğitim süresinin birbiri ile uyumlu olmama durumu söz konusu olabilmektedir. Bu hallerde atama süresinin arttırılması durumu, işyerleri, OSGB ve İSG profesyonelleri arasında fikir ayrılıklarına yol açabilmektedir. ÇSGB tarafından çok tehlikeli sınıfta yıllık atama süresinin minimum 16 saat olarak belirlenmesi fayda sağlayacaktır.
Bir başka yoruma açık nokta da 15.05.2013/ 28648 Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliği’nin Madde 12- 4. Fıkrasındaki “İşverenin kendi belirleyeceği bir yöntem ile bireysel seviye tespiti yapılarak çalışanların eğitim öncesi seviyesi ve Ek-1’de yer alan konular dışında almaları gereken eğitimler belirlenir.” ifadesidir. Bu maddeye göre bazı işyerleri çalışanın işveren tarafından işe alınmasıyla belirli bir seviyede olduğu düşüncesi ile çalışanlara İSG Eğitim Programını uygulamaktadır. Bazı İSG profesyonelleri de bunun yeterli olamayacağı düşüncesi ile İSG eğitimi öncesinde çalışana bir test yaparak, İSG eğitimine sonrasında başlamaktadır. Her iki yöntemde tamamen yönetmelikte hedeflenen çalışanın bireysel seviyesini belirlemekte amacına yeteri kadar hizmet etmemektedir. Burada izlenecek yöntemlere ilişkin ÇSGB tarafından tavsiye niteliğinde rehberler yayınlaması faydalı olacaktır.
Temel İSG Eğitim konuları incelendiğinde ise teknik konular kapsamında yer alan “Kimyasal, fiziksel ve ergonomik risk etmenleri, elle kaldırma ve taşıma” gibi konuların sağlık boyutu da bulunmaktadır. Bu sebepten sağlık konuları içerisinde de kısmi olarak bu konulara değinilmesine dair içerik güncellemesi tavsiye edilmektedir.
Uygulamada kolaylık sağlayan fakat verimlilik açısından da İSG profesyonellerini ve işyerlerini düşünmeye sevk eden bir başka durum da İSG eğitimlerinin uzaktan eğitimle verilmesidir. Örgün eğitimde katılımcı ile etkin bir iletişim sağlandığı için mevzuatça belirlenen süreler genelde ihtiyacı karşılamaktadır. Fakat uzaktan eğitimde bu ortam sağlanamadığı için verim, katılımcının ilgi süresi kadardır. Bu durum katılımcının eğitimden uzaklaşmasına, aynı anda ilgi odağının kaymasına sebep olmaktadır. Bu sebeple Temel İSG Eğitiminin uzaktan eğitim şeklinde verilmesi durumunda mevzuatça belirlenen sürelerin düşürülmesi tavsiye edilmektedir.
Eğitmen olmak ayrı bir yetkinlik gerektirmektedir. Eğitimin amaç ve hedeflerini iyi vurgulamak, konuyu ilgi çekici hale getirmek, grubun ilgisini canlı tutabilmek ve eğitim materyallerini doğru kullanabilmek son derece önemlidir. İSG profesyonellerinin; iş yeri hekimi / iş güvenliği uzmanı olmalarıyla beraber eğitim verme becerisine haiz oldukları kabul edilmektedir. Fakat bu kabul her zaman olumlu sonuç vermemektedir. Bu sebepten İSG profesyonellerinin zorunlu eğitim programlarıyla eğitim verme becerilerinin geliştirilmesi hedeflenmelidir.
İSG eğitimlerinin düzenli olarak verildiği işyerlerinde; özellikle eğitimi 2. , 3. periyotta alan çalışanlar için eğitim içeriği ve şekli zamanla sıkıcı bir hal almakta ve katılımcı motivasyonu düşmektedir. Bu sebepten, İSG aktivitelerinin de (örneğin; I İSG oyunları, deneyimleme alanları ve 3D çözümler vb.) eğitim niteliğinde olduğundan yola çıkılarak, eğitim süresinden sayılması önerilmektedir.
Bu hususlar çerçevesinde yapılabilecek değişiklikler, iş yeri İSG eğitim programlarının gelişmesine katkı sağlayacak olup; ülkemizdeki sağlık ve güvenlik kültürünün geliştirecektir.








