İş sağlığı ve güvenliği (İSG) çoğunlukla üretim tesisleri, madenler veya inşaat alanları ile ilişkilendirilir. Oysa milyonlarca çalışan, işinin bir parçası olarak direksiyon başındadır.
Canbek Hurmoğlu
Trafik ve Yol Güvenliği Danışmanı
Bikem Kalender
İSG & Yönetim Sistemleri Müdürü
A İş Güvenliği Uzmanı
İş sağlığı ve güvenliği (İSG) çoğunlukla üretim tesisleri, madenler veya inşaat alanları ile ilişkilendirilir. Oysa milyonlarca çalışan, işinin bir parçası olarak direksiyon başındadır. Lojistik sektöründe görev yapan sürücüler, saha mühendisleri, servis şoförleri ya da şirket araçlarını kullanan personeller; hepsi yolda karşılaştıkları risklerle iş kazalarına maruz kalabilmektedir. Dolayısıyla “sürücü güvenliği / yol güvenliği”, iş güvenliğinin ayrılmaz bir boyutudur.
Yol güvenliği kültürünü iş güvenliği uygulamalarına entegre etmek, çalışanların hayatını koruduğu gibi, şirketin maliyetlerini düşürür ve toplumsal sorumluluk bilincini yükseltir. (ETSC, 2021).
Yasal Çerçeve: İşverenin Sorumlulukları
Türkiye’de 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenlere çalışanların maruz kalabileceği tüm riskleri öngörme, önleme ve azaltma yükümlülüğü yükler. Bu yükümlülük yalnızca tesis sınırlarında değil, iş amacıyla yapılan tüm yolculuklarda geçerlidir.
İşin gerçekleştirilmesi sırasında meydana gelen trafik kazaları, iş kazası kapsamında değerlendirilir.
Araçların periyodik bakım ve kontrolleri, İSG denetimlerinin ayrılmaz parçasıdır.
İşverenler, risk değerlendirmelerine yol ve trafik risklerini de dâhil etmek zorundadır (ILO, 2013).
ISO 39001: Kurumsal Yol Güvenliği Standardı
Uluslararası düzeyde yol güvenliği yönetimi için en önemli standartlardan biri ISO 39001 Yol Trafik Güvenliği Yönetim Sistemi standardıdır. Bu standart kurumlara, trafik kaynaklı ölümleri ve ciddi yaralanmaları azaltmaya yönelik sistematik bir yaklaşım sunar (ISO, 2012).
ISO 39001 yönetim sistemi işletmelere şu avantajları sağlar:
- Risklerin belirlenmesi ve azaltılması
- Yol güvenliği performans ölçümü ve sistemin sürekli iyileştirilmesi
- Yasal uyumluluğun kanıtlanması
- Kurumsal itibar ve maliyet avantajı
Sürücü Eğitimlerinin Önemi
Tesislerde gerçekleşen iş kazalarında olduğu gibi trafik kazalarında da yaklaşık %90’ı insan faktöründen kaynaklanmaktadır (WHO, 2020). Bu nedenle sürücü davranışlarını geliştirmek, yol güvenliği yönetiminin odak noktasıdır.
Sürücüler için düzenli eğitimlerde şu başlıkların yer alması ve sürekli tekrarlanan eğitimlerle pekiştirilmesi önerilir:
- Defansif sürüş teknikleri (Elander, West & French, 1993)
- Yorgunluk ve dikkat yönetimi (Philip et al., 2005)
- Araç güvenlik teknolojilerinin etkin kullanımı
- Acil durum tepkileri ve kriz yönetimi
Bu eğitimlerle sürücüler yalnızca kural bilen değil, riskleri önceden fark eden bilinçli profesyoneller haline gelir.
Yol trafik güvenliği, iş sağlığı ve güvenliğinin en kritik ancak çoğu kez göz ardı edilen alanıdır. Yasal gerekliliklere uyum, ISO 39001 standardının uygulanması ve sürücü eğitimleri kazaları önlemenin üç temel dayanağıdır ve bu 3 temel nokta ile yönetim sistemi performansı ilgili kriterlerle sürekli izlenmeli ve gelişimi sağlanmalıdır. İşletmeler sürücü güvenliğine yatırım yaparak hem çalışanlarının yaşamını korur hem de sürdürülebilir bir iş modeli oluşturur.
Kaynaklar:








