DİNÇER BUDULGAN İLE SÖYLEŞİ
DİNÇER BUDULGAN İLE SÖYLEŞİ
Kendinizi kısaca tanıtır mısınız?
Merhaba, ben Dinçer Budulgan. Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü mezunuyum. İş sağlığı ve güvenliği sektöründe 13 yıldır çalışıyorum. Kariyerime 2011 yılında Çevre ve İş Güvenliği Danışmanı olarak başladım ve o zamandan beri İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) alanında aktif olarak görev alıyorum.
Son 9 yıldır DHL Express Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği süreçlerini yönetiyorum. Bu süre zarfında, iş sağlığı ve güvenliği konularında lokal ve global projeler yürüttüm.
İş sağlığı ve güvenliği konularında sürekli olarak kendimi geliştirmeye ve çalışanların güvenliğini sağlamak için etkin stratejiler geliştirmeye devam ediyorum.
DHL’ in İş Sağlığı ve Güvenliği süreçlerine ilişkin yaklaşımı nasıldır?
DHL Express Türkiye olarak, yaptığımız işte değer yaratan en önemli bileşenin “insan” olduğuna inanıyoruz ve “insan odaklı” yaklaşımımızı her alanda sürdüyoruz. Bu bakış açısı ile bizim sorumluluğumuz altında olan herkesin ve operasyonlarımızdan etkilenen tüm tarafların refahını koruyarak, herkesin her gün güvenli bir gün geçirmesini sağlamayı hedefliyoruz.
İSG süreçlerine yaklaşımımız titizlikle planlanmış ve uygulanmakta olan bir çerçeveye dayanıyor. DHL Group tarafından oluşturulan “Önce İş Güvenliği Çerçevesi”, tüm iş birimlerimizde iş güvenliği yönetimimizi standartlaştırmayı amaçlarken bu hedefimizi yerine getirmeye yardımcı oluyor. Bu çerçeve ile birlikte keyifli ve güvenli bir çalışma ortamı yaratmanın ortak sorumluluğumuz olduğunun altını çiziyoruz.
Ayrıca, sürekli iyileştirme metodojileri sayesinde prosedürlerimiz ve mevcut riskleri değerlendirmesi çalışmalarımız gelecekteki risklere karşı proaktif önlemler almak adına sürekli gözden geçiriliyor. Aksiyon alma konusunda ise hiç gecikmiyoruz. Bu bütüncül yaklaşım, DHL Express Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği konularında en üst düzeyde performans sergilemesini sağlıyor.
DHL’in bünyesinde İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünü belirli bir seviyeye yükseltmek için ne gibi süreçler yaşandı?
Şirket içinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda bir farkındalık oluşturmak adına kapsamlı eğitim programları düzenledik. Çalışanlarımıza, iş güvenliği standartları, acil durum prosedürleri ve risk yönetimi gibi konularda düzenli eğitimler vererek bilinç seviyesini arttırdık. Yasal süreçlerin bir adım ötesine geçerek, CIS Gelişim Programlarımız kapsamında oluşturduğumuz eğitim modülleri ile tüm çalışanlarımızın “Önce İş Güvenliği Farkındalığı” konusunda uluslararası sertifikalı uzman olmasını sağladık.
Bununla birlikte şirkette kullanımın yaygın olduğu bazı araçları kullanabilmek oldukça önemli. İyileştirme adına yapılan şirket içi Gemba ziyaretlerimiz de oluyor. İSG odak noktasının teşvik edilmesi ile çalışma alanı ne olursa olsun herkesin katılımını sağlıyoruz.
İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünü daha da güçlendirmek adına şirket içinde etkinlikler ve kampanyalar da düzenliyoruz. Tüm bu çalışmalar neticesinde ortaya çıkan ve İSG kültürüne bağlı kalmamıza yardımcı olan 10 adet temel “Önce İş Güvenliği Kuralımız” var. Bu kuralları her zaman kendimize bir hatırlatıcı olarak kullanıyoruz.
İSG departmanında çalışan ekip arkadaşlarımın katkıları ve çabaları olmadan başarı elde etmek mümkün olmazdı. İSG ekibiyle birlikte çalışan ekip arkadaşlarım, süreçlerimizi titizlikle takip ederek ve iyileştirmeler yaparak hedeflerimize ulaşmamızı sağlıyor.
Günümüzde İSG süreçlerinde dijitalleşme son derece önem kazanmış durumda. Bu konuyla ilgili yürüttüğünüz çalışmalarınız var mı? Bu çalışmalar DHL ’in İş Sağlığı ve Güvenliği kültürüne nasıl yansıdı?
Evet, iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinde dijitalleşme konusunda önemli adımlar attık. Dijital araçları aktif olarak kullanıyoruz. Son geliştirdiğimiz digital araç olan “iCARE” programımdan bahsedebiliriz. iCARE – Continuous Advancement of Risk Elimination anlam ve hedef olarak sürekli bir şekilde risklerin azaltılması ve ortadan kaldırılması hedefimize yardımcı olacak dijital bir araç. iCARE tüm potensiyel olayların, tespit edilen tehlikelerin, yaşanan kazaların ve hatta maddi hasarlı olayların hızlı ve kolay bir şekilde kaydedilmesini sağlıyor. Daha sonra olayların esas nedenlerinin doğru bir şekilde belirlenmesi ve alınan aksiyonların takibini yapabiliyoruz. Programın en önemli kısmı ise toplanan tüm veriyi bizim İSG stratejimizi belirleyecek şekilde değerlendirebilmesi. Buna göre iş gücümüzü yönetiyor ve odak noktalarımızı belirliyoruz.
Bu dijitalleşme projeleri, DHL Express Türkiye’nin İş Sağlığı ve Güvenliği kültürüne daha fazla şeffaflık, hız ile etkinlik katarken, çalışanların günlük iş süreçlerinde daha bilinçli ve güvenli bir şekilde hareket etmelerine olanak tanıyor.
Bizlerle paylaşmak istediğiniz sektöre yönelik iyi uygulama örnekleriniz var mı?
Yaptığımız iş çok farklı alanlarda ve hızlı olmayı gerektiyor ve gün içerisinde pek çok risk ile karşı karşıya kalabiliyoruz. Daha önceden bahsettiğim 10 temel Önce İş Güvenliği Kuralımız ve bu kurallarda odaklandığımız risk faktörleri ile ilgili bir çok uygulamamız bulunuyor. Fakat bütüncül bir bakış açısı ile paylaşmak istediğim örneğimiz: Safety Moment. Safety Moment (Güvenlik Anı), işe bilinçli olarak ara verilmesi anlamına geliyor ve kültürel bir unsur olarak herkese güvenliğin en önemli şey olduğunu göstermeyi hedefliyor. Temelde iş başı eğitimlere benziyor. Herhangi bir kısıtlama olmadan rutin günlük toplantı, seminer veya etkinliğin başında ve ayrıca özel ya da bireysel bir olaya göre ayrı ayrı Safety Moment yapılmasını bekliyoruz. Toplantıyı veya etkinliği organize eden kişi tarafından, fikir alışverişi ve sorulara teşvik edecek şekilde yapılıyor. İSG ekibi olarak bizler de kaynak sağlayabiliyoruz ya da daha önemlisi ekipler kendi seçtikleri konuları konuşabiliyor. Bu şekilde çalışanlar güvenlikle ilgili konulara kendi kendilerine odaklanabiliyor ve günlük işlerinde daha dikkatli ve güvenli davranıyor. Bu etkinlikler, çalışanların güvenlik farkındalığını artırıyor ve güvenli bir iş ortamının oluşturulmasına katkıda bulunuyor.
Derginin okurlarına ve özellikle İSG profesyonellerine önerileriniz ve mesajlarınız nelerdir?
İSG profesyoneli olarak, tüm gelişmeleri, teknolojiyi ve dijitalleşmeyi takip ederek öğrendiklerimizi işimize uyarlamalıyız. Teknolojik imkanları kullanıp herkesin dokunabileceği ve etkileşime girebilecekleri çözümlerle en büyük ihtiyacımız olan iş güvenliği bilincini oluşturma konusunda kendi işimizi kolaylaştırabiliriz. Bu şekilde talep eden değil talep edilen taraf olabiliriz. Ardından bize sadece ‘daha iyi ne yapabiliriz?’ sorusunu sormak kalıyor. Herkesin güven içinde olmasını diliyorum.









