728 x 90

Psikososyal Risk Faktörlerini Önlemede İşyeri Hekimi Rolü

Psikososyal Risk Faktörlerini Önlemede İşyeri Hekimi Rolü

“İnsanı hastalıklardan koruyan şey, bedenin dengesi kadar ruhun dinginliğidir.”

Dr. Handan Kadıoğlu
İşyeri Hekimi

“İnsanı hastalıklardan koruyan şey, bedenin dengesi kadar ruhun dinginliğidir.” (Hippokrates) “Sağlık, bireyin biyolojik işlevlerinin dengede olduğu, psikolojik olarak iyi oluş halini sürdürdüğü ve sosyal çevresiyle uyumlu ilişkiler kurabildiği dinamik bir süreçtir.” (WHO, 1948)

Ruh sağlığı çoğu zaman göz ardı edilmekte, çalışma koşulları düzenlenirken bir maliyet kalemi olarak görülmektedir. Oysa çalışanların ruhsal ve sosyal iyilik hali, geleceğin en büyük sermayesidir. Stres yönetimi kültürünü oturtmuş, tükenmişlik sendromu risklerini minimize eden ve kurumsal psikolojik destek sunan işyerleri, rekabetçi dünyada ayakta kalabilmektedir. Sağlıklı bir zihin, en karmaşık algoritmaların ve en gelişmiş teknolojilerin dahi gerçekleştiremeyeceği anlamlı üretimi mümkün kılar.

İşyeri hekimleri uzun yıllar boyunca yalnızca işe giriş muayenesi yapan, iş kazasında müdahale eden ve yasal evrakları imzalayan kişiler olarak görülmüştür. Son yıllarda bu algı değişmeye başlamış, işyeri hekimlerinin psikososyal destek kapsamında çalışanların ruhsal ve sosyal sağlığını korumak için rehberlik, eğitim, risk değerlendirmesi ve bireysel danışmanlık görevleri üstlendiği anlaşılmıştır. Bu görevler 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ve ilgili yönetmeliklerle açıkça tanımlanmıştır.

Türkiye’de resmi istatistiklerde “psikososyal risk kaynaklı iş kazaları” ayrı bir kategori olarak raporlanmamaktadır. Ancak stres, yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve mobbing gibi faktörlerin kazalara zemin hazırladığı bilimsel çalışmalarda vurgulanmaktadır. SGK verilerine göre 2023 yılında 681.655, 2024 yılında ise 733.646 iş kazası kaydedilmiştir; bu kazaların önemli bir kısmında “insan kaynaklı güvensiz davranışlar” yani psikososyal etkenler rol oynamaktadır. Bu nedenle işyeri hekimlerinin stres, mobbing ve tükenmişlik gibi riskleri yönetmesi, kazaların önlenmesinde kritik öneme sahiptir.

Tükenmişlik sendromu yaşayan bir çalışan, sadece mutsuz değildir; aynı zamanda hatalara ve verim kaybına da açıktır. Harvard Üniversitesi’nde yürütülen çalışmalar, depresyon ortaya çıkmadan önce sağlanan desteğin, görünmeyen kazançlarla birlikte yatırımın değerini 30 kata kadar artırabildiğini göstermektedir. Bu nedenle, önleyici ruh sağlığı politikaları geliştirmek bir maliyet değil, bir kazanç kalemidir.

Sürekli performans baskısı ve belirsizlik altında çalışan bir beyin, aşırı miktarda kortizol (stres hormonu) salgılar. Kısa vadede odaklanmayı artıran bu hormon, kronikleştiğinde beynin öğrenme ve bellek merkezi olan hipokampüste küçülmeye neden olur. Tükenmişlik sendromu yaşayan bir çalışanın “karar verme güçlüğü” yaşaması, temelde beynin bu organik tepkisinin bir sonucudur. Çalışanların ruh sağlığı korunduğunda, prefrontal korteks işlevini sürdürür; bu da yaratıcı problem çözme ve stratejik düşünme kapasitesini doğrudan artırır.

Eğitim

İşyeri hekimleri yalnızca meslek hastalıkları ve iş kazalarını önleme eğitimleri değil, aynı zamanda iletişim, stres yönetimi, mobbing, tükenmişlik sendromu ve bağımlılık gibi konularda da eğitim vermelidir. Bu eğitimler özellikle idari personel, birim sorumluları ve vardiya amirlerinden başlayarak tüm çalışanlara yayılmalıdır. Eğitimlerin ilgi çekici, somut örneklerle desteklenmiş ve anlaşılır olması farkındalık yaratır. Toplumsal sorunlara yönelik eğitimler de önemlidir. Örneğin, “Madde Bağımlılığı Farkındalık Eğitimi”, “Kadına Yönelik Şiddet Eğitimi” ve “Siber Suçlar Eğitimi” gibi programlar çalışanların yalnızca iş ortamında değil, sosyal yaşamlarında da farkındalık kazanmalarını sağlar. Katılımcıların çevrelerinde gördükleri sorunlara çözüm aramaları, işyeri hekiminin eğitim yoluyla toplumsal katkı sağladığını göstermektedir.

Erken Tanı ve Gözlem

Çalışanlarda stres, tükenmişlik, depresyon veya mobbing belirtilerini erken dönemde fark etmek için sahadaki gözlemler kritik öneme sahiptir. Riskli gruplar (vardiyalı çalışanlar, yoğun iş yükü altında olanlar, sıcak/soğuk ortamda çalışanlar) özel olarak izlenmelidir.

Örneğin, depresif ruh hali nedeniyle yemek yemeyen bir çalışanın hipoglisemi veya hipotansiyon sonucu kaza geçirme riski vardır. Bu durum erken fark edilmezse ağır depresif nöbetlere dönüşebilir. İş arkadaşlarının ve amirlerin bu konuda bilinçli olması, işyeri hekiminin gözlemlerini destekler ve erken müdahale imkânı sağlar.

Gözlem sayesinde erken uyarı, gerçekçi veri, kültür analizi ve risk haritası elde edilir. Bu bulgular eğitim ihtiyacını belirleme, müdahale planı geliştirme ve takip mekanizması kurma açısından kritik rol oynar. Düzenli sağlık muayenelerinde psikososyal risklere dair sorular eklenerek erken tanı koyulabilir.

Köprü Rolü ve Danışmanlık

İşyeri hekimi, çalışanların sorunlarını işverene ileten, işverenin politikalarını çalışanlara aktaran tarafsız bir aracı olarak çift yönlü iletişim köprüsü kurar. İşverene vardiya düzeni, iş yükü ve sosyal destek programları konusunda öneriler sunar. Çalışan destek programlarının kurulmasına aracılık eder, mobbing karşıtı politikaların oluşturulmasına katkı sağlar ve iş sağlığı kurullarında psikososyal riskleri gündeme taşır.

Şirketler için ruh sağlığı harcamaları bir “maliyet” değil, kurumsal sürdürülebilirliğin zorunlu bir parçasıdır. Kurumsal psikolojik destek sağlanan ortamlarda çalışan bağlılığı artmakta ve devir hızı (turnover) düşmektedir. Uzmanlara göre, ruh sağlığı sorunlarını bir kol kırılması veya grip gibi bedensel bir sağlık sorunu düzeyinde ele almak, kurumsal kültürün olgunluğunu gösterir. Erken tanı ve destek, sadece çalışanın hayatını kurtarmakla kalmaz, şirketin finansal tablolarını da korur.

Uygulamada görüldüğü üzere, çok tehlikeli sınıfta bir işyerinde periyodik muayenelere “Vitamin B12 ve D vitamini” testleri eklenmiştir. Çalışanlar bu tetkikleri önemseyerek “Bizim sağlığımızı bizden daha çok düşünüyorlar” yorumunu yapmış, bu da aidiyet duygusunu güçlendirmiştir. Böylece iş güvenliği davranışları zincirleme şekilde olumlu etkilenmiştir.

Sonuç

Davranış Temelli Güvenlik (BBS), işyerindeki kazaların ve yaralanmaların temel kaynağı olan insan eylemlerine odaklanan proaktif bir İSG (İş Sağlığı ve Güvenliği) modelidir. Riskli davranışları güvenli olanlarla değiştirmeyi hedefler ve sadece kurallara uymak yerine ortak bir güvenlik kültürü oluşturmayı amaçlar.Çalışanların güvenli bir çalışma ortamına aktif katılımını sağlamak için izlenen temel adımlar şunlardır:Tanımlama: İşletmedeki kritik güvenlik görevleri ve tehlikeli davranışlar net bir şekilde listelenir.Gözlem: Güvenli ve riskli davranış sıklığını belirlemek için saha gözlemleri yapılır.Geri Bildirim: Gözlem sonuçları çalışanlarla şeffaf bir şekilde paylaşılır ve olumlu davranışlar pekiştirilir.Sürekli İyileştirme: Elde edilen veriler doğrultusunda eğitimler ve iyileştirme planları güncellenir.

İşyeri hekiminin psikososyal riskleri önlemedeki rolü eğitim, gözlem, erken tanı, danışmanlık ve kurumsal kültür geliştirme ile sınırlı değildir. Aynı zamanda çalışanların değer görmesini sağlayarak aidiyet duygusunu güçlendirir. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde iş kazaları azalır, işyeri kültürü daha güvenli hale gelir ve sürdürülebilir bir çalışma ortamı oluşur.

 

Kaynaklar

  • Akkaya, B., & Ocaktan, M. E. (2023). İş Yerlerinde Psikososyal Risk Yönetimi Süreci ve İyi Uygulama Örnekleri. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi, 32(1), 1–15.
  • Einarsen, S., Hoel, H., Zapf, D., & Cooper, C. L. (2011). Bullying and Harassment in the Workplace: Developments in Theory, Research, and Practice. CRC Press.
  • Maslach, C., & Leiter, M. P. (2016). Understanding the Burnout Experience: Recent Research and Its Implications for Psychiatry. World Psychiatry, 15(2), 103–111.
  • World Health Organization (1948). Constitution of the World Health Organization. WHO.
  • 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu. (2012). T.C. Resmî Gazete, 30.06.2012.
  • ISO 45003:2021. Occupational health and safety management — Psychological health and safety at work — Guidelines for managing psychosocial risks. International Organization for Standardization.
  • ILO (2019). Violence and Harassment Convention (C190) and Recommendation (R206). International Labour Organization.
  • ILO (2026). Global Report on Psychosocial Working Environment: Trends and Actions. International Labour Organization.
  • EU-OSHA (2025–2026). Healthy Workplaces Campaign — Manage Psychosocial Risks. European Agency for Safety and Health at Work.
  • Demirarslan, E. I. (2026). Psychosocial Risks among Emergency Medical Services Personnel. Journal of Emergency Trauma Shock, 19(2), 77–84.
Admin

Admin
ADMINISTRATOR
PROFILE

Yorum Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Lütfen * ile işaretlenmiş alanları doldurunuz.