728 x 90

Patlamadan Korunma Kavramının Gelişimi

Patlamadan Korunma Kavramının Gelişimi

Patlamadan korunma ile ilgili ilk çalışmalar ilk kez maden sektöründe yapılmıştır. Maden sanayi bilinen en eski sanayi kollarından biridir ve patlayıcı ortamlarla ilk karşılaşma

Patlamadan korunma ile ilgili ilk çalışmalar ilk kez maden sektöründe yapılmıştır. Maden sanayi bilinen en eski sanayi kollarından biridir ve patlayıcı ortamlarla ilk karşılaşma kömür madeni ocaklarında olmuştur. Bu nedenle patlayıcı ortamlarla ilgili tedbirlerin (patlatmaz veya exproof teknolojisinin) öncülüğünü maden sanayi yapmıştır.

Elektriğin maden ocaklarına inişi 1900 yıllara denk gelmektedir. Uzun bir geçmişi olan maden ocaklarında grizunun tehlikesi bilindiğinden, kullanılacak elektrik aygıtlarının da tehlike yaratıp yaratmayacağı hemen dikkate alınarak gerekli önlemler alınmıştır.

1800’lü yıllarda buharlı gemilerin gelişmesi kömür ihtiyacını arttırmış ve kalorisi yüksek olan taş kömürü ihtiyacı doğmuştur. Bunun çok derinlerde maden galerileri açılması gerekmekteydi fakat derinlere inildikçe artan metan gazı, açık alevli petrol lambaları nedeniyle patlamalara sebep olmaktaydı. İlk patlamadan korunma çalışması İngiliz kimyager Sir Davy tarafından 1815 yılında ve kendi adı ile anılan “Davy Emniyet Lambası” nı geliştirmesiyle başlamıştır. Bu lamba petrol ile çalışmakta olup üzerindeki özel ızgaralar sayesinde içerdeki ateşi dışarıya vermemektedir. Bir özelliği de alevi uzayınca grizunun arttığını işaret etmesidir ki, bu durumda çalışanlar tehlikeli ortamı terk edip patlamanın etkisinden kurtulmaktadır.

Transformatör, elektrik motoru, şalt cihazları ve akkor flamanlı aydınlatma armatürleri gibi birçok elektrik aletinin madenlerde kullanımına 1912’lerden sonra başlanmış olup, bugün bilinen önlemlere benzer tedbirler alınmaya başlanmış ve bugün d-tipi koruma olarak bilinen ilk alev sızmaz (flameproof) koruma tipi geliştirilmiştir.

1900- 1920’lerde elektrik sanayinin gelişmesine paralel olarak, elektrikli cihazların madenlerde nasıl kullanılabileceği özel laboratuvarlarda denenmeye başlanmış ve ilk deney laboratuvarları kurulmuştur.

Birçok ülkede maden ve petro- kimya sanayinin sorunlarını çözmek için birbirinden bağımsız ayrı ayrı laboratuvarlar ve test merkezleri kurulmuştur. Bu nedenle maden ve petro kimya sanayi için ayrı ayrı standartlar yayınlanmış olup, bu ayrım günümüzde de halen devam etmektedir.

Patlayıcı ortamla çalışmak zorunda olan petrol, petro-kimya, ilaç ve gaz sanayi madenler gibi bir başlangıç süreci yaşamamış ve madenlerden bilinen tecrübeler dolayısı ile bu sanayi kollarında işin başından itibaren tedbirler alınmaya başlanmıştır.

Patlayıcı Ortam, atmosferik koşullar altında, kendi kendine yanabilen gaz, buhar, toz, lif ya da uçabilen partiküllerin hava ile karışımıdır. Patlama ise çok hızlı bir gaz genişlemesi ile ve genellikle ısı açığa çıkmasıyla meydana gelen bir kimyasal reaksiyon veya değişimdir. Patlama çevresindeki ortamda bir şok dalgası oluşturması, ideal karışımda tutuşan parlayıcı maddenin çok hızlı ve kontrol edilemeyen enerji açığa çıkarmasıdır.

Patlama şiddeti olayın gerçekleştiği mekanın kapalılık durumu ile de doğru orantılıdır.

Genel olarak patlamalar kapalı yerlerde meydana gelmektedir. Kapalı bir yerde bir tank içerisinde veya bir bina içerisinde yanabilecek bir gaz veya parlayıcı sıvı buharı olduğu zaman, çok küçük bir kıvılcım ile tutuşmaktadır. Alev tutuşma noktasından başlayarak süratle kapalı hacım içinde yayılır, içeride bulunan gazın sıcaklığı artar ve gaz genleşerek, ileriye doğru basınç dalgaları şeklinde hareket ederek alevin önündeki gazı sıkıştırır ve gaz sıkışma sonucu daha fazla ısınır. Alev bu sıkışan bölüme ulaştığı zaman burada da büyük bir hızla yanmaya devam eder. Yanmanın olduğu yer kısmen veya tamamen kapalı olduğu için, yanmanın en yüksek hıza eriştiği zaman patlama gerçekleşmektedir.

Bilinen yakın tarihten günümüze Dünya’da ve ülkemizde can ve mal kaybına yol açan birçok patlama olmuştur. Her biri patlayıcı ortamda çalışma ve patlamadan korunma konusunda günümüz koşullarındaki çalışmanın temelini oluşturan uygulamaların gelişmesine katkı sağlamıştır. Değişen teknoloji ve yaşam şartları doğrultusunda da yeni uygulamalarla patlamadan korunma süreci devamlı gelişim göstermeye devam etmektedir.

 

Kaynaklar: 

Bahri Yildirim

Bahri Yıldırım, 1957 Zonguldak doğumludur. Hacettepe Üniversitesi Zonguldak Mühendislik Maden Mühendisliği Bölümünden 1982 yılında mezun oldu. TTK Genel Müdürlüğü Karadon Müessesinde Ocak Mühendisi olarak 1985 yılında göreve başlamıştır. Kariyerine İş Güvenliği Baş Mühendisliği, Etüd Baş Mühendisliği, İş Güvenliği Şube Müdürlüğü pozisyonlarında devam etti. 2006 Yılında A Sınıfı İş Güvenliği Sertifikası aldı. 2006 yılında TTK Genel Müdürlüğünden Emekli oldu. 2006-2011 yılları arası Madencilik özel sektöründe üretim müdürlüğü ve İSG Uzmanlığı yaptı. 2011 yılı İşyeri Hekimliği ve İş Güvenliği Uzmanlığı Eğitici Belgesi aldı. 2014 yılından itibaren Tez Medikal OSGB’ de İSG uzmanlığı ve Petrol Ofisi Lokasyonlarında Proje Liderliği yapmaktadır.