728 x 90

Psikolojik Güvenlik İkliminin İş Kazaları Üzerindeki Dolaylı Etkileri

Psikolojik Güvenlik İkliminin  İş Kazaları Üzerindeki Dolaylı Etkileri

Fikirlerini, sorularını, endişelerini veya hatalarını dile getirdiği için cezalandırılmayacağına veya aşağılanmayacağına ve ekibin kişiler arası risk alma konusunda…

“Fikirlerini, sorularını, endişelerini veya hatalarını dile getirdiği için cezalandırılmayacağına veya aşağılanmayacağına ve ekibin kişiler arası risk alma konusunda güvenli bir ortam olduğuna dair inanç” (Amy Edmondson, 1999).

İş sağlığı ve güvenliği çalışma alanında insan faktörü, iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesinde anahtar rol oynayan bir bileşendir. Heinrich’in domino teorisi iş kazalarının %88- %90 oranında insan hatalarında meydana geldiğini göstermektedir. Bu oran hiç de azımsanacak düzeyde değildir. Peki, insanlar bilerek ya da bilmeyerek neden iş kazalarına sebebiyet verir? Bireyleri güvensiz davranışa iten kök nedenler incelendiğinde, üretim baskısı ve yorgunluk gibi unsurlar, literatürde James Reason’ın İsviçre Peyniri Modeli ile açıklanan organizasyonel deliklerdir. Üretim baskısı, aşırı yorgunluk, yetersiz eğitim ya da yetkin olmama gibi sebepler makinelerle ya da binlerce insanın bulunduğu stratejik alanlarda kazaları çağırmaktadır.

Psikolojik güvenlik terimi ilk olarak 1950’ li yıllarda psikolog ve psikoterapist Carl Rogers tarafından, bireyin yaratıcılığını desteklemek için gerekli koşulların oluşturulması bağlamında ortaya atılmıştır. Rogers, psikolojik güvenliği, bireyin dış değerlendirmeden kasıtlı olarak arındırılmış bir ortamda koşulsuz değere (şartlar olmaksızın kabul edilmeye) sahip olduğunu hissettiği bir durum olarak tanımladı. Günümüzde literatürde yer alan psikolojik güvenliği “bireysel” boyuttan çıkarıp iş yerindeki “ekip/iklim” boyutuna taşıyan ve bugün İş sağlığı ve güvenliğinde kullandığımız teoriyi kuran kişi ise 1999 yılında Amy Edmondson’dır.

Psikolojik güvenlik ile güven aynı şey demek değildir. Güven, bir kişinin başka bir kişi hakkında sahip olduğu bir inançtır. Psikolojik güvenlik ise grup hakkında, yani özel bağlamda, bu özel ekibin bir üyesi olmanın ne anlama geldiği hakkında bir inançtır. Meslektaşlarınıza bireysel olarak güvenebilirsiniz, ancak yine de grupta konuşmak için kendinizi güvende hissetmeyebilirsiniz. İkisi birbiriyle ilişkilidir, ancak aynı şey değildir.

Psikolojik güvenlik, çalışanların kendilerini rahatça ifade edebilecekleri, soru sormaktan çekinmedikleri ve hatalarını açıkça paylaşabilecekleri bir ortamı tanımlamaktadır. İşyerindeki bu ortam, çalışanların riski algılamasını, karar verme süreçlerini ve güvenli davranış sergileme eğilimlerini pozitif yönde etkiler. Psikolojik güvenlik, iş kazalarının azaltılmasının yanı sıra sürekli iyileştirme için de temel oluşturur.

Hangi durumlarda psikolojik güvenlik kültürü sağlanabilir?

  • Hataların kabul edildiği ve tartışıldığı,
  • Sorunların ve zorlu konuların açıkça ele alındığı,
  • Yardım ve geri bildirimlerin istendiği,
  • Takımdaki hiç kimsenin onlara zarar vermek istemediğine güvenildiği ve takımın değerli bir üyesi olduklarına güvendikleri ortamlarda.

Psikolojik sağlık ve güvenliğin temel unsurlarından biri, herkesin geri bildirim paylaşmaktan, zor konular hakkında fikir beyan etmekten ve kurulan ilişkilerin güven oluşturmaktan çekinmemeleridir. Yöneticilerin ekipleri ile düzenli görüşmeleri sırasında, yargılamak yerine bilgi toplamak amacıyla dinlemeleri önemlidir. Çünkü bir işin ya da çalışma alanının tehlikelerini en iyi orada çalışan kişi bilebilir. Bu yüzden çalışanın geri bildiriminin çok kıymetli olduğunu ve düzenlemeye ihtiyaç duyulan bir durum ile ilgili daha hızlı bilgi paylaşılacağı mutlaktır. Fakat çalışanın yargılandığı ya da tehlikeli bir durum var ise görmezden gelip çalışmaya devam etmesinin söylenmesi durumunda kendisini değersiz hissederek bir süre sonra bu geri bildirimleri vermekten vazgeçecek, kaza ya da ramak kala meydana geldikten sonra aksiyon alınması sağlanacaktır.

İş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında herkesin bir ekip olduğu unutulmamalıdır. Bazen işveren ya da temsilcilerinin baskılarından bazen ise çalışanların işin tehlikelerini göz ardı etmesinden kazalar yaşanmaktadır. Bu iki durumunda ortadan kaldırılmasıyla bir işyerinde tam anlamıyla bir psikolojik güvenlik kültürü kurulabilir.

Çalışanlar, kendini güvende hissettiği yerde baskı az olacağından kendini koruyarak acele etmeden çalışmaya devam eder, günün sonunda hem iş bitmiş olur hem de çalışan öngörüldüğü gibi evine geri döner. Ya da riski bildirir bunun için olumsuz bir geri bildirim almaz ve hem kendini hem de çalışma arkadaşlarını koruyarak iş sağlığı ve güvenliğinde kendisinin sadece kurallara uyan değil tamamen ekibin içerisinde hissetmesine ve durumu sahiplenmesine olanak sağlar. İSG’ de cezalandırma yöntemi birçok durumda kazaları da beraberinde getirmiştir. Ceza yememek için kullanılan kişisel koruyucu donanımlar günün sonunda çıkarılmıştır. Ama çalışan kendini ekibin bir parçası olarak görmüş olsa veya içsel motivasyonu yükseltilse bu durum tam tersine dönebilir ve kazalar engellenebilirdi.

 

Kaynaklar:

İrem Bozdemir

İrem Bozdemir, 01.01.1991 Eskişehir doğumlu, evli ve 1 çocuk annesidir. İlköğretim ve Lise eğitimini Eskişehir’de tamamlamıştır. 2016 yılında Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Çevre Mühendisliği bölümünden mezun olmuştur. 2016 yılında Çevre Görevlisi belgesi ve 2017 yılında C sınıfı İş Güvenliği belgesini almaya hak kazanmıştır. Aynı zamanda TUV AUSTRIA ISO 9001:2015, ISO14001, OHSAS 18001 İç Tetkikçi belgelerine sahiptir. Meslek hayatına 2017 yılında başlamış olup, 2018 yılından itibaren Tez Medikal OSGB bünyesinde çalışmaya başlamıştır. DHL Freight, Garanti Bankası, HMS Host, Opet Fuchs, LC Waikiki, Arçelik ve Türkiye Finans Katılım Bankası’nda görev almıştır.