728 x 90

Koçtaş’ta, Davranış Odaklı İSG Süreçleri

Koçtaş’ta, Davranış Odaklı İSG Süreçleri

Koçtaş’ta, iş sağlığı ve güvenliği süreçleri ile ilgili bilgi almak üzere İSG, Çevre Yönetimi ve İdari İşler Müdürü Sn. Bahadır DOĞRU ile birlikteyiz.

Değerli Safe Zone Journal okuyucularımız için, perakende sektörünün liderinden Koçtaş’ta, iş sağlığı ve güvenliği süreçleri ile ilgili bilgi almak üzere İSG, Çevre Yönetimi ve İdari İşler Müdürü Sn. Bahadır DOĞRU ile birlikteyiz.

Merhaba Bahadır Bey, bizlere kısaca kendinizi ve Koçtaş’ı anlatabilir misiniz?

Çok teşekkür ederim… Koçtaş’ta İSG Çevre ve İdari İşler Müdürü olarak görev alıyorum. Biraz geçmiş tecrübelerimden bahsedecek olursam; Tezmedikal’de kısa süreli bir İSG deneyiminin ardından, 6 sene boyunca Koç Üniversitesi’nde görev aldım. Sonrasında proje bazlı Arçelik’te, Dijital İSG Çözümleri Yöneticisi olarak Koç Sistem’de ve Koç Holding’te çalışmaya devam ettim. 2020 yılının Ekim ayından bu yana da Koçtaş’ta yöneticilik görevini sürdürüyorum.

Koçtaş olarak çok dinamik ve parçalı bir yapıya sahibiz. Yaklaşık 4300 çalışma arkadaşımız ve 1000’e yakın tedarikçimiz ile kocaman bir aileyiz. Bugün 59 ildeki 400 mağazamız, 3 büyük depomuz ve dijital kanallarımızla ürünlerimizi tüm Türkiye’ye ulaştırıyoruz. Tüm bu organizasyonun, İSG ve çevre süreçlerinin yönetimi için geniş bir ekibe ihtiyacımız var. Merkez yönetim kadromuz ve dış kaynak olarak görev alan çalışma arkadaşlarımızdan oluşan ve genişlemeye devam eden alanında yetkin ekibimizle beraber, tüm İSG süreçlerini en iyi şekilde yürütmeye çalışıyoruz.

Koçtaş yıllardır iş sağlığı ve güvenliği ile harmanlanmış bir yapıya sahip, ancak yapı çok büyük ve sürekli olarak da gelişiyor. Burada iş sağlığı ve güvenliği kültürünü belirli bir seviyeye yükseltmek için ne gibi süreçler yaşandı?

Dediğiniz gibi aslında Koçtaş’ta, özellikle yıllardan beri süre gelen güzel bir yapı vardı. Zaten Koç Gurubu’nun kültürü İSG anlamında çok farklıdır, hatta iş sağlığı ve güvenliği en önemli konudur.

Sn. Vehbi Koç’un çok değerli bir sözü vardır: “En önemli sermayem insan kaynağımdır”. Bu söz çalışana verilen önemi her alanda hissettirir.

Koçtaş’ın İSG yapısına gelecek olursak, Koç Holding’te sıfırdan bir iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemi oluşturmuştuk, bu modeli Koçtaş’a entegre ettik. Önce detaylı bir analiz yaptık ve strateji çıkardık. Bu süreçte bütünsel yaklaşımımız çok önemliydi. Hedeflerimizi anlaşılır bir şekilde ortaya koyduk ve önceliklendirdik. Aşama aşama ne yapacağımızı belirledik, 3 senelik planımızı çıkardık. Önceliğimiz yönetim sistemi oluşturmaktı. Buradan yola çıkarak prosedürlerin yazılması, KPI’ların (Key Performance Indicator – Anahtar Performans Göstergesi) çıkarılması, denetimlerle kontrol edilmesi, sahaya yayılması ve benimsenmesi sürecini uygulamaya başladık.

Üst yönetimimizin desteğini aldık.  Üst yönetimin desteğini gören saha çalışanlarımızın da farkındalığı arttı. Geldiğimiz noktada 2020-2021 sonuyla şu anki LTIF oranlarımız arasında yüzde 60’lık bir iyileşme söz konusu. Ama hala iyileşme alanımız var, sürekli globaldeki gelişmeleri takip ederek, benchmark yapıyoruz. Yurtdışında takip ettiğimiz birçok firmada iş sağlığı ve güvenliği kültürü o kadar gelişmiş ki, her çalışan kendi sürecini takip ediyor, adeta herkes kendinin iş güvenliği uzmanı olmuş. Bizim de varmak istediğimiz nokta tam olarak bu ve hedefimize adım adım yaklaşıyoruz.

Günümüzde İş sağlığı ve güvenliği süreçlerinde dijitalleşme son derece önem kazanmış durumda. Koçtaş’ın bu konuyla ilgili yürüttüğü çalışmaları olduğunu da biliyoruz. Biraz bu konuyla ilgili yürüttüğünüz çalışmalarınıza değinebilir misiniz? Bu çalışmalar Koçtaş iş sağlığı ve güvenliği kültürüne nasıl yansıdı?

İSG kültürünü geliştirmek ana hedefimiz, dijitalleşme ise bunu destekleyici parçalarından biri. Bundan dolayı dijitalleşme süreçlerine çok önem veriyoruz. Dupont’un Bradley Eğrisi’ni biliyorsunuzdur. Bradley Eğrisi dört aşamadan oluşur. Birincisi reaktif yaklaşımı içerir.  Kaza olduktan sonra, temel içgüdülerle, yapılan anlık aksiyonlardır. İkincisi daha süpervizyonda ilerleyen bir süreçtir. Süpervizyon tarafında, bir uzman vardır. Kişinin başında veya operasyonun başında daimi bir kontrol vardır. O zaman kişi İSG kurallarına uyar. Üçüncü aşama artık kişinin daha bağımsız olduğu süreci içerir. Burada kişi kendi tarafında bu konu benim iş sağlığı ve güvenliğimde sıkıntı yaratacak bir konu, o yüzden bununla ilgili önlem almalıyım der. Dördüncü aşama ise herkesin birbirini gözetebildiği ve açık iletişimle uyarabildiği bir süreçtir. Bu aşamayı ülkemizde görmek pek mümkün değil maalesef. İSG gelişiminde belli bir yerde olabilirsiniz ama topyekün o sürece girebilmek çok zor. O yüzden biz de süreci destekleyebilecek konularla ilerledik. Önce süpervizyon tarafını güçlendirmek için, çeşitli eğitimlerle İş Güvenliği Uzmanlarımızın yetkinliğini arttırdık. Standartlarımızı değiştirdik, sonra sahada takibini Koç Grubu’nun İş Sağlığı ve Güvenliği yazılımı olan “Worksafe” üzerinden yapmaya başladık. Bunu düzenli uygulamaya başlayınca 3. aşama “Self” kısmına geçtik. Burada Worksafe’in mobil uygulama tarafını aktif olarak kullanarak, herkesin kendi çalışma ortamındaki uygunsuzlukları belirtmesini istedik. Bunu çalışan başına minimum 3 tane uygunsuzluk girilmesi, Kazasızlık Ödülü, Şampiyonlar Ligi gibi uygulamalarla destekledik ve çalışma arkadaşlarımızın geri bildirimde bulunmasını alışkanlık haline getirmeleri için çaba sarf ettik. Öte yandan sürekli olarak gelen uygunsuzlukların trendlerini çıkararak, çalışma arkadaşlarımızı da sürece dahil ettik. Uygunsuzluklar otomatik olarak mağazanın iş güvenliği uzmanına düşüyor ve iş güvenliği uzmanı kabul ederse, uygunsuzluk kayıt altına alınıyor. Sonraki süreçte ise yapılan çalışmaya göre, uygunsuzluk bildiriminde bulunan çalışma arkadaşımıza bilgi veriliyor. Örneğin, uygunsuzluk ile ilgili DÖF açıldı ise, bu bilgi SMS ile çalışma arkadaşımıza iletiliyor. DÖF kapandığında, yine çalışma arkadaşımıza bilgilendirme yapılıyor.

Çalışanların içinde olmadığı hiçbir sistem tam olarak işlemez. Biz çalışma arkadaşlarımızın katılımını desteklemek için “uygunsuzluk çıkarsa ceza yersin” anlayışından, “uygunsuzluk tespit edilsin ve bildirilsin, buna ödül verelim” anlayışına geçtik. Tabi ilk başta sahaya yansıması zor oldu ama zamanla herkesi sürecin içine çektik ve katılım sağladık.

Akabinde de 4. aşamaya geçmek için davranış odaklı İSG sürecini başlattık. Önce çalışma arkadaşlarımızın İSG kültürü algısını ölçmek için bir anket yaptık ve onların düşünceleri topladık. Mağazalarımızda odak gruplarla mülakatlar yaptık. Sahada gözlemler yaptık ve en çok meydana gelen 12 güvensiz davranışımızı belirledik. Aynı zamanda 12 güvensiz davranışımıza dair risk haritası çıkardık. En çok hangi mağazada ve hangi dönemlerde belirlediğimiz güvensiz davranışlar gerçekleşiyor analiz ettik. Çalışma arkadaşlarımızın birer iş güvenliği uzmanı gibi sahada gözlem yapmaları ve güvensiz davranış gördüklerinde olumlu iletişim ile ekip arkadaşlarına geri bildirim verdikleri bir sistem kurduk. Bu süreçte bütün çalışma arkadaşlarımıza eğitimler verdik. Bu doğrultuda, online bir sistem üzerinden 2 haftada 1 ekibe mağazalarımızda davranış odaklı İSG gözlem kartları dolduruluyor ve her ayın sonunda analizi yapılıyor. Sonra davranış odaklı İSG çalışmalarını desteklemek için sistemimize gözleme dayalı iş sağlığı ve güvenliği eğitimi sürecini ilave ettik. Bu kapsamda öncelikle; forklift operatörü, mal kabul danışmanı gibi arkadaşlarımızı “emniyet kritik roller” olarak belirledik ve bu kişilerin kendi alanlarında işe yeni giren kişilere eğitim vermesi ve koçluk yapması, bunu da gözlem kartları ile değerlendirmesi üzere bir uygulama başlattık.

Bizlerle paylaşmak istediğiniz sektöre yönelik başka iyi uygulama örnekleriniz var mı?

Bir de depomuzda başlattığımız ve yapay zeka ile İSG’yi bir araya getirdiğimiz uygulamamız var. Bu uygulamamız da yine Bradley Eğrisi’ndeki son aşamayı destekleyen çalışmalardan biri. Yapay zeka kullanarak video analizi yapan bir yazılım ile en çok güvensiz davranışın olduğu alanlara kameralar kurduk ve kurallarımızı sisteme işledik. Yapay zekanın da kendi kuralları ve süregelen bir öğrenme süreci var. Buna bağlı olarak da doğruluk oranları hızla artıyor. Örneğin, kural olarak bir alanı kısıtlı alan olarak belirliyorsunuz ve alana giriş yapıldığında bildirim gelmesini istiyorsunuz. Alana izinsiz giriş yapıldığında sisteme bildirim düşüyor ve depolarımızda görev alan iş güvenliği uzmanlarımız konuyu değerlendirip, alanda geliştirilmesi gereken kısımlar var ise çalışma başlatılıyor. Bu uygulamanın da etkisi ile depolarımızdaki iş kazası oranlarımızda neredeyse yüzde 80’e yakın bir azalma söz konusu oldu. Özellikle depolarımızda çok yoğun bir operasyon var, bu uygulama sayesinde çalışma arkadaşlarımızdan gelen geri bildirimlere rağmen gözden kaçan sıkıntılı noktaların olduğunu gördük ve iyileştirdik. Bu uygulamayı ilerleyen dönemlerde mağazalarımızda da yaygınlaştırmayı planlıyoruz.

Ne kadar güzel çalışmalar yapmışsınız elinize sağlık. Peki sektöre ve özellikle de İSG Profesyonellerine yönelik, İSG çalışmalarını geliştirme amaçlı, bizlerle paylaşmak istediğiniz önerileriniz ya da düşünceleriniz varsa onları alabiliriz.

Özellikle perakende sektöründe, davranış odaklı İSG’nin ve buna paralel İSG kültürünün arttırılması gerektiğini düşünüyor ve buna çok önem veriyorum. Perakende sektörü, bir enerji sektörü gibi kaza yaşandığında çok fazla kişinin zarar görebileceği bir potansiyelde değil ya da bir kaza olduğunda operasyonel süreçlerin durması pek beklenmez. Bu faktörlerden dolayı da, sektörde İSG farkındalığı her zaman beklenen seviyelerde olmayabiliyor. Ama atlanılan bir kısım var, perakende sektöründe yaklaşık 3 milyon çalışan var ve insan kaynağı devir (turnover) oranı çok yüksek. O yüzden Türkiye’deki iş gücündeki en büyük paylardan biri perakende sektöründe desek yanlış olmaz. Esas kritik nokta ise hepimiz, kendimiz veya sevdiklerimiz, markete gidiyoruz, alışveriş yapıyoruz ve o alanlardaki potansiyel tehlikelere maruz kalıyoruz. Sektördeki işyerlerinin çalışanlarının güvenlik kültürü yüksek olmaz ise sadece o kişiler değil hepimiz zarar görebiliriz. Bu sebepten sektördeki güvenlik kültürünün arttırılması, toplumun güvenliği için son derece önemli. Bir an önce sektör olarak güvenlik kültürü ile davranış odaklı İSG süreçlerine yönelik çalışma yapılması gerektiğini düşünüyorum.

Burada rehberlik görevi üstlenen İSG profesyonellerimize de aslında büyük sorumluluk düşüyor. Dünya gelişiyor, değişiyor ve bu değişim sırasında geniş bir perspektiften bakarak, İSG profesyonellerinin de vizyonlarını genişletmesi gerekiyor. Bu kapsamda, kesinlikle çalışılan sektörde dünyadaki benzer iş kollarında faaliyet gösteren firmalar araştırılmalı ve sürekli iyileştirme için kıyaslama yapılmalı, irtibat kurulmalı, neler yaptıkları, nasıl yaptıkları araştırılmalı, dijital çözümler ve trendler aktif olarak izlenmeli. İSG profesyoneli arkadaşlar bu bağlamda soru sormalı, deneyimlerinden faydalanabilecekleri, sonuçlar çıkarabilecekleri sosyal ağları kurmalı ve gelişime açık olmalılar görüşündeyim.

Sayın Bahadır Doğru’ya vermiş olduğu röportaj için teşekkür ederiz. İSG yolunda yapmış oldukları bu örnek çalışmaların devamını dileriz.

Admin

Admin
ADMINISTRATOR
PROFILE

Son Yazılar