Homeostaz, stres, “savaş ya da kaç” Konuya en uygun başlangıç belki de Schneiderman ve arkadaşlarının 2019 tarihli yayınının…
Homeostaz, stres, “savaş ya da kaç” Konuya en uygun başlangıç belki de Schneiderman ve arkadaşlarının 2019 tarihli yayınının giriş bölümünden bir alıntı olabilir: Bernard 1865 gibi erken bir tarihte, yaşamın sürdürülmesinin değişen bir çevre karşısında içsel ortamımızı sabit tutmaya bağlı olduğunu belirtmiştir. Bu durum daha sonra Cannon tarafından ‘‘homeostaz’’ olarak adlandırılmış ve Selye (1956) homeostazı tehdit eden şeylerin etkilerini belirtmek için stres terimini kullanmıştır. Stres tepkileri adaptif süreçler olarak evrimleşmiş olsa da, Selye şiddetli ve uzun süreli stres tepkilerinin doku hasarına ve hastalıklara yol açabileceğini vurgulamıştır.
Algılanan tehdidin değerlendirilmesine bağlı olarak, insanlar ve diğer hayvanlar başa çıkma tepkileri gösterirler. Dolayısıyla, savaş ya da kaç tepkisi mümkün göründüğünde, memeliler kas gücü kullanımını en üst düzeye çıkaran otonom ve hormonal aktiviteler gösterme eğilimindedirler. Evrim, memelilere kısa süreli stres faktörleriyle başa çıkmak için baroreseptör refleksi gibi makul derecede etkili homeostatik mekanizmalar sağladığı için, bu tür stres faktörleri genellikle sağlık açısından bir yük oluşturmaz. Bunun aksine, tehdit kronik ve sürekliyse, özellikle yaşlı veya sağlıksız bireylerde, stres tepkilerinin uzun vadeli etkileri sağlığa zarar verebilir (1).
Giriş
Psikososyal riskler, iş organizasyonu, sosyal ilişkiler, iş talepleri ve kontrol düzeyi gibi faktörlerden kaynaklanan stresörlerdir. Bunlar arasında yüksek iş yükü, düşük karar yetkisi, çaba-ödül dengesizliği, iş güvencesizliği, uzun çalışma saatleri, mobbing (bezdiri) ve sosyal izolasyon yer alır. EU-OSHA’nın Yeni ve Ortaya Çıkan Risklere İlişkin Avrupa İşletmeler Anketi (ESENER) Avrupa işletmelerinde psikososyal risklerin nasıl algılandığını ve yönetildiğini, ana itici güçleri, engelleri ve destek ihtiyaçlarını belirleyerek araştırmıştır. Anket, psikososyal risklerin geleneksel İSG risklerinden daha zorlu ve yönetilmesi daha zor olduğuna inanıldığını göstermektedir. Psikososyal risklerle mücadeleyi zorlaştıran en önemli faktörlerin başında, konunun hassasiyetinin yüksek olması, farkındalık düzeyinin yetersiz olması gelmektedir (2).
Hassasiyet ve Farkındalık
İşverenler, “işle ilgili her hususta çalışanların sağlık ve güvenliğini sağlama” yükümlülüğü altındadır. Bu denli kapsamlı yükümlülüklere rağmen, bir tür tabu, zaman zaman psikososyal etkileri olan konulara odaklanmayı zorlaştırmaktadır. Zamanla, çalışan insanların çoğu iş durumlarının bazı yönleriyle ilgili sorunlarla karşılaşır; ancak hepsi bu sorunlar hakkında konuşmak istemez (3). İş yerinde önleme ve destek süreçlerinin önündeki en büyük küresel engellerden biri, ruh sağlığına ilişkin damgalamadır. Artan farkındalığa rağmen, çoğu bölgede olumsuz algılar ve ayrımcılık varlığını sürdürmekte; bu durum çalışanları psikososyal riskleri bildirmekten, yaşadıkları zorlukları açıklamaktan veya yardım aramaktan caydırmaktadır. Kültürel ve örgütsel normlar bunda önemli bir rol oynamaktadır: Bazı ortamlarda ruh sağlığı sorunları, meşru sağlık meseleleri olarak değil, hâlâ kişisel zayıflık belirtileri olarak görülmektedir (WHO 2022a). Avrupa’da, EU-OSHA’nın 2025 OSH Pulse anketi, bu tür tutumların ne denli büyük farklılıklar gösterdiğini ortaya koymaktadır. Çalışanlar, bir ruh sağlığı sorununu açıklamanın kariyerlerine zarar verip vermeyeceği konusunda ikiye bölünmüş durumdadır (%48’i zarar vereceği görüşündeyken, %48’i buna katılmamaktadır). Yunanistan (%69), Kıbrıs (%67) ile Fransa ve İtalya’da (% 63) çalışanların büyük kısmı olumsuz sonuçlardan endişe duyarken; İskandinav ülkelerinde çalışanların yaklaşık %80’i, yöneticileriyle ruh sağlığı konularını konuşma konusunda kendilerini rahat hissetmektedir (4). Farkındalık düzeyinin yetersiz olması kişinin bu konu hakkında adımlar atmasını geciktirirken, konunun tabu olarak ele alınması çoğu durumda bir yardım alma olasılığını tamamen ortadan kaldırabilmektedir.
Stres, kaygı ve depresyon, çalışanları etkileyen işle ilgili en yaygın ikinci sağlık sorununu oluşturmaktadır. Ruh sağlığı konularını gündeme getirmek ve iş yerindeki zorluklardan bahsetmek, hâlâ damgalanma korkusuyla ilişkilendirilmektedir. Buna rağmen, ruh sağlıklarını olumsuz etkileyebilecek risk faktörleriyle karşılaştığını belirten çalışanların oranı %45’e yakındır. Öte yandan, psikososyal riskler bireysel bir kusurdan ziyade örgütsel bir sorun olarak ele alındığında, diğer iş sağlığı ve güvenliği riskleriyle aynı şekilde yapılandırılmış ve düzenli yöntemlerle çözüme kavuşturulabilir (5).

Görünür Sağlık Sorunları
Bu riskler başta zihinsel sağlığı etkilemekle birlikte, biyolojik mekanizmalar yoluyla fiziksel sağlık sorunlarına da yol açar. Görünür sağlık sonuçları; kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon, obezite, kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları ve bağışıklık sistemi zayıflaması gibi ölçülebilir fizyolojik değişikliklerdir (6). Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, bu riskler yılda yaklaşık 840.000 ölüme (çoğunlukla kardiyovasküler hastalıklar) ve 45 milyon engelliliğe ayarlanmış yaşam yılı (DALY) kaybına neden olmaktadır; bu da dünya ekonomisinin yaklaşık %1,37’sine denk gelen bir ekonomik kayıptır (7). Şekil 1 bunun nedenlerini özetlemektedir.
Mekanizmalar: Stresten Fiziksel Hasara Giden Yol
Kronik psikososyal stres, hipotalamus-hipofiz-adrenal (HPA) eksenini aktive ederek kortizol salınımını artırır. Bu, sempatik sinir sistemini uyarır, enflamasyonu tetikler (IL-6, CRP gibi enflamatuar belirteçler yükselir) ve endotel fonksiyonunu bozar. (Şekil 2) Davranışsal olarak ise sigara, aşırı beslenme, hareketsizlik ve uyku bozukluklarına yol açar. Kardiyovasküler sistemde hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimi artarken, insülin direnci ve abdominal obezite metabolik bozulmanın bulguları olarak ortaya çıkar. Kronik enflamasyon enfeksiyon riskini yükseltir ve kanser progresyonunu etkileyebilir (1,8,9).
Bu süreçler kan basıncında yükselme, EKG değişiklikleri, kilo artışı, kronik yorgunluk, kas ağrıları ve bunlar gibi bir çok “görünür” sağlık sorununa önayak olur.

Şekil 2. Stresten fiziksel hasara giden yol (Ref 1,8 ve 9’dan oluşturulmuştur)
Ana Sağlık Sonuçları ve Kanıtlar
1. Kardiyovasküler Hastalıklar
En güçlü kanıtlar burada toplanır. Job strain (yüksek talep-düşük kontrol) modeli, koroner kalp hastalığı (CHD) riskini %23-43 artırır (meta-analizler). Kivimäki ve ark. (Lancet, 2012) bireysel katılımcı verili meta-analizde, job strain olanlarda CHD hazard oranı 1.23 (95% GA 1.10-1.37) bulunmuştur. Effort-reward imbalance (çaba-ödül dengesizliği) ile risk daha da yükselir; her iki faktör birleştiğinde erkeklerde kalp hastalığı riski ikiye katlanabilir. Uzun çalışma saatleri (≥55 saat/hafta) da bağımsız risk faktörüdür. ILO’ya göre kardiyovasküler ölümlerin büyük kısmı buradan kaynaklanır. Grafik 1’de farklı risk faktörlerinin değerlendirildiği farklı çalışmalardan oluşturulmuş verilerin derlemesini görebilirsiniz.

Grafik 1. Psikososyal Risk Faktörleri ve Koroner Kalp Hastalığı. (Grok tarafından ilgili referanslardan alıntılarla yazılmış Phyton kodunun GoogleCollab tarafından çizilmesiyle oluşturulmuştur.)
2. Hipertansiyon ve Metabolik Bozukluklar
Psikososyal stres, sempatik hiperaktivite ve kortizol yoluyla kan basıncını kronik olarak yükseltir. Sistemik derlemeler, iş stresi ile hipertansiyon arasında OR ~2.4 ilişki gösterir. Veriler, psikososyal stresin hipertansiyon riskinde artışla ilişkili olduğunu (OR = 2,40, %95 CI = 1,65–3,49) ve hipertansiyon hastalarının normotansif bireylere kıyasla daha yüksek oranda psikososyal stres yaşadığını (OR = 2,69, %95 CI = 2,32–3,11) göstermiştir (10).
İş yükü, diyabet ve obezite riskini de artırır; enflamasyon ve sağlıksız davranışlar aracı olur. Görünür sonuçlar: Ölçülebilir tansiyon yükselmesi, bel çevresi artışı ve laboratuvar testlerinde glikoz/lipit bozuklukları.
3. Kas-İskelet Sistemi Rahatsızlıkları (MSD).
Yüksek psikososyal yük, boyun-sırt ağrıları ve tekrarlayan stres yaralanmalarını tetikler. Düşük sosyal destek ve yüksek talep, fiziksel yükle birleşince MSD riskini belirgin artırır. Bu, iş kaybı ve sakatlığa yol açan görünür bir sonuçtur. Destek, iş birliği, iş üzerinde kontrol ve iş talepleri gibi psikososyal iş yeri faktörleri, kas-iskelet sistemi hastalığı riski ve ilerlemesi ile istatistiksel olarak anlamlı düzeyde ilişkili bulunmuştur (11,12).
4. Diğer Görünür Etkiler
Bağışıklık ve Enflamasyon: Kronik stres, otoimmün hastalıkları alevlendirir ve yara iyileşmesini geciktirir.
Davranışsal Fiziksel Sonuçlar: Stres kaynaklı aşırı yeme → obezite; hareketsizlik → kas atrofisi.
Mental-Fiziksel Kesişim: Depresyon ve anksiyete, somatik semptomlar (baş ağrısı, gastrointestinal sorunlar) olarak görünür hale gelir.
Risk Grupları ve Savunmasızlık
Düşük sosyoekonomik statü, kadınlar, vardiyalı çalışanlar ve sağlık çalışanları daha yüksek risk altındadır. Pandemi döneminde sağlık çalışanlarında psikososyal riskler dramatik artmış, fiziksel sağlık sonuçları (yorgunluk, immün baskılanma) belirginleşmiştir (13).
Önleme ve Müdahale
Kurumsal: İş taleplerini dengeleme, karar yetkisini artırma, sosyal destek programları.
Bireysel: Stres yönetimi, fiziksel aktivite, sosyal bağlantılar.
Politika: ILO ve WHO rehberleri, risk değerlendirmesini zorunlu kılar.
Kanıtlar, erken müdahalenin CVD riskini %20-30 azaltabileceğini gösterir.
Risk altındaki çalışanlar için yapılabilecek çalışmalara dergimizin daha önceki sayılarında ayrıntılı olarak değinilmiştir. Dr. Hülya Çamlıbel tarafından kaleme alınmış “Çalışanlar İçin Psikososyal Destek Uygulamaları ve İyi Uygulama Örnekleri”, Av. Dürdane Karaçöl ve Av. Elif Otu’nun durumu hukuki yönden ele alan “İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku Yönünden Psikososyal Risklere Bakış”, Psikiyatri Uzm. Dr. Özgür Kalkancı tarafından kaleme alınmış “Çalışma Hayatında Psikososyal Riskler” yazıları daha ileri okumalar için önerilir.
Psikososyal riskler ‘görünmez’ değildir; hipertansiyon, kalp krizi, kronik ağrı ve metabolik bozukluklar gibi ölçülebilir fiziksel sonuçlarla kendini açıkça belli eder. Mevcut bilimsel kanıtlar, bu risklerin geleneksel fiziksel tehlikelerle kıyaslanabilir, hatta bazı durumlarda daha büyük bir halk sağlığı yükü oluşturduğunu göstermektedir. İş yerlerinde sistematik risk değerlendirmesi ve önleyici müdahaleler, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde önemli faydalar sağlayacaktır.
Kaynaklar:
-
Schneiderman N, McIntosh RC, Antoni MH. Psychosocial risk and management of physical diseases. J Behav Med. 2019 Feb;42(1):16-33. doi: 10.1007/s10865-018-00007-y. Epub 2019 Jan 10.
-
https://osha.europa.eu/en/themes/psychosocial-risks-and-mental-health (erişim tarihi: 21.07.2026)
-
Portuné R. Psychosocial risks in the workplace: an increasing challenge for german and international health protection. Arh Hig Rada Toksikol. 2012 Jun 1;63(2):123-31.
-
ILO, The psychosocial working environment: Global developments and pathways for action, Geneva: International Labour Office, 2026. © ILO.
-
https://osha.europa.eu/en/themes/psychosocial-risks-and-mental-health (erişim tarihi: 21.07.2026)
-
Schneiderman, N., McIntosh, R.C. & Antoni, M.H. Psychosocial risk and management of physical diseases. J Behav Med 42, 16–33 (2019).
-
https://www.ilo.org/resource/news/840000-deaths-year-linked-psychosocial-risks-work (erişim tarihi: 07.07.2026)
-
Liu YZ, Wang YX, Jiang CL. Inflammation: The Common Pathway of Stress-Related Diseases. Front Hum Neurosci. 2017 Jun 20;11:316.
-
Palabiyik, A. A. Chronic Stress and Neuroinflammation: Neurobiological Mechanisms and Therapeutic Perspectives. Eur J Biol. 2025; 84(2): 242-253.
-
Mei-Yan Liu, Na Li, William A. Li & Hajra Khan (2017) Association between psychosocial stress and hypertension: a systematic review and meta-analysis, Neurological Research, 39:6, 573-580
-
Niedhammer I, Bertrais S, Witt K. Psychosocial work exposures and health outcomes: a meta-review of 72 literature reviews with meta-analysis. Scand J Work Environ Health. 2021;47(7)489–508.
-
Bezzina A, Austin E, Nguyen H, James C. Workplace Psychosocial Factors and Their Association With Musculoskeletal Disorders: A Systematic Review of Longitudinal Studies. Workplace Health Saf. 2023 Dec;71(12):578-588.
-
Franklin P, Gkiouleka A. A Scoping Review of Psychosocial Risks to Health Workers during the Covid-19 Pandemic. Int J Environ Res Public Health. 2021 Mar 2;18(5):2453.








