Sanayileşmenin hız kazanmasıyla birlikte endüstriyel faaliyetlerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkileri de ne yazık ki giderek artmaktadır.
Sanayileşmenin hız kazanmasıyla birlikte endüstriyel faaliyetlerin çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkileri de ne yazık ki giderek artmaktadır. Nüfusun hızlı büyümesi ihtiyaçların daha çok artmasına, ihtiyaçlardaki artma ise birçok kimyasalın hayatımıza girmesine, dolayısıyla büyük endüstriyel tesislerin kurulması sonucu zararlı kimyasalların üretilmesinde ve depolanmasında artış olmasına sebep olmuştur. Bu üretim ve depolama süreci insan hayatını kolaylaştırmaya yarasa da özellikle tehlikeli maddelerle çalışan tesislerde meydana gelebilecek büyük kazalara sebep olabilmekte, hem insan hayatını hem de ekosistemi ciddi şekilde tehdit etmektedir.
Avrupa Birliği bu tür riskleri önlemek ve olası felaketlerin etkilerini en aza indirmek amacıyla Seveso Direktiflerini geliştirmiştir. Seveso Direktifi, özellikle kimya, enerji, petrol, metal işleme gibi tehlikeli madde kullanan sektörlerde faaliyet gösteren işletmeleri doğrudan ilgilendirmektedir.
Peki, Neden Seveso Direktifi?
Seveso, kuzeybatı İtalya’da Milano’ya 20 km uzaklıkta küçük bir kasabadır. Kentin hemen yanı başındaki pestisit ve herbisit üretimi yapan bir fabrikada 10 Temmuz 1976 günü reaktördeki patlama sonucu beyaz bir gaz bulutu çevreye yayılmıştır. Bu zehirli gaz, bu güne kadar bilinen en zehirli gazlardan dioksindir ve atmosfere salınımı gerçekleşmiştir. 40 bin kişinin bir kısmının hemen ölümüne, bir kısmının ise ağır derecede cilt yanıklarına yakalanmasına ve geri kalanların da en hafifiyle yüksek kanser riskine maruz kalmasına sebep olmuştur.
Kasabada kısa bir süre içinde hayvan ölümleri de görülmeye başlanmış ve yapılan kontroller sonunda kasabada geniş bir bölgenin tamamen kirlendiği anlaşılmıştır. Bu felaket, Avrupa genelinde sanayi güvenliğine dair kapsamlı düzenlemeler yapılmasının önünü açmıştır.
Bu acı kazanın neticesinde Avrupa’da tehlikeli madde bulunduran kuruluşlarda, büyük endüstriyel kazaların önlenmesi ve muhtemel kazaların insanlara ve çevreye olan zararlarının en aza indirilmesi amacıyla 1982 yılında Seveso I Direktifi uygulanmaya başlamıştır.
Seveso kazasından 8 yıl sonra, 1984 yılında Hindistan’ın Bhopal şehrinde meydana gelen bir diğer kazada, olay anında 2000 kişi hayatını kaybetmiştir. Ancak toplam ölü sayısının 8.000 ila 15.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Bhopal’de meydana gelen endüstriyel felaket Avrupa’da yetkili otoritelerin Seveso I Direktifini yeniden gözden geçirmesine ve 1996 yılında Seveso II Direktifi ’nin kabul edilmesine yol açmıştır. Bu kazaların yanında büyük ölçekli başka kazalarda yaşanmıştır. 1986 Basel, 2000 Toulouse, 2005 Texas City gibi.
Bu çerçevede Avrupa Birliği ilk olarak 1982 yılında “Seveso I” (82/501/EEC) Direktifi’ni yürürlüğe koymuştur. Zamanla gelişen sanayi teknolojileri ve artan riskler doğrultusunda bu düzenleme genişletilmiş ve daha kapsamlı hale getirilmiştir. Sırasıyla Seveso II (96/82/EC) ve Seveso III (2012/18/EU) Direktifleri kabul edilerek, tehlikeli maddelerle çalışan işletmeler için daha sıkı kurallar getirilmiştir.
Seveso Direktiflerinin Gelişimi
Seveso I (82/501/EEC): 1982 yılında kabul edilmiştir. Büyük endüstriyel kazaların önlenmesine yönelik temel çerçeveyi oluşturmuştur.
Seveso II (96/82/EC): 1996’da yürürlüğe girmiştir. Risk değerlendirmesi, acil durum planları ve halkın bilgilendirilmesi gibi ek yükümlülükler getirmiştir.
Seveso III (2012/18/EU): 2015’te yürürlüğe girmiştir. Kimyasalların sınıflandırılması için CLP (Sınıflandırma, Etiketleme ve Ambalajlama) yönetmeliğine uyum sağlanmış ve halkın bilgilendirilmesi güçlendirilmiştir.
Seveso III Direktifi, işletmelerde bulunan tehlikeli madde miktarına göre tesisleri iki ana kategoriye ayırmıştır:
Alt Seviye Tesisler: Daha düşük miktarda tehlikeli madde bulunduran tesisler.
Üst Seviye Tesisler: Daha yüksek miktarda tehlikeli madde barındıran ve daha sıkı kurallara tabi olan tesisler.
Kapsam altındaki kuruluşların işletmecileri büyük kazaların önlenmesi ve etkilerinin azaltılması için gerekli bütün önlemleri almak durumundadırlar.
AFAD’ ın raporuna göre ise; ülkemizde büyük endüstriyel kaza riski taşıyan kuruluşların belirlenmesi çalışmaları devam etmekle birlikte, Mayıs 2013 itibariyle 309 adet üst seviyeli, 354 adet alt seviyeli olmak üzere, toplam 663 adet Seveso kuruluşu bulunmaktadır.
Dünya genelinde ise 2014 yılı verilerine göre; 5018 adet üst seviye ve 6279 adet alt seviye olmak üzere toplam 11297 adet Seveso kuruluşu bulunmaktadır.
İşletmelere Etkileri: Uyumluluk ve Sorumluluk
Seveso III Direktifi, tehlikeli maddeyle çalışan işletmelere ciddi sorumluluklar yüklemektedir. Bu yükümlülükler yalnızca yasal uyumu değil, aynı zamanda işletme kültüründe güvenlik odaklı bir yaklaşımı da zorunlu kılmaktadır. İşletmelerin bu direktife uyum sağlaması için yapması gereken başlıca adımlar ise şunlardır:
Kapsamlı Risk Değerlendirmesi: Tesis içindeki tüm tehlikeli maddeler analiz edilmeli ve olası kazaların etkileri değerlendirilmelidir.
Dokümantasyon ve Raporlama: Güvenlik raporları düzenli olarak hazırlanmalı ve yetkili makamlara sunulmalıdır.
Çalışan Eğitimi: Çalışanlar, potansiyel riskler ve acil durum prosedürleri hakkında sürekli eğitilmelidir.
Düzenli Denetim ve Testler: Acil durum planları ve güvenlik sistemleri belirli periyotlarla test edilerek güncellenmelidir.
Seveso Direktifleri’nin Toplumsal ve Çevresel Önemi
Seveso Direktifleri yalnızca sanayi güvenliğini artırmakla kalmaz, aynı zamanda çevrenin korunmasını ve halk sağlığını ön planda tutar. Büyük endüstriyel kazalar, sınırları aşan etkiler yaratabileceği için bu direktifler, uluslararası iş birliği ve bilgi paylaşımını teşvik eder.
Ayrıca, halkın bilinçlendirilmesi ve şeffaf bilgilendirme ilkeleri sayesinde, toplumun riskler karşısında daha hazırlıklı olması sağlanır. Bu bağlamda Seveso Direktifleri, sürdürülebilir ve güvenli bir endüstriyel geleceğin inşasında hayati bir rol oynar.
Seveso Direktifleri, modern sanayinin karşılaştığı riskleri yönetmede bir kilometre taşıdır. İşletmeler için yasal bir zorunluluk olmanın ötesinde, insan ve çevre sağlığını koruma adına etik bir sorumluluk da taşır. Teknolojinin ilerlemesi ve endüstriyel faaliyetlerin karmaşıklaşmasıyla birlikte bu direktifler, güvenlik kültürünü güçlendiren ve sürdürülebilir bir gelecek için rehberlik eden temel düzenlemeler arasında yer almaktadır.
Kaynaklar:
-
https://ced.csb.gov.tr/bekra-i-82669
-
https://en-m-wikipedia-org.translate.goog/wiki/Seveso_disaster?
-
https://bekrapedia.cevre.gov.tr/seveso-ortaya-cikis
-
https://www.csgb.gov.tr/Media/f0epoj40/beg%C3%BCm.pdf
-
https://www.afad.gov.tr/kurumlar/afad.gov.tr/3907/xfiles/endustriyel_kazalar_son.pdf
-
https://prosesemniyeti.org/uploads/pdf/sunum2019/








