İş hayatında yaşanılan kazaların kök nedenlerine bakıldığında çoğu zaman tehlikeli davranış ve tehlikeli durumun bir araya gelmesi ile kazanın tetiklendiğini görüyoruz.
Pınar Kılınçarslan
Linde Gaz SEÇ-K Direktörü
İş hayatında yaşanılan kazaların kök nedenlerine bakıldığında çoğu zaman tehlikeli davranış ve tehlikeli durumun bir araya gelmesi ile kazanın tetiklendiğini görüyoruz. Diğer bir deyişle ortamda bulunan tehlikeli durum veya davranıştan bir tanesinin kaldırılması kazanın da önlenmesini sağlayabilir.İşte tam da bu noktada çalışanların İSG kültüründeki en önemli haklarından biri olan İşi Durdurma Yetkisi devreye giriyor.
Peki, İşi Durdurma Yetkisi tam olarak nedir?
İşi Durdurma Yetkisi, çalışanlara ve taşeronlara, güvenli olmayan bir durum veya davranışın istenmeyen bir olaya yol açabileceği durumlarda çalışmayı durdurma sorumluluğu ve yükümlülüğü sağlar.
İş durdurma yetkisi bir ceza veya suçlama oyunu değildir. Kazaları ve yaralanmaları gerçekleşmeden önce önlemeyi amaçlayan proaktif ve önleyici bir tedbirdir.
İşi Durdurma Yetkisi, çalışanlara misilleme veya olumsuz sonuçlardan korkmadan güvenlik endişeleri hakkında konuşma gücü verdiği için önemlidir. Çalışanlar genellikle güvenli olmayan koşulları veya davranışları ilk görenlerdir ve riskleri değerlendirmek için en iyi konumdadırlar.
İşi Durdurma Yetkisi genelde şu durumlarda kullanılır:
- Çalışma koşullarındaki değişiklik
- Çalışma kapsamındaki veya planındaki değişiklikler
- Acil durum
- Uygunsuz kullanılan ekipman
- Bilgi, eğitim ve farkındalık eksikliği
- Yaşanılan bir ramak kala
- Güvenli olmayan koşullar
- Alarmlar, uyarılar
Her ne kadar “İşi Durdurma Yetkisi”ni anlatmak ve anlamak kolay gibi görünse de gerçek hayatta uygulaması bir o kadar zordur. Çünkü İşi Durdurma Yetkisi bir eğitim veya terimden ibaret değil tamamen o şirketin ve çalışanların bir kültürüdür ve bu kültürün oluşması uzun yıllar alır.
Bu emniyet kültürünü temelden sağlam oluşturabilmek için şu adımlar izlenmelidir:
- İşi durdurma kültürünün oluşabilmesi için hedef belirle ve bu hedefe ulaşabilmek için plan yap.
- İşi durdurma yetkisi mutlaka İSG politikanın bir parçası olsun.
- İşi Durdurma politikan tüm çalışanlar tarafından mutlaka bilinsin.
- Periyodik eğitim planlarının mutlaka bir parçası olsun, tekrar tekrar da olsa aynı eğitim sürekli gündemimizde olsun ve örneklerle desteklensin.
- Karmaşık ve anlaşılmayan durumları netleştirecek bir prosedür ve süreç haritamız olsun. Karmaşık durumlarda çalışan nereye ve nasıl başvuracağını bilsin.
- Çalışanı bu yetkiyi kullanmak için teşvik et ödüllendir. Çünkü en zoru bir çalışan için çalışma arkadaşını durdurmaya cesaret etmektir.
- Oluşturduğun programın etkinliğini yıllık olarak değerlendir. Kaç vakayı işi durdurma yetkimizi kullanarak önleyebildik? Kaç ramak kala veya tehlikeli durum bildirdik? Önleyemediğimiz vakalar oldu mu? Bu bize bir sonraki yılın gelişim planını oluştursun.
Bu süreçleri işlettiğiniz halde program başarısız mı oldu? O zaman İşi Durdurma Yetkisi’nin psikososyal etkilerine bakalım: Yapılan araştırmalar göstermiştir ki, çalışanlar bir tehlikeli durum/davranış karşısında “Seyirci Etkisi” denilen bir role bürünüyor ve bundan dolayı da tepki veremiyor.
Nedir bu Seyirci Etkisi?
Seyirci etkisi, birden fazla çalışanın mevcut olduğu ve potansiyel olarak güvenli olmayan bir durum gördüğü, ancak hiç kimsenin işi durdurma inisiyatifi almadığı durumlarda ortaya çıkabilir. Her çalışan, başka birinin harekete geçeceğini varsayar ve tepkisiz kalır. 3 Tip Seyirci Etkisi vardır:
1. Başka birinin sorumluluk alıp işi durduracağını düşünmek. Kişisel olarak sorumlu olmadıklarını hissetmek. Genelde kalabalık gruplarda olur. Kaza anında acil müdahale gibi… Buna en iyi örnek yolda bir trafik kazası gördüğümüzde herkesin toplanıp kazada ne olduğunu izlemeye çalışması ama bir yandan da başkası nasıl olsa ambulansı aramıştır diye düşünüp herhangi bir harekete geçmemesi.
2. Diğer çalışma arkadaşlarının hareketlerine bakarak harekete geçme. Yani herkes tepki veriyorsa tepki verme, eğer bir tepki vermiyorlarsa sessiz kalma. Genelde durumun ciddiyetinin farkında değillerdir. Bu genelde yeni işe başlamış ve işi kuralına göre öğrenmiş bir çalışanın, kendinden daha usta bir çalışanın emniyet kurallarını ihmal ettiği halde onun daha tecrübeli olduğu için işi daha iyi bildiğini düşünmesi ve tepkisiz kalmasıdır.
3. Müdahale edince başkaları tarafından olumsuz yargılanma korkusunu ifade eder. Diğer çalışma arkadaşları, yardım ederlerse kendileriyle dalga geçilmesinden, reddedilmekten veya başlarının derde girmesinden endişe duyabilirler. Çalışma arkadaşları ile iletişiminin bozulacağından endişe etmesi nedeniyle durumu görmezden gelmesidir. Hatta giderek ortama uyum sağlamasıdır.
Sonuç olarak iş yerimizde emniyet kültürünü sağlam temellere oturtmak için yönetim kademesinin rolü büyüktür. İşi Durdurma Yetkisi ilk önce yönetim kademesi tarafından desteklenmeli hatta somut örneklerle sahada bizzat uygulanarak çalışanları cesaretlendirmelidir. Şirket yönetimi şu zorluklara karşı liderlik gösterirse iş kazalarının önlenmesinde büyük bir adım atmış olacaktır:
- Yönetim Desteğinin Eksikliği
- Politika ve Prosedürlerin Net Olmaması
- Güven ve İletişim Sorunları
- Akran Baskısı
- Üretim Baskısı
- Önceliklerin Çatışması
- Sonuç Korkusu
İş kazalarının sıfır olduğu bir dünya hayal etmek mümkün. Tüm emniyet liderlerine en büyük imkânsızlıklar karşısında başarıya ulaşan Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerini paylaşmak isterim: “Hayal ettim, hayalimin önündeki manileri tespit ettim. Manileri kaldırdığımda, hayalim kendiliğinden gerçekleşti.” Mustafa Kemal Atatürk








