728 x 90

Ramak Kala Olaylar Nasıl İş Kazasının Habercisidir?

Ramak Kala Olaylar Nasıl İş Kazasının Habercisidir?

Ramak kala olay denildiği zaman hepimizin aklında önce bir soru işareti oluşur, ne demek bu “ramak kala”? Daha açık bir tabirle ramak kala; “az kalsın”

Ramak kala olay denildiği zaman hepimizin aklında önce bir soru işareti oluşur, ne demek bu “ramak kala”? Daha açık bir tabirle ramak kala; “az kalsın”, “neredeyse” ya da “kıl payı” olarak adlandırılabilir. Mevzuatsal tanımı ise işyerinde meydana gelen; çalışan, işyeri ya da iş ekipmanını zarara uğratma potansiyeli olduğu halde zarara uğratmayan olayı ifade eder. Yani olayın hiçbir noktasında ne kişi ne de iş ekipmanı zarar görmemektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gereğince; her türlü ramak kala olayların kayıt altına alınması gerekmektedir çünkü ramak kala olaylarının bildirilmesinin, ileride yaşanabilecek iş kazalarının tespit edilmesi ve önlenmesi için büyük önem arz ettiği yapılan bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmıştır.

Herbert W. Heinrich 1931 yılında yayımladığı “Endüstriyel Kaza Önleme: Bilimsel Bir Yaklaşım” isimli kitabında, büyük bir sigorta şirketinde çalışırken topladığı kaza verilerinin analizinden elde ettiği sonuçlara yer vermiştir. Bahsettiği araştırma sonuçları ramak kala olayın önemini bir kez daha vurgulamıştır. Herbert W. Heinrich 75.000 yaralanma ve hastalık vakasını, 63.000 aktüerya ve mühendislik raporunu ve 12.000 sigorta kaydını gözden geçirmiştir.

Bu araştırmaların sonucunda, bir işyerinde 330 adet iş kazası grubunda; majör etkisi (ölüm, uzuv kaybı vb.) olan kazaların ve 29 adet minör etkisi olan (hafif) yaralanmalı kazanın temelinde 300 adet ramak kala olayın meydana geldiğini belirterek “ramak kala” terimini iş sağlığı ve güvenliği alanına kazandırmıştır. Heinrich’e göre, kazaların sıklığı ile ağırlığı ters orantılıdır.  Heinrich, çok sayıdaki yaralanmasız kazanın azaltılması halinde ağır yaralanmalı kazaların da kendiliğinden azalacağı sonucuna varmıştır.

Şekil 1. Heinrich Kaza Piramidi Teorisi (1931)

Heinrich’in kaza piramidi teorisi, 1970’lerde Kuzey Amerika Sigorta Şirketi için çalışan Frank E. Bird tarafından genişletilmiştir. F. Bird, 300’den fazla şirketten alınan 1.7 milyon olay raporunun analizinde Frank Bird, her bir ciddi yaralanma için 600 ramak kala olay olduğunu bulmuştur.

F. Bird sonraki çalışmalarında bu oranları 1-10-30-600 olarak genişletmiştir.  Buna göre, her 1 ciddi yaralanmalı kazaya karşılık, 10 hafif yaralanmalı (sadece ilk yardım ile giderilebilen), 30 hasarlı kaza, 600 yaralanmasız ve hasarsız kaza meydana gelmektedir.

Çalışma koşulları bakımından, güvenli işyerleri oluşturulsa dahi çalışanlarda güvenlik kültürü oluşmadığı sürece iş kazalarını tamamen önlemek mümkün olmayacaktır. Güvenlik kültürü bilincinin oluşturulmasında ise iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin büyük payı vardır. Çalışanlara yasal olarak verilmesi gereken bu eğitimlerde, ramak kala olaylara değinilmesi bilinçlenme açısından oldukça fayda sağlayacaktır.

İş kazalarının % 98’i önlenebilir niteliktedir. % 50’lik kısmı kolay ve basit tedbirlerle önlenebilmekte, kalan % 48’lik kısmın önlenebilmesi için ise sistematik çalışma gerekmektedir. İşletmelerde yaşanan ramak kala olaylar olabilecek büyük kazaların habercisidir. İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında ramak kala olay faaliyetleri bu sebeple oldukça önem arz etmektedir.

Ramak kala olaylar, yapılan çalışmalarında gösterdiği gibi iş kazalarının en büyük habercisidir. Ramak kala olaylar, kişinin ya da iş ekipmanının zarar görmediği olaylar olarak adlandırılsalar da farklı bir zamanda iş kazasına sebebiyet verme ihtimallerinden dolayı raporlanmaları büyük önem arz etmektedir. Kazalar olduktan sonra “bende orada az daha kaza yapıyordum” diye aklımıza geliyorsa demek ki yaşadığımız olay ramak kala idi ve meydana gelen kaza durdurulabilirdi. Ramak kala olayların bildirilmesi, kayıt altına alınması ve bu bildirimler neticesinde gerekli iyileştirmelerin yapılması sonucunda iş kazalarında ciddi oranda düşüş meydana gelecektir. “Nasılsa bir şey olmadı, bildirmeye gerek yok” dediğimiz her ramak kala başka birisinin kazalanmasına yol açabilmektedir. Bana bir şey olmaz ya da bana bugüne kadar bir şey olmadı demek çoğu zaman kolayımıza gelse de bu başımıza bir kaza gelmeyeceği anlamına gelmez. Tedbiri elden bırakmadan, hazırlıklı olmak bizleri olası kazalardan koruyacaktır.

Kaynakça

İrem Bozdemir

İrem Bozdemir, 01.01.1991 Eskişehir doğumlu, evli ve 1 çocuk annesidir. İlköğretim ve Lise eğitimini Eskişehir’de tamamlamıştır. 2016 yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2016 yılında Çevre Görevlisi belgesi ve 2017 yılında C sınıfı İş Güvenliği belgesini almaya hak kazanmıştır. Aynı zamanda TUV AUSTRIA ISO 9001:2015, ISO14001, OHSAS 18001 İç Tetkikçi belgelerine sahiptir. Meslek hayatına 2017 yılında başlamış olup, 2018 yılından itibaren Tez Medikal OSGB bünyesinde çalışmaya başlamıştır. DHL Freight, Garanti Bankası, HMS Host, Opet Fuchs, LC Waikiki, Arçelik ve Türkiye Finans Katılım Bankası’nda görev almıştır.