728 x 90

Afetlerden Sonra Görülen Solunum Yolu Enfeksiyonları

Afetlerden Sonra Görülen Solunum Yolu Enfeksiyonları

Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre afet; olağanüstü büyüklükte ve dış yardım gerektirecek boyutta, ani gelişen ve önlem alınması gereken…

Dünya Sağlık Örgütüne (DSÖ) göre afet; olağanüstü büyüklükte ve dış yardım gerektirecek boyutta, ani gelişen ve önlem alınması gereken olaylar olarak tanımlanmaktadır. Afetin görüldüğü topluluklarda afetlerin zararlarını azaltmak için önleyici tedbirler alınmazsa, afet sonrası nedenlerden kaynaklanan hastalık ve ölüm hızlarında artışlar görülebilmektedir. Deprem, fırtına, kuraklık, sel, volkan gibi afetler sonucunda; afet türüne bağlı olarak görülme olasılığı olan enfeksiyon hastalıkları ve salgın riskleri farklılık göstermektedir. Herhangi bir doğal afet ortaya çıktığında, çeşitli enfeksiyon hastalıklarına bağlı epidemi (salgın) riski de artmaktadır.

Toplu yaşam alanlarında ve kamplarda bir arada yaşamaya bağlı olarak ortaya çıkan riskler; kişiler arasında yakın temasa bağlı olarak yetersiz havalanma ve uygunsuz hijyenik koşulları olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu koşullar; solunum, gastrointestinal ve cilt enfeksiyonlarına (uyuz ve deri şarbonu) neden olmaktadır (1-3).

Afetlerden sonra ortaya çıkan solunum yolu enfeksiyonları; özellikle influenza ve pnömokoktan kaynaklanan akut solunum yolu enfeksiyonları, aspirasyon pnömonileri, tüberküloz ve tüberküloz dışı mikobakteri enfeksiyonlarıdır. 2019 yılında başlayan ve halen devam eden COVID-19 pandemisi de afetler sırasında sorun yaratacak solunum yolu enfeksiyonları arasında yer almaktadır (4-7).

Deprem sırasında solunum yolu infeksiyonlarını önlemek için alınacak önlemler şunlardır;

  • Acil durumlarda da el yıkama ve temel kişisel hijyen önlemlerine uyulması hastalıkların yayılmasını önlemektedir. Eller, öncelikle yemeklerden veya gıda hazırlamadan önce, tuvalete gittikten veya hapşırık, öksürükten sonra ve görünür kirlenme olması halinde olmak üzere sık aralarla su ve sabunla yıkanmalı, görünür kirlenme yoksa alkol içeren solüsyonlarla 20 sn. ovuşturulmalıdır.
  • Özellikle kalabalık, kapalı ortamlarda olmak üzere ağzı ve burnu kapatacak şekilde bir maske takılmalıdır.
  • Öksürük veya hapşırık sırasında ağız ve burun kağıt bir mendille kapatılmalı, kağıt mendil kullanıldıktan sonra çöpe atılmalı, kağıt mendil yoksa ağız ve burun elle değil kolla kapatılmalı, her durumda sonrasında eller su ve sabunla yıkanmalı veya görünür kirlenme yoksa alkollü solüsyonlarla el temizliği sağlanmalıdır.
  • Nezle, grip vb. hastalığı olan kişiler mümkün olduğunca diğer kişilerle yakın temastan (1.5-2 m) kaçınmalı, kalabalık ortamlarda ağız ve burunlarını kapatan bir maske kullanmalıdır.
  • Öksürük, hapşırık gibi solunum yolu infeksiyonu semptomları olan kişilerden uzak (1.5-2 m) durulmalıdır.
  • Diğer insanlarla bardak, kaşık, çatal, bıçak, havlu, diş fırçası gibi malzemelerin ortak kullanımından kaçınılmalıdır.
  • Grip ve COVID-19 için uygun şekilde aşılanılmalıdır.
  • Bulunulan ortamın temizliği sağlanmalıdır.

AKUT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI (ASE)

Kalabalık ve havalandırması az olan ortamlarda solunum yolu enfeksiyonlarının arttığı bilinmektedir. İran’ın Bam kentinde 2003 yılı Aralık ayında meydana gelen depremde  35.000 ölüm ve 23.620 yaralanma yaşanmış, buna bağlı olarak da üst solunum yolu enfeksiyonları en yaygın sorun olarak saptanmıştır. Depremden 3 hafta sonra özellikle geceleri meydana gelen dondurucu soğuğun da etkisiyle 792 üst solunum yolu enfeksiyonu vakası ortaya çıktığı, verilere göre de 10 Mart 2004’de üst solunum yolu enfeksiyonu olan toplam hasta sayısı 11.320 olarak belirlendiği bildirilmiştir (8).

Kuzey Sumatra, Nicabor ve Andaman adalarında 26 Aralık 2004 tarihinde yaşanan 9.3 şiddetindeki depremin ardından 12 ülkeyi etkileyen tsunami felaketi yaşanmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’ne yapılan bildirimine göre, yaşanan bu deprem ve tsunami sonrası özellikle ilk beş ayda 37.492 akut solunum yolu enfeksiyonları geliştiği bildirilmiştir. Olguların büyük çoğunluğunu erişkinler oluştururken üçte birinden daha azının beş yaş altı çocuklar olduğu belirlenmiştir. Alt solunum yolu enfeksiyonları, ilk iki haftadan sonra belirgin şekilde azalırken, üst solunum yolu enfeksiyonlarının dördüncü haftadan itibaren arttığı bildirilmiştir (9).

ASPİRASYON PNÖMONİSİ

Aspirasyon pnömonilerinin birçoğu yaşadığı felaket nedeniyle ağız bakımı azalan yaşlı ve bağışıklığı azalmış kişilerde gelişmektedir. İçme suyu sıkıntısı veya kalabalık nedeniyle ağız bakımı ve takma dişlerin temizliği yapılamamakta, oral bakterilerin sayısını artırması ile aspirasyon pnömonisi gelişimine katkıda bulunmaktadır.

TÜBERKÜLOZ

Tüberkülozlu kişiler ile uzun süre aynı ortamda bulunulması, havalandırmanın yetersizliği, beslenmenin yetersiz olması ve ultraviyole ışığa maruziyetin azalması nedeniyle akciğer tüberkülozu riski, doğal afetlerden sonra artmaktadır.

Özellikle göçmen afetzedeler, tüberküloz tedavi programlarına erişim zorlukları yaşayabilmektedir. Düzensiz ilaç desteği, ilaç kalitesinde azalma, reçetelendirmede aksamalar, tedavi uyumunun azalması, afetler sonrasında tüberküloz direncinde de artmaya neden olmaktadır.

ABD Hastalık Kontrol Merkezi (CDC), afet sonrasında barınakta yaşayan kişilerden herhangi birinde tüberküloz semptomu ortaya çıkarsa, sağlık kuruluşları ile iletişime geçilmesi, bulaşı önlemek için de solunum izolasyonu önlemlerinin alınmasını önermektedir. Bu izolasyon önlemleri arasında, tüberküloz semptomları olan kişilerin ve barınakta yaşayanların maske takması, hastalıksız olduğu veya artık bulaşıcı olmadığı tespit edilene kadar hastaların diğer insanlardan ayrılması yer almaktadır (10).

TÜBERKÜLOZ DIŞI MİKOBAKTERİLER

Mycobacterium tuberculosis’den farklı olarak tüberküloz dışı mikobakteri (NTM) toprak ve su organizmalarıdır ve enfeksiyonun kişiden kişiye bulaşmak yerine çevreden edinildiği düşünülmektedir. Doğal afetler sırasında ve sonrasında, patojenik çevresel NTM türlerini barındıran bozulmuş ekosistemler insan yaşamları ile kesişerek, NTM enfeksiyonlarının gelişimi için ortam sunmaktadır.

GRİP VE COVID-19 ENFEKSİYONU

Aşı, Grip ve Covid 19’u önlemek için önerilmektedir. CDC, yaşanabilecek bir doğal afet durumunda en az %60 alkol içeren el dezenfektanı, sabun, dezenfektan mendiller ve her kişi için en az iki maske temin edilmesini, diğer kişiler ile aradaki sosyal mesafenin ortalama 2 metre olmasını, grip ve COVID-19 için ağır hastalık riski taşıyan yaşlı veya eşlik eden hastalığı olanları başta olmak üzere afet öncesinde barınma ihtiyaçları için prosedürler belirlenmesini önermektedir (11).

SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARINDAN KORUNMA

Solunum yolu enfeksiyonlarına neden olan mikroorganizmalar çoğunlukla öksürme ve hapşırma sonucu ortaya çıkan damlacıklar yoluyla bulaşmaktadır. Kontamine materyale temas ettikten sonra ellerin ağız veya burnuna dokunulması yoluyla da bulaş mümkündür. Solunum yolu enfeksiyonundan korunmanın en iyi yolu damlacıklar, tükürük salgıları ve gözyaşı ile temastan kaçınmaktır.

Mümkünse barınaklara ilk kabul sırasında solunum hastalığı taraması yapmak, solunum semptomları olduğunda bilgi vermesi gerektiğini anlatmak, semptomlar geliştiğinde alması gereken önlemler konusunda görsel hatırlatıcılar hazırlamak da bulaş riskini azaltabilecek önlemler arasında yer almaktadır (12).

 

KAYNAKLAR

  • Çalışkan C, Özcebe H. Afetlerde Enfeksiyon Hastalıkları Salgınları ve Kontrol Önlemleri. TAF Preventive Medicine Bulletin, 2013; 12.
  • Izumikawa K. Infection control after and during natural disaster. Acute Medicine & Surgery 2019; 6: 5–11.
  • Kılıç S. Afetlerde bulaşıcı hastalıklar ve salgınlar. Ortadoğu afet ve hastane öncesi yönetim kongresi, 8-11 Ekim 2017, İstanbul.
  • Kouadio ıK, Aljunid S, Kamigaki T, Hammad K, oshitani H. ınfectious diseases following natural disasters: prevention and control measures. Expert Rev Anti ınfect Ther. 2012; 10(1):95-104.
  • ıwata K, ohji G, oka H, Takayama Y, Aoyagi T, Gu Y, et al. Communicable diseases after the disasters: with the special reference to the Great East Japan Eartquake.Journal of Disaster Research. 2012;7(6);746-53.
  • Koichi ızumikawa. ınfection control after and during natural disaster. Acute Medicine & Surgery. 2019; 6:5-11.
  • Robinson B, Alatas MF, Robertson A, Steer H. Natural disasters and the lung. Respirology. 2011; 16:386-395.
  • Akbaria ME, Farshad AA, Asadi-Lari M. The devastation of Bam: an overview of health issues 1 month after the earthquake. Public Health. 2004;118(6): 403-8.
  • Guha-Sapir D, van Panhuis WG. Health impact of the 2004 Andaman Nicobar earthquake and tsunami in ındonesia. Prehosp Disaster Med. 2009;24(6): 493-9
  • https://www.cdc.gov/tb/education/emergencies-and-disasters.htm
  • https://www.cdc.gov/disasters/hurricanes/ covid-19/public-disaster-shelter-duringcovid.html
  • https://www.cdc.gov/disasters/disease/respiratoryic.html
Uz.Dr. Rezan Harman Günerkan

Rezan Harman 1977 Malatya doğumludur.  Evli ve 1 çocuk annesidir. İlk, Orta ve Lise eğitimini Mersin’de tamamladı. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Harman, uzmanlık eğitimini, Akdeniz Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji bölümünde tamamladı. Şanlıurfa ve Gaziantep’te çalıştıktan sonra 2018 yılından itibaren Mersin’de Toros Devlet Hastanesinde uzman doktor olarak çalışmaktadır. Sanko Holding’ te 2014-2018 yılları arasında iş yeri hekimliği yaptı. 2020 yılından itibaren Tez Medikal’ e bağlı olarak işyeri hekimi olarak hizmet vermektedir.

Son Yazılar