3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü. İş sağlığının önemli konulardan biri olan meslek hastalıklarını, en yaygın olanı gürültü nedenli işitme kayıplarıdır.
3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Günü. İş sağlığının önemli konulardan biri olan meslek hastalıklarını, en yaygın olanı gürültü nedenli işitme kayıplarıdır. Gürültü, uluslararası çalışma örgütünün 63. Konferansında, bir işitme kaybına yol açan veya sağlığa zararlı olan ya da başka tehlikelere yol açan bütün sesleri kapsar şeklinde tanımlanmıştır. İstenmeyen ya da rahatsız eden sesler olarak da tanımlanabilir. Gürültü aynı zamanda boyutu ve olumsuz etkileri giderek büyümekte olan önemli bir çevresel sorundur da.
Gürültüyü tanımlarken öncelikle ses ve işitmenin de bilinmesi gerekir. Ses, titreşim yapan bir kaynağın hava basıncında yaptığı dalgalanmalar olup, insanda işitme duygusunu yaratır ki bu fiziksel bir olaydır.
Gürültü işitme kaybının yanı sıra, insanın fizyolojik ve ruhsal sağlığını da etkilemektedir. Bu da çalışanın dikkatini ve iletişimini azaltarak iş kazasına ve iş performansını azalmasına neden olabilir.
Ülkemizde gürültünün zararlı etkilerinin azaltılmasına yönelik yasal düzenlemeler bulunmasına karşın hala özellikle de metal, dokuma endüstrisi, ağaç işçiliği, matbaacılık, kâğıt endüstrisi, madencilik, taş ocakçılığı, dökümhane, inşaat, askeriye, ulaştırma, müzisyenler gibi mesleki gruplarda mesleki maruziyet yüksektir.
Gürültünün kulak sağlığı ve işitmeye verdiği zarar, yüksek şiddetteki sesin iç kulaktaki işitme sinirlerini etkilemesi sonucu oluşur. Bu etkilenmede sesin şiddeti kadar maruz kalınan gürültünün düzeyi, niteliği, ses basınç düzeyi, frekans dağılımı, maruziyet süresi, maruziyet sınır ve eylem düzeylerinin aşılıp aşılmamasına bağlıdır. Gürültü öncelikle yüksek frekanslardaki seslerin (ince seslerin) işitilmesini azaltır. İşitme kaybı, iç kulakta bulunan kulak salyangozunun (koklea) harabiyeti, doku kaybı, kan akımının azalması, sıvı kaybı, biyokimyasal değişiklikler, geçici ya da kalıcı eşik kayıpları şeklinde oluşur. Gürültüye maruz kalma süresi uzarsa daha alçak frekanslardaki seslerin işitilmesi de etkilenir. Kronik işitme kaybı oluştuğunda genellikle geri dönüşüm yoktur.
Mesleki işitme kayıplarında bir fizik bulgu, tıbbi ve cerrahi tedavi yoktur o nedenle İşyerinde çalışanlar birbiriyle iletişim kurmakta zorlanıyor, işe başladıktan birkaç saat sonra kulaklarında çınlama ve işitme kaybı, kulakta uğultu oluyorsa burada gürültüye maruz kalınma olasılığı akla getirilmelidir.
Gürültüye bağlı işitme kayıplarının meslek hastalığı olarak değerlendirilebilmesi için, gürültülü işte en az iki yıl çalışmış olmak ya da 85 db üzeri gürültülü ortam da en az 30 gün çalışmış olmak gerekir. Sabit gürültüde 85 db ve üzeri, darbeli gürültüde ise tepe değer 137 db tehlikeli değerlerdir.
Gürültünün önlenmesi için ilk olarak kaynakta gürültünün azaltılması, sonra kaynak ile alıcı arasındaki ses iletim yollarındaki düzenlemeler ve son olarak da alıcıda kontrol ( kulak koruyucu kulaklık) şeklindedir. Bu önlemler için mühendislik ve yönetsel (rotasyon, kısa süreli çalışma gibi) çalışmalar gerekir.
Gürültüye bağlı işitme kayıplarının olma tehlikesine karşın, işyerinde gürültü kontrol programının belirlenmesi gerekir. Öncelikle gürültünün analizi için ölçüm yapılır, işyerinde ölçülen gürültü düzeyi 80 db üzerindeyse kişisel dozimetrelerle ölçümler sonucu o işyerinde gürültü haritası çıkarılır. Çalışanların odyometrik ölçümlerle değerlendirilmesi, kullanılacak koruyucu kulaklık seçimi ve çalışanlara ek eğitim verilecek alanların belirlenmesi açısından önemlidir. Kulak tıkaçları ve kulaklıklar dış kulak yoluna takılan ve sesin şiddetini önleyen özelliklere sahiptir. Bu koruyucuların etkili olabilmesi için dış kulak yolunu tam tıkamaları gereklidir. Tıkacın veya kulaklığın “rahatsız ediyor” diye kullanılmaması bu konuda yapılabilecek en büyük hatadır.
İş sağlığı profesyonellerine düşen görev ise, çalışanın işe giriş muayenelerinde “Gürültülü ortamlarda çalışanlara ait işitme sağlığı izlem formu” tutarak, bu forma İşitme öyküsü, kişisel kulak koruyucu kayıtları ve eğitimlerin kaydedilmesi, periyodik odyometri takiplerin yapılması ve gerektiğinde ileri merkeze yönlendirmesi olacaktır.
Unutulmamalıdır ki, “Gürültüden rahatsız olmuyorum ” demek, “İşitme duyumu kaybediyorum” demekle eş anlamlıdır.
Kaynaklar:
-
Mesleki Gürültüye Bağlı İşitme Kaybının Medikolegal Değerlendirilmesi Sadık TOPRAK, Zarif Asucan ŞENBAŞ, Abdullah Coşkun YORULMAZ Karaelmas İş Sağlığı ve Güvenliği Dergisi ÖZGÜN ARAŞTIRMA / ORIGINAL ARTICLE 4(1), 13-23, 2020
-
Çalışanların Gürültü İle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik Hükümlerinin Örneklerle Ve Saha Uygulamalarıyla Açıklanması- Uzmanlık Tezi (İş sağlığı ve güvenliği )-2014
-
Gürültüye Bağlı İşitme Kayıpları Sıklığı Ve Etkileyen Etmenlerin Değerlendirilmesi. Ayşe ÖZTÜRK Dr. ÇSGB, İSGÜM İzmir Bölge Laboratuvarı, Dr. Gül ERGÖR Prof. Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD. Dr. Yücel DEMİRAL -Dr. Alp ERGÖR Doç. Dokuz Eylül Üniv. Tıp Fak. Halk Sağlığı AD. Necibe TAPÇI ÇSGB, İSGÜM İzmir Bölge Laboratuvarı 40. Temmuz-Ağustos-Eylül 2007. Türk Tabipleri Birliği Meslek Sağlık ve Güvenlik Dergisi sayfa:40-46
-
Gürültülü ortam çalışanlarında iş yaşamı ve genel yaşam kalitesinin ilişkisi. Ecem KARTAL ÖZCAN Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Sağlık Bilimleri Fakültesi, Odyoloji Bölümü, Ankara, Türkiye Hilal DİNÇER D’ALESSANDRO, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi, Odyoloji Bölümü, Ankara, Türkiye








